Sosyal Medya

M. Ali Akbulut: Son Cüz ve Zafer (1)



İran’da Ramazan ruhuna uygun olarak her camide geleneksel hatim programları yapılıyor. Bazı camilerde cüz okumaları öncesi veya sonrasında sohbet edilir. Sohbet konuları caminin cemaatine göre, gündeme göre ya da cami imamının belirlediÄŸi konular üzerine ÅŸekillenir.

Ramazan’ın son perÅŸembesindeyiz. Türkiye’de yarın bayram, İran’da cumartesi günü bayram olacağı açıklandı. Namaz kılmak üzere bir camiye girmek istiyordum. Klasik İran kültüründe var olan, adına mescid denilen camilerden bir camiydi. Erkek ve kadın cemaatini ayıran bir perde var. Kadınların kaç kiÅŸi olduÄŸunu bilmiyoruz, arada perde var. Erkeklerin sayısı ise 30 ila 40 kiÅŸi olduÄŸunu tahmin ediyorum. Orta yaÅŸ var. Gençler var. Ve tabii ki emekli diyebileceÄŸimiz yaÅŸ ortalamasını gösteren bir cemaat. Caminin dışında savaÅŸ ortamının getirmiÅŸ olduÄŸu basiclerin nöbet tuttuÄŸu, basic kıyafetli kiÅŸiler de var. Bunlar da daha çok saÄŸa sola koÅŸturup duruyor. Konumuz bu deÄŸil. Daha doÄŸrusu dikkatimi çeken görüntü deÄŸil, imamın yaptığı sohbet.

Minber niyetiyle caminin orta bölümüne bir sandalye konulmuş. Sandalyeye oturmuş konuşan imam 50 yaşlarında, beyaz sarıklı. Sakallarındaki kırlar adeta artık yaşın kemale erme dönemine giriyor der gibi beyaz ağırlıklı. Dediğim gibi dikkatimi çeken sohbet. Sohbet hatim ve 30 cüz üzerine. Sohbette zihnimde kalan notları paylaşıyorum.

Bilindiği gibi 30 cüz, toplumuz tarafından Amme cüzü olarak da bilinir. Artık surelerin hacim olarak küçüldüğü ama anlam açısından da bir o kadar vurucu nitelik taşıdığı surelerle baş başa kalır muhatap.

Gazze’de yaÅŸanan dram, Lübnan’da yapılan yıkım, Yemen’de kuÅŸatılmışlık, İran’da bombardımanlar altında sürek avına dönüşen saldırılar.

İşte bölgemizde yaÅŸanan olaylar, İslam dünyasında hâkim olan atmosfer…

Ve 30 cüz…

Mekke’de nâzil olan Nebe suresiyle baÅŸlayan, Medine’de nâzil olan Nas suresiyle biten bir cüz.

Kısa sureler ya da namaz sureleri olarak da bilinen ve çoÄŸunluÄŸu Mekke’de nâzil olan sureler. Kıyamet sahneleri, ölüm ve yaÅŸam konuları, kimlik ve kiÅŸilik inÅŸasına dair düşman ve düşman tanıma ile birlikte Allah yolunda cihadın zaferle sonuçlanacağına dair müjdeleri içeren ayetler dikkat çekiyor.

Mekke’de nâzil olan surelere bakıldığında dönemin hâkim olan sisteminin çökeceÄŸine dair uyarılar, Tekvir suresindeki “kız çocuklarının diri diri gömülmesine” atıfla, “Diri diri gömülen kız çocuÄŸunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduÄŸu zaman” ayetiyle İran’a saldırıda 168 kız çocuÄŸunun vahÅŸice öldürülmesi, İnÅŸikak suresinde amel defteri saÄŸ ve solda verilenlere atıfla “atılan bombalar, yerle bir edilen binalar, hastaneler, okullar, iÅŸ yerleri”ne dikkat çekiyor. Burada bizim tavrımız ne olmalı, amel defterimiz nerede verilmeli sorusuna cevap arayalım; bizi aydınlığa kavuÅŸturacak kitap okununca secdeye kapananlardan olma ve salih amellerle arkası kesilmeyen mükâfatlara sahip olma hatırlatması yapılıyor. Ve tabii ki surelerin ayet sayısı, surelerin içeriÄŸine atıflar yaparak günümüz olaylarıyla baÄŸlantılıyor.

