Sosyal Medya

Cami terbiyesini çocuklara kim kazandırır? Toplum? İmam? Aile?

Fatma BarbarosoÄŸlu / Yeni Åžafak



Cami terbiyesinden maksat nedir? Namaz kılanları rahatsız etmemek, namaz esnasında bağırarak ortalıkta dolaÅŸmamak, camiye zarar vermemek. Bunlar zaten bilinen ÅŸeyler mi diyorsunuz... O zaman ya cemaat ile yakın zamanda namaz kılmadınız ya da sizin gittiÄŸiniz caminin cemaati bu konularda zaten çok hassas olduÄŸu için istenmeyen ve beklenmeyen bir davranış ile henüz karşılaÅŸmadınız. Umarım hiç karşılaÅŸmazsınız.

Göz gördüÄŸünden mesul. Gelebilecek tepkileri göze alarak Allah rızası için baÅŸlıktaki soruya doÄŸrudan cevap veriyorum. Cami terbiyesini çocuklara toplum ve imam veremiyor. Herkesin herkesi tanıdığı bir toplum düzeni olmadığı için cemaatin çocuklara müdahale etmesinin pek çok olumsuz örneÄŸi var geçmiÅŸte.

Cami terbiyesini imamlar da veremiyor. Çünkü bazı imamlar sadece elindeki metni okuyor, cemaatin sıkıntılarını görmekten ve dile getirmekten itina ile uzak duruyor.

Bazı ebeveynler de terbiyeye, çocuklarının “sınırlandırılması”na karşı. Liberal düstur devreye giriyor: “Bırakınız yapsınlar”. Yapıyorlar. Almadıkları aile terbiyesinin sınırsızlığı ve çocuk fıtratının sınırları zorlama enerjisinden güç devÅŸirerek.

DiÄŸer taraftan her rekât arası, secdesine koyduÄŸu cep telefonuna bakan anneler/nineler, babalar /dedeler, zamanı ve mekânı idrak etme bilincini yitirdiÄŸinden, “öncelikler fıkhı”nı idrak noktasında gençlere ve çocuklara hâl ile örnek olmaları pek mümkün deÄŸil. YaÅŸlı, genç, çocuk herkes bir fotoÄŸraf karesine düÅŸecek beÄŸeni rakamları için nefesini tüketiyor. Hayatın anlamı bir fotoÄŸraf karesi, birkaç dakikalık vidyo için tarumar.

Toplumsal duyarlılık, asgari doÄŸrularda birleÅŸmek ile baÅŸlar. Lakin “tercihler dünyası” asgari mutabakat paydasını imkânsız kılıyor. “Tercihler dünyası”nın en gözü pek neferleri “sınır tanımayan sinir timi ebeveynler”. Onlar her yerde. WhatsApp gruplarında, sosyal medyada. Örgütlü bir cehalet olarak bütün güçleri ile dolaşımda: “Benim çocuÄŸum” diye baÅŸlarlar ve asla baÅŸladıkları cümleye bir nokta koymazlar. Onlar hep haklıdır. Ä°stiÅŸare edemezsiniz, fikir alış veriÅŸinde bulunamazsınız, bakın bu yanlış diyemezsiniz. Asla.

Geçtim toplumun farklı ideolojik kesimleri ile toplumsal mutabakattan, cami cemaati ve hatta bazı imamlar ile asgari müÅŸtereklerde bulaÅŸmak giderek zorlaşıyor. BahsettiÄŸim dinî ve itikadî meseleler deÄŸil. Yüzyıllardır üzerinde anlaşılmış görgü ve nezaket kurallarından bahsediyorum. Mesela?

Gençler camide oynuyor. Ellerinde futbol topu. “Fenomen hoca”lar, “çocuk dostu” imam unvanını almak için cami içinde futbol oynayan gençlerin vidyolarını çekip sosyal medyada yayınlıyor. BeÄŸeni aldıkça seviniyorlar, Yeni dünya/yeni Türkiye için rakamlar her ÅŸey demek: “Kanalıma hoÅŸ geldiniz arkadaÅŸlar.” Tarihi caminin minberi hasar görmüÅŸ ne gam. “Ama çocuklarımız eÄŸlenecek. Çocuklarımızın camide eÄŸlenme hakkını onlardan esirgeyemeyiz.”

Devir çocuk görüntüleri üzerinden fenomen olma devri. Ellerinde cep telefonu camiye gidiyor genç anne baba. Çocuktan namaz esnasında babasının sırtına çıkması istenerek vidyosu çekiliyor. Her ÅŸey çok “baÅŸarılı”. 10 yaÅŸlarındaki çocuk babasına meyveli aÄŸaç muamelesi yaparak en yukarıya tırmanmaya çalışıyor. Ah son anda kendisini çeken kameraya bakmasaydı her ÅŸey ne kadar profesyonel olacaktı. Olsun yine de çok beÄŸeniliyor vidyo. Kısa zamanda viral oluyor.

