M. Ali Akbulut: Dostluk ve Sevgi Köprüsü (10): Vefa ve Vefalı Olmak
Modern dünya hayatı insanı daha yalnızlaştırıyor. İlişkilerin koparıldığı, bireyselliğin daha ağır bastığı bir yöne doğru götürülmek isteniyor. Oysa, sosyal varlık olarak bilinen insanın yalnızlaşması, insan fıtratına uygun olmadığı gibi, psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor. Toplumsal hayat içerisinde insanın diğer insanlarla ilişkisi, onun yalnızlaşmasını önleyen bir unsurdur. Ya da, modern hayat tarzı yaygınlık kazanırken, geleneksel hayat tarzı da zayıflıyor.
İnsan ilişkilerinde sağlıklı ve kalıcı olan davranışlar vardır. Bu davranışlar, yola devam etmenin temel taşlarını oluşturur. Zira, yol arkadaşının davranışlarıyla yeni bir güç, yeni bir heyecan, yeni bir soluklanma hissedersin. Var olduğunu, yaşadığını anlarsın. Bu heyecan ve bu güç, aynı zamanda ilişkilerdeki güveni de ortaya koyması açısından önemlidir. Genel anlamda buna vefa deniyor.
Geçmişte yaşanan olayların, geçmişte verilen sözlerin, geçmişte üstlenilen sorumlulukların hatırlanması olarak bakılır vefaya. Bu yüzden, geçmişten başlayıp günümüze getirilen bu davranış, gelecek inşasında da etkilidir. Dolayısıyla vefa, geçmiş, an ve gelecek açısından önemli bir davranıştır. İnsanın kimlik ve kişiliğini gösteren bir aynadır. İnsan ilişkilerinin sağlıklı zemine oturmasında önemli bir yere sahiptir.
Peki vefa nedir?
Arapça kökenli bir isim olan vefa; sözünde durmak, ahdinde durmak, sözünü yerine getirmek, güvenilir, dürüst olmak, kadir kıymet bilmek gibi anlamlara gelir. Bağlılık, sadakat, güven gibi anlamlarıyla da öne çıkar.
İnsan davranışlarının bütün zamanları içine alan bir etkisi vardır; çünkü vefa, geçmişte başlayıp, yolda yaşananlarla ilişkileri ileriye taşıyacak bir etkidir. Verilen sözlerin hatırlanıp yerine getirilmesi, verdiği söze sadık kalınması sadece iki insan arasındaki ilişkiyi etkilemez, toplumun güven toplumu haline gelmesine zemin hazırlar. Arkadaşlık ve dostlukların yazılı olmayan kuralları içinde olup, sağlıklı sadakati ve sözünün eri olmayı yansıtan bir davranıştır. Bu ikili ilişkilerde karşılıklı bir minnet duygusuyla değil, kişilerin sorumluluğunu, insani değerleri ya da "adam gibi adam" olmayı anlatan bir davranıştır.
Vefanın güzel arkadaşları vardır: Merhamet gibi, sadakat gibi, vicdan gibi, emanete riayet gibi. Vefanın bu arkadaşları bir araya geldiğinde, sözün ağırlığı da olur, vefanın toplumda oluşturduğu güvenin sağlıklı ve kalıcı olmasını sağlarlar.
Vefanın, iman ile bağlantısı vardır. Bu da kişinin yaratılışı ile sorumluluğunun hatırlatılması anlamında önemlidir. Kulluk sorumluluğunu unutmamasına sebep olur. İnsanın, doğaya ve hayvanlara karşı vefalı olması da, onlara yönelik davranışlarında ölçüyü göz önünde bulundurması demektir.
