Güncel
İşgal hükümeti Gazze’ye giren yardımları kısıtlıyor ve ateşkesin şartlarına bağlı kalmıyor
İsrail işgal güçleri, Gazze’deki savaşı durdurma anlaşması kapsamında kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmekte hâlâ oyalama ve geciktirme taktiği uyguluyor. Bu kapsamda yardım miktarını azaltma kararı aldı ve elinde tuttuğu şehit cenazelerinin teslimine ilişkin belirlenen kurallara da uymadı.
Siyonist basında dün çıkan haberlere göre, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yaptırım uygulamayı planladığı, bu kapsamda 15 Ekim Çarşamba günü açılması planlanan Refah Sınır Kapısı’nın açılmasına izin vermeyeceği ve Gazze’ye gönderilecek yardımları azaltacağı belirtildi. Gerekçe olarak ise İsrailli esirlerin tüm cenazelerinin teslim edilmemesi gösterildi.
Daha sonra İsrail Yayın Kurumu, hükümetin Refah Sınır Kapısı’nı kapatma kararından geri adım attığını bildirdi. Buna karşılık Birleşmiş Milletler (BM), işgal organlarının Gazze’ye girmesi planlanan yardım tırlarının sayısını yarıya indirmeyi planladığına dair bir bildirim aldığını açıkladı. İsrail, ateşkes sonrasında günde yaklaşık 600 tırın geçişine izin verme sözü vermişti.
BM Genel Sekreter Yardımcısı Sözcüsü Farhan Hak, dün akşam düzenlediği basın toplantısında, “İsrail hükümetinin Filistin topraklarındaki faaliyetleriyle ilgili Koordinasyon Birimi bize resmi bir mektup göndererek, Gazze’ye gidecek tır sayısını azaltma kararı aldığını bildirdi,” dedi. Hak, “BM olarak, mümkün olan en fazla insani yardımı Gazze’ye ulaştırmak için çalışıyoruz,” ifadelerini kullandı.
BM, tüm tarafları taahhütlerine uymaya çağırarak, bu kapsamda ölen esirlerin cenazelerinin iadesi ve ateşkes anlaşmasının diğer maddelerinin, özellikle de sivillere yönelik insani yardımın kesintisiz akışının sağlanması gerektiğini vurguladı.
Bu arada, Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi (Euro-Med), ateşkesin yürürlüğe girmesine rağmen Gazze’de açlık ve yetersiz beslenme tehlikesinin sürdüğü uyarısında bulundu. Gözlemevi, Gazze’ye girmesine izin verilen sınırlı miktardaki mal ve yardımların gerçek ihtiyaçların çok küçük bir kısmını karşıladığını, İsrail’in iki yıldır uyguladığı kapsamlı abluka ve askeri saldırılarla bilinçli olarak oluşturduğu gıda ve tedarik açığını kapatmaya yetmediğini belirtti.
Gözlemevi dün yayımladığı açıklamada, İsrail medyasının, hükümetin Refah Sınır Kapısı’nı çarşamba gününden itibaren açmama ve Gazze’ye giren yardım miktarını azaltma yönünde resmi bir karar hazırlığında olduğuna dair haberlerden “derin endişe” duyduğunu ifade etti. Bu kararın, “İsrailli ölü askerlerin cenazelerinin iade edilmemesi” gerekçesiyle Hamas’a yönelik cezalandırıcı bir adım olduğu belirtildi.
Euro-Med’in sahadaki ekibinin gözlemlerine göre, İsrail cuma günü ilan edilen ateşkesten bu yana sadece 173 yardım tırının girişine izin verdi. Bu tırların yalnızca 3’ü mutfak gazı, 6’sı yakıt (dizel) taşırken, geri kalanı sınırlı miktarda gıda, temel ihtiyaç ve az sayıda tıbbi malzeme içeriyordu. Ayrıca, bazı tırlarda “temel olmayan” malzemeler de bulunuyordu.
Gözlemevi, pazartesi günü hiçbir yardım tırının girişine izin verilmediğini, gerekçe olarak “Filistinli tutukluların serbest bırakılması” meselesinin gösterildiğini, salı günü de Yahudi bayramları gerekçe gösterilerek tırların girişinin engellendiğini bildirdi. Bu durum, ateşkes anlaşmasının “Gazze’ye günde en az 600 tır yardım girmesi” şartını açıkça ihlal ediyor.
Euro-Med, İsrail’in yardım miktarını kısıtlamasının ve anlaşma gereklerini yerine getirmemesinin, sadece bir “ihlâl” değil, aynı zamanda sivillerin gıda, su ve ilaç gibi temel haklardan mahrum bırakılması yoluyla soykırım suçunun devamı anlamına geldiğini vurguladı. Gözlemevi, İsrail’in açlığı Gazze toplumunu yok etme stratejisinin bir aracı olarak kullanmaya devam ettiğini belirtti.
Açıklamada ayrıca, Gazze’ye insani yardım girişinin İsrail’in bir lütfu değil, uluslararası insancıl hukuk gereği bir yasal yükümlülük olduğu vurgulandı. Gıda veya ilaç yardımının herhangi bir siyasi veya güvenlik şartına bağlanmasının, yaşama, onur, sağlık, gıda ve su gibi temel hakların açık bir ihlali olduğu ifade edildi. Yardımların yalnızca tarafsızlık ve insani ihtiyaç esasına göre yapılması gerektiği, aksi halde kurtarma aracının yıkım ve zorla göç ettirme aracına dönüşeceği uyarısı yapıldı.
Gözlemevi, Gazze’deki iki milyondan fazla insanın son iki yıldır gerçek bir açlık ve şiddetli yetersiz beslenme yaşadığını, bunun yıkıcı etkilerinin hâlâ sürdüğünü belirtti. Çocuklarda zayıflık, kansızlık ve büyüme geriliği oranlarının görülmemiş düzeyde arttığını; yüz binlerce kadının, hamile kadının ve yaşlının bağışıklık sistemi zayıflığı ve kronik besin eksikliği yaşadığını bildirdi.
Sahadaki ihlaller kapsamında, Gazze Şeridi’ndeki hastane kaynakları, salı sabahından itibaren İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu 7 Filistinlinin şehit olduğunu, bunlardan 5’inin Gazze kentinin doğusunda bulunduğunu açıkladı. Hükümet Medya Ofisi ise İsrail’in ateşkes anlaşmasını 14 kez ihlal ettiğini duyurdu.
Ayrıca, işgal organları ateşkes anlaşması uyarınca Filistinli şehitlerin cenazelerini teslim etme yükümlülüğünü de yerine getirmiyor. Bu konuda ne sayılara ne de kimlik bilgilerine dair netlik bulunuyor.
Filistin Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi Direktörü Ahmed Mesud, dün yaptığı açıklamada, “İşgal organları dün 45 Filistinlinin cenazesini teslim etti ancak isim listesi veya kimlik bilgisi paylaşmadı. İnceleme sonrası Kızılhaç Komitesi, sadece üç ismin teslim edileceğini, diğerlerinin daha sonra tamamlanmaya çalışılacağını bildirdi,” dedi.
Mesud, “Bu durum, işgalin yükümlülüklerini yerine getirmekte isteksiz ve oyalayıcı davrandığını gösteriyor. Bu insani bir dosyadır ve kapatılmalıdır. Kurbanlara dair bilgi verilmemesi, ailelerine teslim edilip onurlu şekilde defnedilmelerini engelliyor.” ifadelerini kullandı.
Filistin Enformasyon Merkezi

Henüz yorum yapılmamış.