Sosyal Medya

M. Ali Akbulut: Dostluk ve Sevgi Köprüsü (11): Denge/İtidal



Bazı insani davranışlar vardır, çok yönlü etkileri olur. Bu davranışların, düşüncesinden başlayarak inanç ilişkilerine, insan ilişkilerinden başlayıp inançlarına kadar uzanan bir kuşatmışlığı olur. Kişinin hayatındaki değişimi, insan ilişkilerindeki sürekliliği, toplumsal huzuru, yaptıkları ve yapacaklarının anlamını ortaya çıkaran bir davranıştır. Hatta yaratılışıyla başlayıp hayatına anlam katan bir davranıştır: İtidal ya da Denge.

İtidal, Arapça “adl” yani adalet kökünden geliyor. İlgi çekicidir, adaletle baÄŸlantısı kökünde baÅŸlar. İtidal; denge, ölçü, saÄŸlam, sebat, orta, gerektiÄŸi gibi anlamlara gelir. Daha doÄŸrusu iki aşırı davranışın ortası, eksikliklerle fazlalıkların arasında denge gibidir.

İtidal üzere olana mutedil denir. Mutedil kişi adaletle yaklaşan demektir. Olaylara, kişilere adaletle yaklaştığı için toplumda makbul görülür. Mutedil olanlar aklını daha aktif kullanan, düşünen, insani duyarlılığı ve empatiyi kullanabilen özelliğe sahiptir. Ne çok ne az diyerek ortamı geren değil, ölçülü bir yerde durmaktır.

İtidal sahibi olmak; dengeli, ölçülü harcamak, israf etmeden, cimrilikten uzak, kısmadan idare edebilmektir. İlişkilerde ötekileştirmeden, düşmanlaştırmadan, dışlamadan, tehdit edici tavırlardan uzak, şiddet ve baskı olmaksızın davranışlarda daha kuşatıcı, daha erdemli bir duruş sergilemektir. Dostluğu da yerinde, düşmanlığı da ölçülü ve adaletle yapmaktır. Dedik ya, adalet kökünden geliyor. Adalet, tarafgirlikten uzak, doğru yol üzere, sırat-ı müstakim üzere sebat göstermektir.

Kolay değil; insanın duygu ve düşüncelerinin insan fıtratıyla uyumlu olması gerekir. Mizaçta, ahlakta, karakterde ölçüyü yakalamak, denge sağlamak erdemli olmaktır. Günümüz ifadesiyle aşırı ve radikal bir tavır içinde hayatı zorlaştırmak ya da hayatı ve hayatı kuşatan her konuyu umursamamak da değildir. Daha dengeli, daha duyarlı, sorumluluk içinde olmaktır. Daha doğrusu insanın kendi fıtratıyla, kendi özüyle uyumlu olmasıdır.

İtidalin yakın ve güçlü yol arkadaşı adalet, hem insan ilişkilerinde hem de toplumsal huzurda temel unsurdur. Eşitliği, ölçülü olmayı, vicdanlı ve merhametli olmanın göstergesidir. İtidal kişiyi daha erdemli, daha faziletli bir noktaya götürür.

İtidalin karşısında yer alan ifrat ve tefrit gibi davranışlar, düşmanlaştırıcı, ötekileştirici, ilişkileri bozan, fıtratı bozan, daha geniş anlamıyla insanın hayvani yönünü gösteren bir davranış türüdür. Düşünmeyi ve akletmeyi önleyen özellikleriyle ilişkilere zarar verir. Yani ifrat; davranışlarda haddi aşmak, yersiz ve gereksiz aşırıya gitmek anlamına gelirken, tefrit ise olması gerekeni vermemek, olması gereken davranışı göstermemek, bir şeyleri eksik bırakmak gibi anlamlara gelir. İtidal ise bu iki ucun ortasında bulunmak, yer almaktır.

Yerine göre sabır, yerine göre diklenmeden dik durmaktır. Sebat göstermek, sabrederken kemale ermektir. Zulmü veya haksızlığı kabullenmek ya da sineye çekmek değildir. Zulüm ve haksızlık karşısında hakkı aramaktır. İtidal içinde olmak ya da mutedil kişi olmak, kimlik ve kişilik sahibi olmaktır. Akıl üzere davranmaktır. Sorumluluğun idraki içinde bulunmaktır.

Ölçü; zorlaştırmak değil kolaylaştırmak, nefret ettirmek değil sevdirmektir. Kolaylaştırırken özü ve anlamından uzaklaştırmamak, sevdirmek derken yapılan ve yapılacakları istikrarlı kılmaktır.

İtidal üzere olmak, korkaklık, geri adım atmak, pasiflik gibi durumlar değildir. İtidal üzere olmak, yeri ve zamanı geldiğinde yapılması gerekeni yapmak, söylenmesi gerekeni söylemektir. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmaktır. İstikamet üzere yürümek, hak yol üzere olmaktır.

Özelde insan, genelde kâinat bir denge ve ölçü üzerine yaratılmıştır. İnsanın özünde var olan dengelerin bozulması, insan sağlığının bozulması demektir. Geleneksel tıp buna Ahlat-ı Erbaa der. Ateş, hava, toprak, su gibi elementlerin dengeli ve ölçülü bir şekilde bir arada bulunmasıdır. Bu dengenin bozulması insan sağlığının da bozulması anlamına gelir. Yani insan bedenindeki dengenin bozulması sağlığı bozar. Kâinattaki varlıklar da insan bedenindeki denge gibidir. Dünyadaki dengeleri değiştirmek, huzuru bozmak, kaosa yol açar. Oysa itidal, denge üzere olmak, huzurun sağlanması demektir.

Toplumsal hayatta kişiler bir arada yaşamak için daha dengeli, daha itidal içinde bir tavır sergilemek durumundadır. Mutedil davranışlar, karşı tarafı dinleme ve anlamaya dayalı bir sonuçla karşılıklı saygıyı da beraberinde getirir. Oysa ifrat ve tefrit içine giren davranışlar, ya birilerinin baskısı altına girmeyle ya da birilerine baskı yapmayla sonuçlanır. Mutedil davranışlar, istişareyle karşıyı da dinleyerek onların hakkını gözetip davranışa yönlendirir. Aşırılıklardan ya da eksikliklerden uzak davranışlar, daha insani sonuçlar doğurur.

Kişinin iştah ve isteğine göre yapılacak her davranış dengeleri bozar, birilerini rahatsız eder, toplumda kaosa yol açar. Kişinin isteklerine göre değil, denge içinde, yerine ve zamanına uygun davranışlar sergilemesi kişiye ayrı bir değer katar.

Mutedil olmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduÄŸumuz bu dönemde Yaradan’ın bizleri fıtratımız üzere ölçüyü koruyan, denge üzerinde hayat süren, insanlar arasında mutedil bir iliÅŸki kuran, dini üzere sebat gösteren, sırat-ı müstakim üzere gidenlerden eylemesi dileÄŸiyle…

M. Ali AKBULUT

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.