Veysel Tepeli: Siyasal Aleviler ya da Ali'siz Aleviler
Türkiye’de “Siyasal İslam” kavramını neredeyse her gün duyuyoruz.
İslam’ın siyasallaÅŸtırılmasından, dinî kimliÄŸin siyasi amaçlarla kullanılmasından söz ediliyor. Bu tartışmaların elbette haklı ve haksız tarafları olabilir.
Fakat aynı şeyi başka kimlikler açısından sormaya başladığımızda, nedense tartışmanın alanı bir anda daralıyor:
Mezhep, etnik köken veya başka bir kimlik siyasetin aracı hâline getirildiğinde ne oluyor?
Asıl konuşmamız gereken mesele budur.
Bugün Siyasal Alevileri/Siyasal Alevicileri konuşmak istiyorum.
Yazacaklarımız, Anadolu’nun kadim Alevi geleneÄŸi, kendi inancını ve kültürünü yaÅŸayan Alevi vatandaÅŸlarımızın hayat tarzı ya da kimliÄŸi de deÄŸildir.
Burada eleştireceklerimiz; tıpkı Yahudilik üzerinden rant devşiren Siyonistler gibi, Alevilik üstünde rant devşirmeye çalışan Siyasi Alevilerdir.
Siyasette, ticarette, akademide, medya ve sanat dünyasında bunların “Diasporası” var.
Hâkim oldukları yerlerde “Alevi” dışındakilere hayat hakkı tanımızlar.
Kamuda kadrolaşmaya çalışırlar. Dışarıya kapalı bir iletişim ağları (networkleri) var.
Eski Adalet Bakanı ve aynı zamanda iyi bir Siyasal Alevici olan Mehmet MoÄŸultay’ın tüm kameralar önünde kadrolaÅŸma suçlaması için tüm medya önünde yaptığı açıklamada:
“Hükümetten 5 bin kiÅŸilik kadro çıkardım. Bu kadroları örgütüme vermeyip de MHP’ye ve RP’ye mi verseydim? Yaptığım suçsa ben bu suçu iÅŸlemeye devam edeceÄŸim. Bu makamı da terk etmeyeceÄŸim” demiÅŸti.
Siyasal olmayan kendi halindeki Alevileri, “Ha vurdular, vuracaklar. Alevileri yok edecekler…” diye korku pompalayarak kendi etraflarında kenetlenmesini saÄŸlıyorlar.
Devlet içinde FETÖ tarzı “paralel bir yapılanma” içindeler.
Kendilerinden olmayanlar için, doğru/yanlış her türlü eleştiriyi/suçlamayı yaparken; kendilerine yöneltilen en ufak bir eleştiri için (eleştiri haklı bile olsa) mağdur edebiyatı yapar, ortalığı ayağa kaldırırlar.
Yavuz Hırsız misali; ayrımcılık yapan, ötekileÅŸtiren, sinsice hareket eden kendileridir ama her fırsatta “Alevi Düşmanlığı var” diye bağıranlar da yine onlar oluyor.
Diğer insanlar da oluşan algıyla, suçluluk hissiyle onlara dokunmaz.
Oysaki Alevi olmayan kesimde Alevi Düşmanlığı yapan, gizli ikinci bir ajandası olanı kimse göremezsiniz.
(Alevi karşıtı olanlar yok değil ama onlar da istisna çatlak seslerdir ve karşıtlıkları aslında Aleviliğin kendisine değil; Alevilik kisvesi altında yapılan İslam/Müslüman düşmanlığınadır.)
Bugün Alevi bir aile, Alevi olmayan bir mahallede rahatça oturur. Ama Sünni biri bu Siyasal Alevicilerin olduğu bir ortamda ne kadar barınabilir sizce?
Siyasal Aleviciler, İslami ve Muhafazakâr değerlere karşıdırlar. Bu ilk bakışta bir savunma refleksi gibi gelebilir ama hiç öyle değil:
Siyasal Alevicilerin özünde İslam’a bir öfkeleri var. İslam’a ve Müslüman’a dair ne varsa toptan yok etmek istiyorlar.
Bu öfke o kadar gözlerini kör etmiÅŸ ki; Dersim Katliamının müsebbibi CHP’yi canla baÅŸla savunurlar. Çünkü CHP’nin de genlerinde İslam karşıtlığı var.
İslam/Müslüman karşıtlığında yalnız da deÄŸiller. Siyasal Yahudiler/Sebatayistler de en az onlar kadar İslam’a/Müslümana öfkeli ve düşmanlar.
Cumhuriyet kurulduÄŸundan beridir bu iki kesim her alanda İslam’a/Müslümanlara hayatı dar etmeye ve izlerini silmeye gayret edip durdu.
Veysel TEPELİ

Henüz yorum yapılmamış.