Ramazan Kayan: Sivil DireniÅŸ
Malum en güçlü ve en ahlaki mücadele yöntemlerinden biri de şiddet içermeyen sivil direniş, diğer bir tabir ile sivil itaatsizliktir...
Gücünü silahtan değil, vicdandan alan... Baskıdan değil, hakikatten ve haklılıktan alan bir karşı çıkış biçimi...
Fiziksel güç kullanmadan, sivil yollarla boykot, grev, itaatsizlik, vicdani ret, farklı eylemlilik türleri...
Evet, sivil direniş... Onurlu bir duruş... Bilinçli bir sessizlik... Ahlaki bir isyandır...
En güçlü silahı sabır ve sebattır... Yani SUMUD…
Sivil direniş, silikleşmek, sinmek, savrulmak değil, çok daha farklı ve modern zamanlarda sonuç verici bir savunma sistemidir...
Sabrı kuşanarak iradeyi ayağa kaldırmaktır... Kafa tutmanın, meydan okumanın, isyanın vicdani ve ahlaki boyutudur...
Burada bir hususa açıklık getirmek durumundayız...
Her nedense sivil itaatsizlik denilince ilk akla gelen referans isim ve tanımlar Batı kaynaklıdır… Belki kavramsallaÅŸtırma ve sistematize etmede Batı’nın hakkını yememek gerekir, ancak insanlık ve İslam tarihine baktığımızda bu konu insanlıkla yaşıt bir konudur...
Fakat Batılıların kalkış noktası genellikle Hindistan’da Mahatma Gandhi ve ABD’de Martin Luther King gibi isimler üzerinden kuram ve kavram çerçevelenir...
Yüce kitabımız Kur’an’a baktığımızda en çarpıcı kıssalardan biri de Hz. Âdem (as)’in çocukları Habil-Kabil kıssasıdır… Maide Suresinde detaylı anlatımını görüyoruz...
Habil, kardeşi Kabil onu öldürmekle tehdit ettiğinde;
“Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da, ben seni öldürmek için elimi sana uzatacak deÄŸilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım.” (Maide, 28)
Cinayeti önlemek için en yüce erdem olan takva yolunu seçmek ve masumiyeti korumak...
Bu kıssa, modern dünyada bireylerin haklı oldukları durumlarda dahi öfkelerine yenik düşmeyip zorbalığa karşı ahlaki duruşlarını bozmamalarını öğütlüyor...
Merhum Cevdet Said, krizlerin çözümünde, haksızlıkların giderilmesinde bu yolu yani şiddetsizlik ve sulh yöntemini sistematize etmede ciddi anlamda kafa yormuştur...
Pasif direniÅŸin en yüce örnekliÄŸi…
Kur’an’a konu olan peygamberlerin tevhid mücadelesine baktığımızda genellikle sivil direniÅŸin öne çıktığını görebiliriz...
Hz. Süleyman, Hz. Davud, Hz. Musa, Hz. Muhammed hariç diğer tüm peygamberlerde en belirgin özellik kesintisiz bir sivil direniş ile karşılaşırız...
Hz. Muhammed (sav)’in 23 yıllık tevhid mücadelesinin ilk 15 yılı tamamen sivil zeminde sürdürülen bir direniÅŸti...
İlkeli, tutarlı ve kararlı bir direniş...
Baskılara boyun eÄŸmeyen, ilkelerden ödün vermeyen, canları pahasına duruÅŸlarını bozmayan o güzide Kur’an nesli; ashab-ı güzîn...
Yasir ve ailesinin çektikleri çile ve onurlu sebatları...
Resulullah (sav) sadece şunu söylemiştir:
“Sabret ey Yasir ailesi, size vaad edilen cennettir...” müjdesi...
Bilal-i HabeÅŸi (ra) kızgın Mekke kumlarında sırt üstü yatırılmış, göğsünün üstünde kocaman taÅŸ kütleleri; tepkisi sadece: “Ahad, Ahad!” olmuÅŸtur...
Habbab b. Eret (ra) için iÅŸkence dayanılmaz boyutlara ulaşınca Allah Resulü sivil direniÅŸ tavsiyesinde bulunmuÅŸtur…
Ebu Zer (ra) tek başına bir sivil direnişçi...
Tabiin neslinde yine muhteşem sivil itaatsizlik hareketlerini görmekteyiz...
Said b. Cübeyr… Said b. Müseyyeb… Haccaclara karşı cesur yürekleri ile onurlu direniÅŸlere imza attılar...
İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin siyasi duruÅŸunu bugün iyi analiz etmemiz gerekiyor...
İmam Ahmed b. Hanbel’den Åžeyhülislam İbni Teymiyye’ye kadar sivil itaatsizliÄŸin öncü liderleri hep var oldular...
Yakın tarihimizde baÅŸta Said Nursi olmak üzere onlarca sivil direniÅŸ örnekliklerine tanıklık ediyoruz... Çünkü bizim inancımızda: “Yaratana isyan olan bir konuda yaratılana itaat yoktur.” esastır...
Fanilere itaat mutlak deÄŸildir...
Ramazan KAYAN

Henüz yorum yapılmamış.