22 ayet olan Bürûc suresine atıfla “yüksek yüksek gökdelen yapan, geniÅŸ arazilerde Müslümanlara saldırı için imkân hazırlayanlar” diyerek Körfez ülkelerine, ABD üslerine imkân hazırlayan ülkeler hatırlatması yapıyor. “Müminlere yapılan bombardımanlara hem imkân hazırlıyorlar, hem saldırıyı seyrediyorlar. Oysa Firavun ve Semud ordularının durumunu hiç mi düşünmezler? Sözüm ona kendilerini korumak adına bölgeye emperyalist güçleri getirenler ÅŸimdi kendi canlarının derdine düşmüş kiÅŸilerden yardım istiyorlar” diyor. Ve Tarık suresi, toplamda 17 ayet olan sure, müminlerin kendilerini yetiÅŸtirmelerine önem verilmesini istiyor. Dış baskılar, tehditler, içeride karışıklık çıkarma oyunları; bunlar önemli ve tedbir alınması gerekiyor. Fakat unutmayın, kendimizi de yenileyelim, camileri boÅŸ bırakmayalım, meydanları boÅŸ bırakmayalım. Düşmanlar ve düşmanın oyunlarına gelenlere karşı dikkatli davranalım vurgusu yapıyor. Onlar ve efendileri bir tuzak kurabilir, oyun kurabilirler. Onlara mühlet verilir, dikkatli olun, onların oyunları boÅŸunadır. Zafer yine inananların olacaktır hatırlatması yapıyor.

Günümüzle baÄŸlantılıyor sureleri ve ayetleri. YaklaÅŸan Nevruz’a dikkat çekiyor. Ölüm ve yaÅŸamı hatırlatıyor. Bakın diyor, yeni bir yıla gireceÄŸiz. Hayatımıza yeni heyecanlar katacağız. Unutmayın, ölüm ve yaÅŸam onu yaratanın elinde diyor. Korkmayın, tehditler, saldırılar bunlar bizleri inancımızdan yıldırmasın, birbirimizi iyi yola yönlendirecek tavsiyelerde bulunalım. Camileri boÅŸ bırakmayalım. Basiçlerimizi destekleyelim. Bunlar bizim evlatlarımız, onların uzattığı eli tutmaya bakalım diyor. Toplam 19 ayet olan A’lâ suresinin öğüt bölümünü, İranlı yetkililerin komÅŸu ülkeleri, özellikle de ABD üslerinin bulunduÄŸu ülkelere öğütler verip uyarılar yaptığını ve hatta İran’ın misillemelerinde hedef alınan yerlerin kendi toprakları olsa da bu üslerde yapılan saldırılara misilleme yaptıklarını, özür dilediklerini hatırlatıyor. Bu özür bile öğüt almaya yetmiyor diyor. Ve tabii ki sure sonlarında Allah’ın müjdeler verdiÄŸini de hatırlatarak üzülmeyin, zafer bizim, zafer inananların vurguları yapıyor.

30 ayetlik kısa fakat önemli ayetleri barındıran Fecr suresine atıfla, Âd, Semud kavimleri, Firavun’un sonlarını hatırlatıyor. İşte bakın İran füzeleri onlara azap olarak yağıyor. Yapılanlar ve yapılacaklar, insanların önüne konulduÄŸunda ya azabın karşılığı ya da “senden hoÅŸnut olarak cennetime gir” denilecek bir sonuç var. İran füzeleri kimine azap, kimine kurtuluÅŸ müjdesi diyor.

Konuşmalarda güncel konular ve şartları, Mekke dönemiyle de kıyas ediyor.

Unutulmaması gereken konu: zorluklar var, sıkıntılar var. Baskılar var, tehditler var. Ve ölüm var. Mekke’de yaÅŸanan olayları gözden geçirelim. Boykot vardır. Bize de yapılıyor boykotlar, ambargolar, yaptırımlar. Mekke’de müşrikler Müslümanlarla konuÅŸmayı da önlüyorlardı. Bugün de bizimle konuÅŸmak istemeyenler var. Bizim sözümüzü farklı saiklerle dinlemeyen, duymak istemeyenler var. Tv stüdyolarına, medya organlarına saldırıyorlar. Bizim sözlerimizi kesiyorlar. Kesmek istiyorlar. Her gün bir yeri bombalıyorlar, her gün yeni bir tehditle karşımıza çıkıyorlar. Ve her gün yeni bir mesulümüzü ÅŸehit ediyorlar. Biz, İmam Hüseyin’den daha mı önemliyiz? Ölümse, biz ÅŸehadet olarak görüyoruz. Bize ÅŸeref kazandırır, izzet kazandırır.

Ne sözümüzü kestiririz ne ölümden korkarız. Ne tehditlerden geri çekiliriz ne ambargolardan kaygı duyarız. İmanımız varsa, rehberimiz varsa, dinimiz varsa, cennet varsa mücadele de vardır. Zafer de bizimdir ifadeleri cemaatin selavâtlarıyla, tekbirleriyle kesiliyor zaman zaman.

30 cüzü İranlıların gözünden anlamaya devam edeceğiz.

DireniÅŸ ruhuyla birlikte zafere kavuÅŸmak dileÄŸiyle.

M. Ali AKBULUT

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.