Muhammed Ali Alioğlu: Ramazan Öz(ü)gürleştirir!
Modern çaÄŸ insana sürekli “özgürsün” diyor. İstediÄŸini tüket, istediÄŸini yaÅŸa, istediÄŸini yap… Fakat bu çağın sunduÄŸu özgürlük çoÄŸu zaman bağımlılıkların üzerini örten bir illüzyondan ibaret. İnsan arzularına teslim oldukça özgürleÅŸtiÄŸini zannediyor; oysa her teslimiyet yeni bir zincir anlamına geliyor. İşte Ramazan, bu zincirleri kıran hakiki bir özgürlük davetidir. Hem aklın hem nefsin özüne dönüş çaÄŸrısıdır.
Ramazan’ın iki kendine has hakikati vardır: Kur’ân ve oruç. Kur’ân aklın özgürlüğüdür; oruç ise nefsin…
Kur’ân: Aklın Özgürlüğü
Kur’ân neden ve nasıl aklın özgürlüğüdür?
Bu sorunun cevabı, Kur’ân’ın ilk âyetinden son sûresine kadar tekrar tekrar vurgulanan bir hakikatte gizlidir: Varlığın kaynağı Allah’tır ve hakikat bilgisinin nihai kaynağı da vahiydir. İnsan sınırlıdır, yanılabilir; mutlak olan, yanılgısız olan yalnız Allah’tır. Bu yüzden hakikat iddiasını mutlaklaÅŸtıran her insanî otorite, Kur’ân’ın terazisinde sorgulanır.
Kur’ân, insanın insan üzerindeki bilgi temelli tahakkümünü kırar. “Allahu a‘lem!” demek, “En iyisini Allah bilir!” demek; hakikat karşısında insanın sınırını bilmesidir. Bu ifade bir teslimiyet cümlesi olduÄŸu kadar bir özgürlük ilanıdır da. Çünkü kimse kendisini mutlak akıl mercii ilan edemez.
Kur’ân defalarca sorar: “Aklınızı kullanmaz mısınız?” (efelâ ta‘kılûn) [Bakara 2/44; Yâsîn 36/62]; “Hiç düşünmez misiniz?” (efelâ tetefekkerûn) [En‘âm 6/50; A‘râf 7/184]; “Hiç ibret almaz mısınız?”(efelâ tezekkerûn) [En‘âm 6/80; Secde 32/4]; “Kur’ân’ı tedebbür etmiyorlar mı?” (efelâ yetedebberûn) [Nisâ 4/82; Muhammed 47/24]…
Bu sorular, insanı edilgen bir varlık olmaktan çıkarır; sorumlu bir özne hâline getirir. Kur’ân’a göre herkes kendi aklından sorumludur. Kimse aklını bir baÅŸkasına emanet etmek zorunda deÄŸildir. Ontolojik olarak hepimiz mahlûkuz; kimse yaratıcı deÄŸildir. O hâlde hiçbir sistem, hiçbir kiÅŸi, hiçbir ideoloji mutlak deÄŸildir.
Kur’ân’ın aydınlığında özgürleÅŸen akıl, hurafenin, kör taklidin ve modern putların prangalarından kurtulur. Ramazan gecelerinde yapılan mukabeleler, kıraatler ve tefekkürler iÅŸte bu aydınlanmanın vesilesidir. Zira Kur’ân, insanı dış otoritelerin deÄŸil, Rabb’inin huzurunda sorumlu kılar.
Oruç: Nefsin Özgürlüğü
Nefsin özgürlüğüne gelince…
ÇoÄŸu zaman “nefis” denildiÄŸinde sadece nefs-i emmâreyi hatırlarız; kötülüğü emreden yönünü… Oysa Kur’ân bize nefsin mertebelerinden söz eder: Nefs-i emmâre, nefs-i levvâme ve nihayet nefs-i mutmainne… Nefis bizatihi kötü deÄŸildir; yönlendirilmeye muhtaçtır. Haz ve hırsın pençesine düştüğünde emmâre olur fakat arındığında, tezkiye edildiÄŸinde mutmainne mertebesine yükselir.
Modern dünyanın üç büyük prangası vardır: Haz, hırs ve hız. Sürekli tüket, sürekli kazan, sürekli yetiÅŸ… Bu çaÄŸda özgürlük, her ÅŸeyi yapabilmek zannediliyor. Oysa hakiki özgürlük, vazgeçebilme kudretidir. Terk edebilme iradesidir.Oruç tam da bunu öğretir.Helâl olanı bile belirli saatlerde terk etmek… Açlığı ve susuzluÄŸu bilinçli bir tercihle yaÅŸamak… Bu, nefsin hazzın tahakkümünden kurtulmasıdır. Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurur:“Oruç bir kalkandır.” (Buhârî, “Savm”, 2).Kalkan, insanı dış düşmanlardan koruduÄŸu gibi, iç düşmanlardan da korur. Oruç, heva ve hevesin saldırılarına karşı bir savunma hattıdır. Açlık, nefsin sesini kısmayı; sabır ise onu terbiye etmeyi öğretir.
Kur’ân, nefs-i mutmainneye hitaben şöyle seslenir:“Ey huzura ermiÅŸ nefis! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabb’ine dön.” [Fecr 89/27-28].
İşte oruç, bu huzur mertebesine doğru atılan bilinçli bir adımdır. Sahip olduklarımızın çokluğu değil, ihtiyaçlarımızın azalması insanı özgürleştirir. Oruç bir azaltmadır; bir sadeleşmedir; bir arınmadır. Tezkiye, nefsin prangalarını çözmektir.
Ramazan bir takvim dilimi değil, bir özgürlük mektebidir.
Kur’ân ile akıl aydınlanır; hurafe ve cehaletin prangaları çözülür.
Oruç ile nefis arınır; haz ve hırsın zincirleri kırılır.
Böylece insan hem düşüncede hem iradede hem kalpte özgürleşir.
Ramazan, özgürlük mevsimi; öze dönüş fırsatı ve özün gürleşmesi/gelişmesidir.
Vesselâm…
Muhammed Ali AlioÄŸlu

Henüz yorum yapılmamış.