Mehmet Beyhan: Millî Bilinçten Millî Birliğe
Epstein belgelerinin küresel ölçekteki ahlâkî çürümüşlüğü bir kez daha gözler önüne serdiÄŸi, ABD–İran arasında yeni bir savaÅŸ riskinin konuÅŸulduÄŸu, İsrail saldırganlığının devam ettiÄŸi ve Suriye’deki geliÅŸmelerin sıcaklığını koruduÄŸu bir dönemden geçiyoruz. Bütün bu önemli geliÅŸmelere raÄŸmen, bu hafta “Millî bilinçten millî birliÄŸe” baÅŸlığını seçtik. Zira küresel karmaÅŸa arttıkça ayakta kalanlar, silahı güçlü olanlar deÄŸil; hafızası diri, iradesi ortak ve millî bilinci yüksek olan milletlerdir.
Bu bakımdan yazımızın baÅŸlığı yalnızca bir slogan deÄŸil; bir milletin hafızasından vicdanına, üzüntüsünden umuduna uzanan derin bir kavrayıştır. Çünkü millî birlik; tarihini ve kültürünü bilen, kendisi için istediÄŸini milleti için de isteyen, “ben” yerine “biz” diyebilen bir bilincin neticesinde oluÅŸur. Bu, farklılıkları bir ayrışma sebebi deÄŸil, toprağın zenginliÄŸi olarak görebilen bir ruh hâlidir.
Bir kasaba hayal edin… Kasabanın tam ortasında, yıllarca farklı seslere ÅŸahitlik etmiÅŸ bir çınar vardır. Yazın kavurucu sıcaklarında kasabalılar gölgesinde muhabbetin tarifsiz keyfine varır; bazen sevinçlerini paylaşır, bazen de kırgınlıklarını giderirlerdi.
Bir kış günü şiddetli bir fırtına çıkar ve herkes evine kapanır. Ansızın çınarın gövdesinden çatırdayan sesler yükselir. Kasabalılar, çınarın devrileceğini düşünerek kadını erkeği, genci yaşlısı, amiri memuru, zengini fakiri demeden koşar ve çınarın etrafında kenetlenir. Kimi ip getirir, kimi destek olur, kimi gözyaşları içinde dua eder ve çınar ayakta kalır. Kurtarılan yalnızca çınar değildir; gölgesinde yaşanan hatıralar ve altında bir araya gelme iradesi de kurtarılmıştır.
Kasaba halkı farklı düşüncelere sahip olsa da kaderleri, çınarın kökleri gibi birbirine geçmiştir. Biri zayıflarsa diğerinin de sarsılacağını görmüşlerdir. İşte millî bilinç; tarihi ve değerleri koruma iradesi, millî birlik ise zor zamanlarda kasaba halkı gibi omuz omuza durabilme kararlılığıdır.
Depremde uzanan bir el, ÅŸehit haberinde tutulan ortak yas, selde paylaşılan bir ekmek; aynı kaderin çocukları olduÄŸumuzu hatırlatır. Bir bayram sabahında aynı duaya “âmin” demek, Mustafa Kutlu’nun Vatan yazısında aynı heyecanı hissetmektir. Zira acılar ve sevinçler paylaşıldıkça millet olma bilinci, bir çınar gibi toprağın derinliklerine kök salar.
Millî birlik; birbirini anlayarak güçlenen ortak bir iradedir. Siyasi tercihine bakmadan, adalet ve merhametle muamele edebilmektir. Adalet ve merhametin olduğu yerde huzur ve barış vardır. Bugün yan yana durabildiğimiz ölçüde yarına güvenle bakabiliriz. Çünkü millet olmak yalnızca aynı toprakta yaşamak değil; aynı acıda kenetlenmek, aynı sevinçte buluşmak ve zor zamanlarda birbirinin elini bırakmamaktır.
Kurallara dayalı bir uluslararası düzenin olmadığı, haklının deÄŸil güçlünün itibar gördüğü bir dünyada Türkiye güçlü olmak zorundadır. KutuplaÅŸan deÄŸil, kucaklaÅŸan bir toplum güçlü bir toplumdur. Aşırı kutuplaÅŸmış ülkelerin dış müdahalelere ne denli açık hâle geldiÄŸi ortadadır. Bu nedenle millî bilinçten millî birliÄŸe uzanan ortak iradeyi güçlendirmek hayati bir zorunluluktur. Mesele ciddi ve derindir. Åžimdilik Åžikago’dan, güzel ülkemizin güzel insanlarına selam ve sevgiler…
Mehmet BEYHAN

Henüz yorum yapılmamış.