Vidyoyu seyredenler ikiye ayrılıyor.

“Ne güzel manzara, gözlerimiz ÅŸenlendi” diyenler birinci grupta,

“ÇocuÄŸa bunun yanlış olduÄŸu öÄŸretilmeli. Vidyosunun yayınlanması hiç doÄŸru deÄŸil” diyenler ikinci grupta.

Birinciler kazanıyor. Çünkü okuduklarını yanlış anladıkları, hakaret etmekte çok gayretli oldukları için ikincilerin söylediÄŸinin duyulmasına asla fırsat vermiyorlar. “Peygamber Efendimiz’in torunları da onun başına çıkmıştı” diyerek kendilerinin takvasını tescilletme yoluna gidiyorlar.

“Çocuklarınızı yedi yaşında namaza alıştırın” diyen bir Peygamber’in haÅŸa 10 yaşındaki torunları başına çıkacak. Akletmiyor ki baÄŸlantı kursun!

Evde tek başına bırakamadığı için çaresiz yanında camiye getirdikleri torunlarının her türlü tahakkümüne boyun eÄŸmiÅŸ nineler, 13 yaşındaki torununa camiye girerken başını örtmesi gerektiÄŸini anlatamıyor. Namaz esnasında cep telefonu üzerinden tik tok vidyosu seyretmemesi gerektiÄŸini anlatamıyor. Bu üzerindeki kıyafet ile camiye girilemeyeceÄŸini anlatamıyor. VeledÅŸahi toplum düzeninde torunlarına boyun eÄŸmekten baÅŸka bir ÅŸey gelmiyor ellerinden. Zira dünyaya gelmelerine vesile oldukları çocukları, hem anne babalarından çocuklarına bakım desteÄŸi bekliyor hem de “sakın benim çocuÄŸuma engel olma, terbiye verme, hiçbir konuda disipline etme!!!” diye emrediyorlar.

13 yaşındaki, çocukluk ile gençlik sınırı arasında takılı kalmış kız çocuÄŸu, kadınlar kısmında, cemaat namaz kılarken izlediÄŸi vidyolara kahkahalarla gülüyor, yanındaki teyzeler, ablalar namazını tamamlamaya çalışıyor. Bazıları saf deÄŸiÅŸtiriyor. Bazıları deÄŸiÅŸtirdiÄŸi safta baÅŸka bir çocuÄŸun “sahnesi”ne maruz kalınca bir daha camiye gelmemeye karar veriyor.

Bütün bunları cami cemaatinin yaÅŸ ortalamasının gençleÅŸmesine küçük bir katkı diye de okuyabilirsiniz elbet. Ama bir sorun var: Çocuklar camide lakin ne ezanda kulakları var ne namazda gözleri. Hele bir alışsın diyorsunuz öyle mi? Alışıyorlar, ama ellerindeki cep telefonuna ve camide eÄŸlenmeye.

“Örgütlü cehalet” farkındalık sosu ile dolaşımda. Gözünün üzerinde kaşın var demeye gelmeyecek bir alınganlık içinde, her türlü eleÅŸtiriyi püskürtmek, eleÅŸtiriyi dile getireni linç etmek için bütün imkânlar seferber.

“Sınır tanımayan sinir timi ebeveynler” gibi olmayan anneler kendi çocukları için üzülüyor.

Mesela her akÅŸam minik oyuncak çantası ile gelen 4-5 yaÅŸlarındaki kız çocuÄŸu. Sakince oturuyor annesinin yanında. Teravih namazı uzun. Yoruluyor. Annesi yere pardösüsünü sererek kızını yatırıyor. Küçük kız sessiz sakin yatıyor. Tek istediÄŸi her selam arası anneciÄŸinin onun yüzüne bakıp tebessüm etmesi. Annesi bu tebessümü hiç eksik etmiyor. Namaz bitiyor anne küçük kızının elinden tutarak yola koyuluyor.

4-5 yaşında sessizce duran kız çocuÄŸu ile 13 yaşında elinde cep telefonu tik tok vidyosu seyreden gençlik eÅŸiÄŸindeki kız çocuÄŸu aynı mekânın içinde. Birisi küçücük yaşında nerede nasıl davranılacağını öÄŸrenmiÅŸ, öteki her türlü sınırı imha edip geçmeyi “deneyimliyor”.

