Sosyal Medya

M. Ali Akbulut: Dostluk ve Sevgi Köprüsü (12): Şefkat



Günümüz dünyası oldukça yoğun, oldukça hareketli ve oldukça da bencil bir yöne doğru hareket ediyor. Bu hareketli yaşam, bizim insani değerlerimizden bir parça koparıyor. Bunun farkına varmak ise bizden alıp götürdükleri zaman daha iyi anlıyoruz. Oysa insanı da toplumu da iyileştiren o kadar çok ve o kadar güzel davranışlarımız var ki. Bu davranışlarımızın her biri eylem boyutuna geçtiği zaman kimlik ve kişiliğimizdeki değerler de artıyor. İşte bunlardan biri: ŞEFKAT.

Şefkat, insan ilişkilerinde kalıcılığı oluşturan, insanı iyileştiren, insanın var olduğunu fark ettiren bir davranıştır. Umudu tükenene umut, hasta olana şifa, yolda kalmışa yürüme azmi, dışarıda kalana sığınacak bir yer, darda kalmışa çıkış kapısı, üşüyene sıcak bir yuvadır şefkat. Güçlü olanın zayıfa uzattığı el, varlıklı kişinin ihtiyacı olana ulaştırdığı imkân, bilenin bilmeyene öğrettiği harekettir. Solan bir ağaca su, kurak toprağa yağan yağmur, fırtınalı denizde rotasını kaybeden kaptana pusuladır Şefkat.

Şefkat, insan ilişkileriyle sınırlı bir davranış değil; her canlıya karşı sevgiyle yaklaşma, empatiyle bakma, cömertçe merhamet etme, teklifsiz, karşılıksız, içten gelen duyarlılık halidir.

Şefkat, dilimize Arapçadan geçmiş, hem isim hem fiil olarak kullanılıyor. Merhamet, esirgeme, kayırma, sevgi ile yaklaşma, sevecenlik, acıyarak sevme gibi anlamlarda kullanılıyor; içinde yardım, merhamet, koruma, kollama, gözetme gibi etkileri barındırıyor.

Şefkatin arkadaşları var: empati, cömertlik, duyarlılık, sorumluluk, bağışlama, sevgi, olduğu gibi kabul etme gibi. Sınırsız, sınıfsız ve öfkesiz bir yaklaşımı, sevgiyi içine alır. Önyargıyı yok eden, dinlemeyi, anlamayı önceleyen bir özelliği vardır. İnsanı önce kendi cinsine, ardından diğer canlılara yaklaştıran bir gücü bulunuyor.

Şefkatli olmak elbette bir bilinç işidir. Çünkü bencillik yok olur, tercihli kabul ve eylem vardır. Paylaşmacı yönü güçlüdür. İnsanlar arasındaki ilişkiyi güçlendiren, kalıcı hale getiren, toplumsal güveni sağlayan ve koruyan özelliğe sahiptir.

Başkalarının acılarını, sorunlarını, ıstırap, üzüntü ve dertlerini hafifletme arzusu, başarma azmi konusunda motive edici, dik duruş sergilemenin yanında dayanak olmanın göstergesidir. Bazen duygu, bazen davranış olarak kendini gösterir.

Günümüz toplumunun en fazla ihtiyaç duyduğu davranıştır şefkat. Fark edebilmektir. Birinin acısını, sıkıntısını, sorunlarını fark edebilmek ve çözüm üretmektir. Başarısız olan öğrenciye, geride kalan sporcuya daha ileri gidebilmesi için yapılan tavsiyelerdir. Şefkat, gösterilen değil gösteren için de anlamlı ve değerli bir davranıştır. Şefkat gösterenin iç dünyasında olduğu kadar çevresinde güven ortamı oluşturması, şefkat gösterilenin de kendini güvende hissedip yanlış ve çaresiz olmadığı duygusuna kapılmasını sağlar. Ve tabii ki nemelazımcılık, bencillik, kibir, gurur gibi hastalıklı davranışların da ilacıdır. Şefkat, kişinin kendisini insan hissetmesini sağlayan bir değerdir.

Kalbi yumuşatır, adalet duygusunu canlı tutar, empatiyi arttırır. Dayanışmayı güçlendirir. Şiddeti azaltır. Ruhu sakinleştirir, kendisinden başka canlıların da yaşam hakkının olduğunu fark ettirir.

Günümüz toplumu, en fazla şefkate ihtiyaç duyulan bir zaman dilimini yaşıyor. Doğaya karşı şefkate muhtacız, her geçen gün doğayı yok ediyoruz. Hayvanlara karşı şefkatli olmaya muhtacız, her geçen gün katledilen hayvanlar var. Ve ama insanlara karşı olan şefkate daha fazla muhtacız. Yaşadığımız mahalleden şehrimize, şehrimizden ülkemize, ülkemizden bölgemize, bölgemizden bütün dünyaya; yaşanan şefkatsizlik, insani değerlerin yok olması demektir. İnsani değerlerin yok olması da insanların birbirine karşı mesafeli durmasına, yani güvensizliğe sürükler. Şiddet ve katliamlar eksik olmaz.

Dikkatinizi çekiyor mu? Sömürgecilerde şefkat olmaz, işgalcilerde empati olmaz, soykırımcılarda insanlık olmaz. Ve dolayısıyla şefkatin olmadığı yerlerde erdemli davranış da olmaz, erdemli toplum da olmaz.

Şefkatli olmak ile şefkatli görünmek arasında fark vardır. Şefkatli görünmek isteyenlerin duruşları ve geçici söylemleri yüreklere dokunmaz. Şefkatli olanların ise davranışlarında kalbi ısıtan bir hal, sözlerinde yürekleri ferahlatan bir durum vardır.

Elbette şefkatin her noktasına bakıldığında bir güzellik, bir erdemlilik var. Ama en güzeli ve en anlamlısı ve kalıcı olanı ise bunalıma girmiş, yoldan çıkmış ve artık kurtuluşu yok diyerek umudu tükenmiş birinin elinden tutarak, ona umut olmak, gönlüne ferahlık vermek, yangın yerine dönen yüreğine merhem olmaktır. Düşen birine bir tekme de senin vurman değil, elinden tutup kaldırman, yalnızlık içinde ne yapacağını bilemeyen birine "yanında seni anlayan biri var" diyebilmektir. İnsan olduğunu hatırlatmak ve unutulduğunu hisseden kişiye "seni fark ediyorum" diyebilmektir. Farkında olmak, fark edebilmektir.

Dışlanmışlığı değil kucaklamayı, susturmayı değil dinlemeyi, bastırmayı değil onun yüreğinin derinlerini hissetmeyi, yüzünü dönmeyi değil kucaklaşmayı karakter haline getirir. Doğal olarak böyle bir karakter, toplumu birbirine daha da yakınlaştırır. İnsanlar arasındaki güveni daha da perçinler.

Kişinin kötülük yapmasına, yanlış yapmasına yönelik yönelimlerini engellemek, iyi davranışlar içinde olması yönünde koruyucu ve kollayıcı olmak da şefkatin kapsam alanına girer. Diğerlerinin tutkularını ve acılarını izleyen değil, onların tutku ve acılarını paylaşmaktır.

Şefkat, merhamet ile sevginin ortasındadır. Zihinde geçenle kalpte var olanı hissetmektir.

Kalbimizdeki ÅŸefkatin, davranışlarımızdaki ÅŸefkatli yaklaşımın, iliÅŸkilerimizdeki ÅŸefkatli duyarlılığın hiç eksik olmaması dileÄŸiyle…

M. Ali Akbulut

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.