Vefa, kişinin olgunlaşmasıdır. Geçmişte yaşanan, günümüzde hatırlanan, geleceğe güvenle bakan bir anlayışla "hamdım, piştim, yandım" diyebilmenin adıdır. Bu yönüyle de vefalı olmak, kemale ermiş kişinin sıfatı olur. Vefa, insanın insani değerlerinden biridir. Vefa, insanın olduğu her yer ve insanla bağlantılı her alanda, insani değerlerin gösterildiği bir davranıştır. İnsanın bütün hayatını kuşatan bir davranıştır.
Vefa, fedakarlıktır aynı zamanda. Yol arkadaşını yolda bırakmak değil, yoldaşının yolculuğuna katkı sağlamaktır. Dostunu bir çıkar uğruna satmak değil, dostunu da yoldaşını da zor zamanlarda hatırlamaktır.
Vefanın arkadaşları kadar, karşısında olanlar da var. En önemlilerinden ihanet gibi, yalan gibi, hile gibi, nankörlük gibi davranışlar vefasızlık olarak özetlenir. Geçmişini ve aidiyetini yok saymadır. Güne ve olaylara göre şekil alan, sorumlu değil sorunlu olan bir davranıştır. İlişkilerin kesilmesine neden olur. Toplumun huzurunu, güvenini temelden sarsar. İnanç temelli kültürümüzde, dünya ve dünyalığa dair her unsurun vefasızlığına dair vurgular vardır. Kötülenir, uzak durulması istenir.
Oysa vefa, toplumda sevgi, saygı, huzur, güven oluşturur. Geçmiş ve geleceği kaynaştırır. Geçmişin tecrübelerini dikkate alarak geleceğe daha güvenle ve daha sağlam adımlarla atılmasına katkı sağlar.
Birlikteliğin daha sağlıklı olmasını, yaşama azminin güçlü olmasını, ilişkilerin de saygı esasına oturmasına yol açar. Zira, aileden başlayarak bütün toplumun güçlü ve sağlam ilişkiler ağı ile birbirine bağlanması ancak vefalı olmakla sağlanır. Eğitim alanından, ticaret hayatına, komşuluk ilişkilerine kadar uzanan insani değerlerin bir yaşam şekline bürünmesi, güven toplumunun kökleşmesine vesile olur.
Vefa duygusu, sahiplenmeyi de beraberinde getirir. Vefalı olmak sorumluluktur. Sorumluluk duygusu vefa duygusunu da besler. Vefa, unutma değil, hatırlama ve hatırlatmadır. İşine yaradığı kadar değil, kalbine değdiği kadar muhabbet ve sevgidir. Bir semt adı değil, insani değeri yansıtan bir duruş ve davranıştır. Bazen yorulduğunda sana uzanan bir el olur, bazen susadığında sana ikram edilen serin bir bardak su olur. Yaşanmışlıkları hatırlama, ortak hafızayı yaşatmaktır vefa. Vefa eksenli insan ilişkileri, insani değerlerin de toplumda hakim olmasına imkan sağlar.
Herkesin değiştiği şartlarda onun değişmediği, mevsimlerin değiştiği fakat dostluğun bir ömür sürdüğü durumdur vefa. Yardımlaşma, dayanışma, sevgi ve muhabbeti de güçlendiren özelliğiyle, günümüz insanının en fazla ihtiyaç duyduğu davranıştır. Bencilliği, ayrışmayı, bölünmeyi, kopuşları önler.
Vefa, bilinçli bir davranıştır. İrade gösterilerek yapıldığı için de sabrı gerektiren bir davranıştır. Yapan kişi pişmanlık duymaz. Çünkü yaparken bilinçle yapmıştır ve sonucu da güzeldir. Ve tabii ki, sonuç itibariyle övülen, istenen, yapılması halinde de hem yapanın hem de yapılan taraf açısından mutluluk oluşturan bir sonucu vardır.
Sözü özü bir, ahdine sadık, verdiği sözü yerine getiren, "işittik ve itaat ettik" diyenlerden, vefadar olanlardan olmayı dileyerek.
M. Ali AKBULUT

Henüz yorum yapılmamış.