Sosyal Medya

Genç Müslümanlar için dünya rehberi– 1: Modern dünyada Müslüman olmak ve Müslüman kalmak

Müslüman olmanın ne demek olduğunu ve bununla beraber modern dünyanın da ne olduğunu konuşmamız önemli bence. Bilindiği gibi Müslüman’ın birincil anlamı, saf barış anlamına gelen İslam kelimesinden gelir.



Genç Müslümanlar için modern dünyada yaşamak, o dünyanın tam içinde bulunmak ve o modern dünyanın üstesinden gelmek mümkün. Üstelik bunu yaparken Müslüman kalabilmek de öyle.

Fakat bu başarılması göründüğü kadar kolay bir şey değil. Modern dünyada etkin bir şekilde yaşamanın bir yolunu bulmak zorundayız. Üstelik sadece gençler için değil yetişkinler için de böyle… Bunun yolunu bulmak, asıl sorularımızın peşinde olmakla mümkün. Modern dünya inanç farkı gözetmeksizin bir çok insan için temel, fıtri bir meydan okumadır. Fıtratımıza yönelik bir meydan okumayla karşı karşıya olduğumuz için zorlu görevlerimiz olduğunu da bilmemiz gerekiyor. Sorumluluklarımız ve yapmamız gerenler evet zor. Fakat bu zorlu görevler, Müslüman olmanın tam olarak nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışan genç Müslümanlar için üst üste gelen sorular ve sorunlarla yüzleşmek demektir. Elbette bu konuda hassasiyeti olan ve bunu önemseyen insanlardan söz ediyorum. “İslam, hayatınızda ne yana düşüyor” sorusunu önemseyen ve buna makul cevap arayışında olanlar için…
Örneğin, kişi Müslüman bir ailede doğmuşsa o kişinin Müslüman olduğuna kesin gözüyle bakmak kolaydır. İnsanlar, çok basitçe ailesi ve ataları Müslüman olduğundan dolayı o aileden olan kişinin de Müslüman olduğunu varsayarlar. Elbette Müslüman olmadıklarını söyleyecek değiliz. Fakat Müslüman olmak sadece Müslüman bir soydan gelmekle olmaz. Bir Müslüman, mutlaka Müslüman olmayı seçmiş olmak zorundadır. Aksi takdirde yarın sadece kağıt üzerinde Müslüman olan nesillerle karşılaşmamız mümkündür.

Genç bir Müslüman olarak kişinin mutlaka inancını seçmiş olması gerekir. Aynı zamanda da bunu beyan etmesi ve dinin şartlarını yerine getirmesi gerekmektedir. Ancak bunlardan daha önemlisi bilinçli ve istekli bir seçim yapmaktır. Kişi kendini yaratana, kainatın efendisine yemin ederek bağlılığını verdiğinin bilincinde olarak seçimini yapmalıdır. Genç veya yaşlı hiç kimsenin bu tarz bir seçim sürecinden geçmeden işlevsel ve anlamlı bir gerçek Müslümanlığa adım atmasının mümkün olmadığını düşünüyorum. Sadece diğer insanlar için değil Müslümanlar için de böyledir: İnsanın neye inandığını ve buna niçin inandığını bilmesi gerekiyor?

Belki içten içe Allah’ın varlığından şüphe edenler yada Allah’ın varlığının bilinmesinin mümkün olmadığını düşünenler yahut hayatlarındaki etkisinin farkedilemeyeceğini savunanlar için bu söylediklerimiz farklı bir soru ve farklı bir meydan okumadır.

Bu tür bir meydan okuma, insanın sadece son derece kişisel ve dürüst bir şekilde kendisiyle yüzleşmesiyle çözülür.

Bahsettiğimiz gibi, kendi sorularının peşinde olmak ve sorularıyla sahici bir yüzleşmeyi gerçekleştirebilecek olmaktır mesele. Kişi kendi eğilimlerinin ve hayattaki ilgi alanlarının ne olduğuna netlik getirmeye çalışmalıdır.
Fakat aynı zamanda bu süreç içinde kişide bir sorumluluk duygusu oluşur. Kişi gerçek hedefl erinin ve ilgilerinin neler olduğunu ölçüp tarttıktan sonra, hatta bir ölçme tartmanın gerekliliğini görmezden gelmeyi seçse bile, kişi bir şekilde farketmelidir ki hayatın yönü kişinin kendi seçimleriyle ilgilidir.

Müslüman olmanın ne demek olduğunu ve bununla beraber modern dünyanın da ne olduğunu konuşmamız önemli bence. Bilindiği gibi Müslüman’ın birincil anlamı, saf barış anlamına gelen İslam kelimesinden gelir.

Bir Müslüman, Hazreti Allah ve onun yarattıklarıyla huzur içinde yaşayan kişidir. Müslüman aynı zamanda O’nun kutsal yasalarına boyun eğendir. Bu demektir ki Müslüman, yaratıcısını tanıyan ve onun Alemlerin Rabbi olduğunu bilen ve tanıyan kişidir.

Fakat genç bir Müslümanın huzuru/barışı, hemen oluşabilen bir huzur değildir. Belki de topyekun ve hemen gerçekleşecek bir boyun eğme olmayacak. Boyun eğmeyi ve huzuru başarabilmek kolaylıkla yanlış anlaşılabilen bir süreçtir. Bazı insanlar boyun eğmenin bir huzur bulma yolu olduğu fi krine direnirler. İnsanların çoğu kendi yaratıcıları önünde baş kaldırır, çünkü anlamazlar ki Tüm Güçlerin Efendi’sine boyun eğmekte inanılmaz bir güçlenme ve huzur vardır. Bu nedenden ötürü bahsini ettiğimiz sürece katılmak ve sabırla birlikte içten ve net bir niyet göstermek gereklidir.

Niyet ve sabır gelişmeyi, dayanıklılığı ve gidilecek yönü besler, inaçlarına boyun eğmeyi ve huzuru bulmayı umanlar için. Anlaşılması gerekir ki ümit verici konu, huzur ve boyun eğmenin genç Müslümanlar için ‘Modern Dünya’da mümkün olduğudur.

Ancak bu denli bir duyuş yalnızca kişisel tecrübe ile olur. Bu deneyimde ve arayışta olan kişi daha dengeli ve içsel - dışsal yollarda ayakları daha sağlam yere basar hale gelir. Bir taraftan kişi gelişmekte olan netlik hissini, güveni ve genişleyen dengeyi kendinde farkeder. Öte yandan kişi başka birinin gelişen netlik hissini, gücü ve büyüyen dengenin içinde oluştuğunu farkeder.

Bu da bizi asıl anahtar soruya g ötürür, Modern Dünya nedir? Bana sorarsanız modern dünya ve antik dünya temelde aynı dünyadır. Tabii belli değişiklikler var bilim ve ilaçlardaki, ulaşımdaki, yemek ve tarımda ve özellikle teknolojide olan gelişmelerden ötürü. Dünyanın gelişip ilerlemiş görünmesi inkar edilemez. Teknolojideki bazı gelişmeler neredeyse mucizevi boyutlara ulaşmıştır insanlar için ulaşılabilir kıldıklarından dolayı.

Önümüzdeki ay buradan devam edeceğiz inşallah

 

Müellif: Muhyiddin Şekür / Kaynak: Cins Dergi

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.