Sosyal Medya

Veysel Tepeli: Peygamber Varisi İmamları Dilenci Yapmak



Mihraplar ve minberler peygamberlerin makamıdır. Ümmetlerinin önünde durup rehberlik yaptıkları yerdir.

Bugün o makamda imamlar/hocalar duruyor/işgal ediyor.

Dolayısıyla, bulundukları yer dolayısıyla imamlar peygamberlerin varisidir.

Peygamberin durduğu yerde durmak, peygamberi sorumluluğu üstlenmek; düşüncesi bile insanı ürpertip ayaklarını titretiyor.

Acaba kaç imam, bu misyonun/sorumluluğun bilincindedir?

Bir imam, mahallede hangi kapıyı çalarsa çalsın (eÄŸer kapı İslam’a düşman bir kalbe açılmıyorsa) o kapı ardına kadar açılır.

Hiçbir memura, hiçbir makam sahibine gösterilmeyen hürmet ona gösterilir.

İnsanlar en mutlu günlerinde, nikâhlarında ve düğünlerinde; en acı günlerinde, cenaze ve taziyelerinde hep onu yanında isterler.

Küsleri barıştıracak ağırlığa, darda kalanla yardım eli uzatan arasında köprü olacak güvene sadece onlar sahiptir.

Hepsinden öte; ebeveynlerin çocuklarını gözü kapalı emanet edebildiği yegâne güven limanıdır hocalar.

Özetle imamların, baÅŸka insanlara nasip olmayan ve peygamberden gelen büyük bir misyonları ve etkileri var.

Ama gelin görün ki hepimiz elbirliği ile imamların bu misyonlarını/etkilerini boğmaya çalışıyoruz.

İmamların toplum üzerindeki etkisini en iyi devlet/sistem biliyor ve bundan korkuyor.

Dolaylı olarak imamlar susturulmaya/etkisizleştirilmeye çalışıldı.

Hutbelerin Ankara Diyanet’te hazırlanıp tek tip hutbe okutulmasının, vaazların merkezi olarak yapılmasının arkasında bu korku/endiÅŸe var.

Bugün birçok camide imamlar, bir avuç (tabiri caizse evden kovulmuş) ihtiyarın kurduğu cami derneklerinin elinde oyuncak olmuş. Yediğinde, konuştuğunda, giydiğinde, hal ve hareketlerinde bu insanların tacizine uğruyorlar.

İmamlar, en büyük zulmü/itibarsızlaştırmayı kendi diyanet kuruluşundan ve amirleri olan müftülerden görüyor.

Bazı imam arkadaşlarımdan dinlediklerim; müftülerin (tabii ki hepsi değil) imam ve diğer çalışanlara pek nazik davranmadıklarını gösteriyor.

Hasbelkader birkaç defa müftülüklerde müftülerin, imamlarla olan diyaloğuna şahit oldum.

Diyanet dışında da birçok devlet kurumunda amir memur iliÅŸkisine ÅŸahit oldum ama hiç birinde amirin/müftünün, memuruna/imamına bu kadar üstten bakan, azarlayan üslubuna ÅŸahit olmadım.

Müftüsünün azarladığı imama kim saygı duyacak?

Diyanetin/Müftülüklerin gözünde imamlar, sanki birer namaz kıldırma makinesi, para/bağış toplama memuru, hac ve umre için müşteri toplayan birer elemandan öte bir şey değil.

Her Cuma günü hutbeden sonra imamlara para/infak çaÄŸrısı yaptırmak o insanlara o makama büyük zulümdür.

Peygamberlerin varislerini dilenci yaptık. Bir dilenciye kim ne diye saygı göstersin ki?

Ve en önemlisi; imamların kendilerine ve özellikle üstlendikleri mirasa olan saygıları ne düzeyde?

Ne kadarı bu şerefli görevin/makamın bilincinde?

İmamlık zor iştir.

İmamlar, bembeyaz bir elbise ile gezerler hep; başkalarının üzerindeki kocaman çamur lekesi gözükmezken imamlar üzerine sıçramış iğne ucu kadar çamur hemen göze çarpar. Çünkü herkesin gözü üzerlerindedir.

Normal sıradan insanlara mubah/helal olan birçok şey imamlar için mekruhtur.

Daima tetikte olmaları, kendilerini sürekli kontrol altında tutmaları gerekir.

Tabii ki bu kolay ve her babayiğidin yapacağı iş değil.

Ama bu manevi ağırlığın/sorumluluÄŸun sonucunda da kimsenin görmediÄŸi ilgi ve saygıyı görürler.

Sevgiyi, saygıyı, takdiri hak eden hocalarımızın yanında, Ã¼stlendikleri ÅŸerefli mirasın/misyonun bilincinde olmayan hocalarımız da var maalesef.

Onlar için imamlık geçim kaynağından başka bir şey değil. Biran önce namazı kıldırıp eve veya kahveye kaçma derdindeler.

İmam belirlemelerinde sadece klasik memur kıstası aranmamalı:

İmam/vaiz/müezzin olacaklarda önce iman aranmalı, ardından da “Müslümanların dertleriyle dertleniyor mu?” ona bakmak lazım.

Peygamberin mirasını taşıyacak bilgi, duyarlık ve yüksek ahlaktan yoksun kişiler ayıklanmalı.

Diyanet bir seferberlik baÅŸlatmalı “Peygamberlerin varisleri geliyor” diye.

Önce Diyanet İşleri Başkanı ve Müftüler ayağa kalkıp imamların önünde ceket iliklemeli, sonra bizler; çünkü onlar peygamberlerin varisleri.

Toplum olarak birlikteliğimizin çatırdadığı, aile yapımızın çözüldüğü bu günlerde, peygamberi sorumluluğu üstlenmiş imamlara/hocalara ihtiyacımız var.

Veysel TEPELİ

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.