Sosyal Medya

Rusya ile Avrupa arasındaki mücadele kızışıyor

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turgay Yerlikaya Avrupa-Rusya arasında yaşanan enformasyon savaşını değerlendirdi.



Yerlikaya'nın “Rusya ile Avrupa arasındaki mücadele kızışıyor” baÅŸlıklı analizinden bir bölüm;
 
Klasik sistemde deniz, kara ve hava unsurlarını kapsayan güvenlik doktrinleri, dijital sistemlerin her geçen gün geliÅŸmesiyle siber alanları ve enformasyonu da kapsama alanına dahil eden bir geniÅŸliÄŸe ulaÅŸmıştır.
 
Enformasyon savaÅŸları ve mücadelenin geleceÄŸi
Enformasyon savaÅŸlarında savunma ya da saldırı ekseni üzerine inÅŸa edilen mücadele konseptleri, ülkelere göre farklılıklar gösteriyor. Avrupa'da daha çok Rusya ve kısmen de Çin'in saldırgan politikalar izlediÄŸi Rusya'nın özellikle Ukrayna, Polonya, Estonya, Litvanya, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya'nın yanı sıra Batı Avrupa bölgesinde de enformasyon savaşı yürüttüÄŸü ve bu amaçla dijital platformları yoÄŸun biçimde kullandığı dile getiriliyor. Polonya'da aşırı saÄŸ ve ultra-milliyetçi hareketleri desteklediÄŸi iddia edilen Rusya'nın Litvanya'da devlet kurumlarının karar alma süreçlerini sekteye uÄŸrattığı, zaman zaman da Ukrayna'da olduÄŸu gibi internet ortamları üzerinden üretilen söylemlerle iç siyasete müdahale etmeye çalıştığı yaygın iddialar arasında. Batı'daki düÅŸünce kuruluÅŸları baÅŸta olmak üzere birçok devlet, Rusya'nın dijital alanları istismar ettiÄŸine dair raporlar yayınlıyor.
 
Kovid-19 ile artan gerginlik: Russia Today'e engelleme iddiaları
Rusya ve Batı arasında ciddi gerginliklere yol açan bu tartışma, son dönemde Rusya'nın sahip olduÄŸu uluslararası medya araçlarını ciddi biçimde etkiliyor. Avrupalı ülkeler hem Çin hem de Rusya'nın basın-yayın organlarına karşı engelleyici bir tavır takınıyor ve ilgili ülkelerin medya araçlarını “beÅŸinci kol” olarak tanımlıyor. Hatırlanacak olursa; yakın dönemde Ä°ngiltere, Çin devlet televizyonunun yayın lisansını, Komünist Parti'nin propaganda aracı olduÄŸu gerekçesiyle iptal etmiÅŸti. Benzer biçimde Almanya'da bir televizyon kanalı kurarak yayın yapmak isteyen Russia Today'e, Rusya'nın dezenformasyon siyasetinin bir aracı olduÄŸu gerekçesiyle yayın lisansı verilmedi. Fransa'da 2017'deki seçimlerin ardından CumhurbaÅŸkanı olan Emmanuel Macron ise Sputnik ve Russia Today'e (RT) akreditasyon konusunda ciddi sorunlar çıkardı.
 
Kovid-19 salgınıyla birlikte artan gerginlik, geçtiÄŸimiz günlerde YouTube'un, RT'nin Almanca yayın yapan iki YouTube kanalını iptal etmesiyle farklı bir evreye taşınmış oldu. Rusya ile Almanya arasındaki gerginliÄŸi tırmandıran bu kararı Rusya sansür olarak nitelendirdi ve sert biçimde eleÅŸtirdi. RT Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan ise YouTube'un vermiÅŸ olduÄŸu kararın arkasında Almanya'nın olduÄŸunu iddia etti ve bu yasağın, Almanya'nın Rusya'ya karşı uyguladığı medya savaşının bir parçası olduÄŸunu söyledi. YaÅŸanan bu hadise enformasyon savaÅŸları baÄŸlamında oldukça dikkat çekici. Kremlin resmi kaynaklarının, RT'ye yönelik bu tutumu en üst düzeyde eleÅŸtirileri ve Rusya'da yayın yapan Alman kanallarının da gelecek dönemde benzer bir muameleyle karşı karşıya kalacağına dair örtük tehdidi, enformasyon savaÅŸlarının geldiÄŸi noktayı gösteriyor. Her ne kadar Alman resmi kaynakları, kararın ortaya çıkmasında herhangi bir müdahalelerinin olmadığını dile getirse de Rusya tarafı konuyu sansür ve basın özgürlüÄŸü düzleminde tartışmayı sürdürüyor.
 
YouTube'un kamuoyunu manipüle eden içerik ve hesapları yasaklama konusundaki “yanlış bilgilendirme” politikasının Rusya'nın küresel haber platformlarını hedef alması, Avrupa ile Rusya arasında var olan çatışmaların gelecek dönemde artması anlamına geliyor. Avrupa/Batı ile Çin-Rusya ekseninde tartışılan enformasyon savaÅŸlarına son dönemde Ä°srail ve Körfez ülkelerinin de ciddi yatırımlar yaparak çıtayı farklı noktalara çıkardıkları biliniyor. Tüm bu geliÅŸmeler, güvenlik konseptlerinde önemli deÄŸiÅŸimlere yol açan dijital ve siber teknolojilerin ne denli önemli bir alan olduÄŸunu açık biçimde gösteriyor. Bu alanı ciddiye almayan ve kendi teknolojilerini geliÅŸtirme konusunda herhangi bir politikaya sahip olmayan ülkelerin gelecekte ne tür risklere maruz kalacağı ise farklı bir tartışmayı gerektiriyor. AA

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.