Sosyal Medya

Kültür Sanat

Kan ve şiddet ekrana bağlıyor

İnsanların izledikleri dizi ve filmlerdeki en itici sahnelere nasıl tepki verdiklerini ölçmek isteyen bilim insanları, sanılanın aksine tiksinme ve korku uyandıracak sahnelerin izleyicileri ekrana bağladığını tespit etti.



Antik çağlar, fantastik dünyalar veya bilim kurgu olsun, şiddetin neredeyse hiç eksik olmadığı dizi ve filmler, izleyicilerin ekrana olan geleneksel tepkisini değiştirmiş olabilir.

Journal of Communication dergisinde yayımlanan araştırmada, izleyicilerin kan, vücut parçaları ve iç organlar gördükleri sahneler arttıkça, ekrana daha fazla bağlandığı görüldü. Yapılan gözlemlerde, izleyiciler gördükleri sahnelere olumsuz tepkiler verse de, mide kaldırıcı içerik arttıkça izlediklerine o kadar dikkat kesildi.

Central Florida Üniversitesi ve Indiana Üniversitesi'nden araştırmacıların yürüttüğü çalışmada, 120 katılımcının yer aldığı gözlemler yapıldı. Katılımcılara, tiksinme hissi uyandırması için seçilen dizi ve filmlerden üç çeşit sahne izletildi. Sosyal ahlak, vücut parçaları ve ölüm-kan sahneleri izletilerek, deneklerin tepkileri gözlemlendi. Gözlem esnasında deneklerin kalp ritmi, yüz ifadeleri ve ciltlerindeki nemlilik de takip edildi.

Deneklerin sahneleri izledikleri an ile sonrasındaki psikolojik durumlarını karşılaştıran araştırmacılar, aynı zamanda sahnelere ait hafızanın değişimini de inceledi. Ardından, elde edilen sonuçlar izletilen üç farklı sahne arasında karşılaştırıldı.

İğrenç içerik yapımcılara yarıyor

Sosyal-ahlakı çürüten sahnelerin izleyicilerde daha yavaş tepki oluşturduğu, ardından giderek olumsuz hisler ve uyarılmaya neden olduğu görüldü. Bu sahneler, olumsuz hisler ortadan kalktıktan sonra izleyiciler tarafından en iyi hatırlanan sahneler olarak belirdi.

Vücut parçaları içeren sahnelerin ise izleyicilerde savunmacı bir tepki doğurduğu görüldü. Denekler, hemen dikkat kesilmek yerine, vücut parçaları belirdikçe ve netleştikçe artan bir olumsuzluk ve uyarılma sergiledi. Artan kalp ritmi, içeriğin yeterince dikkat gösterilemeyecek kadar tiksindirici olduğuna işaret etti. Gözlemlerde, sahnelere ait hafızanın da değiştiği görüldü. Değişimin, tiksinme hissinin algısal bozukluğa neden olması ve izlenilenleri unutturmasından kaynaklandığı belirtildi.

Bridget Rubenking ve Annie Lang tarafından gerçekleştirilen deneyde, katılımcıların bir süre sonra dikkatlerinin arttığı ve kalp ritminin azaldığı görüldü. Bu sonuç, izleyicilerin ne kadar rahatsız olsalar da kafalarını çevirmedikleri içeriğe zamanla daha fazla dikkat ettiklerini gösterdi.

Rubenking, "Görsel medyayı genelde bizi eğlendirecek, iyi hissetmemizi sağlayacak bir şey olarak görüyoruz... Bir içeriği izlemek veya izlememek için kararımız ne olursa olsun, tiksindirici bir içerikle karşılaştığımızda bunun bizi etkilediğini bilerek izlemeye devam ediyoruz" dedi.

Olumsuz içeriklerin zamanla ilgiyi artırdığını ve benzer içeriklerle etkinin devam ettiğine dikkat çeken Rubenking, "Bu tür içerikler yapımcılar için kullanılabilecek bir malzemeye dönüşüyor" ifadesini kullandı.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.