4-5 yaÅŸlarındaki kız çocuÄŸu kendi yaÅŸlarındaki bir çocuÄŸa bakıp kalıyor. Bakıp kaldığı kız çocuÄŸu profesyonel bir manken gibi poz veriyor ve ninesi onun vidyosunu çekiyor. ÇektiÄŸini torununa göstererek onayını alıyor. “Minik manken kız” tam bir profesyonel gibi davranıyor. BeÄŸenmediÄŸi pozu üÅŸenmeden itina ile tekrarlıyor: Tebessümünü yüzüne yerleÅŸtiriyor, elini beline koyup bir adımını öne çıkararak saçlarını savuruyor. O saçlarını savurarak poz verdiÄŸi sırada müezzin Amenerrasulü suresini okuyor. Bu çekilen vidyo yayınlanacak büyük ihtimal. Fonda müezzinin sesi önde küçük kızın “cami görselleri”. EÅŸ, dost, akraba “beÄŸenecek”. Ebeveynler, beÄŸenilerin rakamsal yükseliÅŸine bakacak durmadan. “BeÄŸeni”ler arttıkça kendilerini “biraz daha çok sevecekler”. KiÅŸisel geliÅŸim ne diyorsa o. Sonra yeni bir “rakamsal performans”. Tekasür Suresi ne söyler? Sayılanlarla nefsini şımartanlar Tekasür Suresi’ni idrak edebilir mi?

Ve yıllardır sorduÄŸum o soru giderek daha ateÅŸin bir hal alıp yüreÄŸimi yakıyor: Çocuklara ne öÄŸreteceÄŸiz? Nasıl öÄŸreteceÄŸiz?

Çocuklara öÄŸrenmeyi öÄŸreteceÄŸiz. Bir yanlıştan ders almayı, baÅŸkalarını rahatsız etmemeyi, her yerin kendine göre bir adabı olduÄŸunu öÄŸreteceÄŸiz. Toplumsal yaÅŸam ancak herkesin kendine çizdiÄŸi sınırlar ile mümkündür anlayışını öÄŸreteceÄŸiz.

Sorun ÅŸu ki 50 yıl önce bütün bunlar kendiliÄŸinden hiç fark edilmeden öÄŸrenebilecek iken günümüzde mümkün deÄŸil. Toplumsal uzlaÅŸma “benim tercihim” dayatması ile parçalanmış durumda.

Netice olarak Diyanet Ä°ÅŸleri BaÅŸkanlığı’nın “Çocuklar Camide” kampanyası için bir vidyo çekmesini öneriyorum. Ebeveynler çocuklarının cami içindeki davranışlarından mesuldür idrakini saÄŸlayacak bir vidyo.

Meraklısı için notlar:

1-Yazının içinde nine tabirini kullandım. Bazıları için nine hakaret maksadıyla kullanılıyor ve büyük ebeveynler kendilerine nine denmesinden pek hoÅŸlanmıyor. Nine kelimesini daha eÅŸitlikçi bulduÄŸum için tercih ediyorum. Erkekler nasıl dede paydasında bütünleniyorsa kadınlar da nine paydasında bütünlenmeli diye düÅŸünüyorum.

Velhasıl hakaret maksadıyla kullanmadığımın altını kalınca çiziyorum.

2-BeÅŸ-altı gün önce ÅŸu tiviti attım: “Bugün de çocuklar camide bağıra bağıra evcilik oynadı, atçılık oynadı, koÅŸtu bağırdı. Biz yine imamı duymadık. Bugün de nineler torunlarının camide göbek atan vidyolarını çekti, vaaz esnasında story attı. Ya sabır. Ya sabır.”

“Bir takım” internet siteleri, bu tivit üzerinden bendenizi attıkları manÅŸetlerle hedef gösterdi. Çocukların camiye gelmesine karşı olduÄŸum üzerinden bir “algı operasyonu” baÅŸlatıp, küfür timi ve psikolojik rahatsızlığı olan kiÅŸileri bendenize musallat ettiler. Bu algıyı baÅŸlatanların “Karşı mahalle”nin “haber siteleri” olmadığının altını kalınca çiziyorum.

3- Çocuk sesini seviyorum. Camideki çocuk sesini seviyorum. Lakin direkler arası köÅŸe kapmaca oynayan, maç eden, bağırış çığırış evcilik oynayan, cami oldukça müsait olduÄŸu halde saflar arasında oyun kuran çocukların çıkardığı sesi, seyrettikleri vidyoların sesini, hele hele ebeveynlerinin cemaatin rahatsız olduÄŸunu görmelerine raÄŸmen evlatlarına bir çift söz etmemelerini hoÅŸ görmüyorum.

4- 11 yaşımdan beri teravih namazına giderim. Ömrüm boyunca bu kadar sehiv secdesi ile namaz kıldırıldığına ÅŸahit olmadım. Bazı camilerde imamların çocuklarla imtihanı pek zor. Allah yardımcıları olsun.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.