Tercüme Haber
Dünya Rohingya Halkını Unutamaz
Onlarca yıldır zulüm gören ve kendi vatanımızda yurtsuz kalan biz Rohingyalar için bile 2017'de yaşanan şiddetin vahşeti daha önce görülmemişti. Myanmar'da bize karşı sürdürülen soykırımın bir son bulması için dünyanın yardımına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
Bu hafta, Myanmar ordusunun Arakan'a akın edip Rohingya halkına karşı korkunç bir operasyon başlatmasının üzerinden tam üç yıl geçti. Bu birkaç hafta boyunca, binlerce kadın, erkek ve çocuk öldürüldü, sakat bırakıldı ve tecavüze uğradı. Köylerin tamamı yakılıp kül edildi ve yüz binlerce insan komşu Bangladeş'e kaçtı.
Onlarca yıldır zulüm gören ve kendi vatanımızda yurtsuz kalan biz Rohingyalar için bile 2017'de yaşanan şiddetin vahşeti daha önce görülmemişti. Bugün, bizim bu kötü halimiz büyük çoğunlukla uluslararası medyada manşetlerden düştü fakat halkımız hala acı çekiyor. Myanmar'da bize karşı sürdürülen soykırımın bir son bulması için dünyanın yardımına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
Bir milyona yakın Arakanlı, Bangladeş'te, çoğunlukla Cox's Bazarın'ın güneydoğu bölgesinde mülteci olarak yaşamını sürdürüyor. Bangladeş, yaşamak için kaçan bu insanları cömertçe karşıladı ve ağırladı. Fakat aşırı kalabalık olan bir mülteci kampı, onurlu bir yaşam sürdürmek için uygun bir yer değil. Rohingya çocuklarının bütün jenerasyonu, acınacak koşullar içinde, eğitim almak için çok az bir imkanla ve gelecek için umutla büyüyor.
Mültecilerin en çok istediği şeye evlerine, Myanmar'a geri dönmek fakat bu, bugün için mümkün değil. Arakan'da kalan 600.000 kişi bir açık hava hapishanesinde yaşıyor. Yaşamlarının her yanı devlet tarafından kontrol ediliyor: Birinin okula okumak, geçimini kazanmak ya da hastaneye gitmek amacıyla köyünden ayrılması için genellikle özel bir izin alması ya da yüklü bir rüşvet ödemesi gerekir.
Şu anda Myanmar 8 kasımda genel seçim yapmak için hazırlanıyor. Bu, Aung San Suu Kyi'nin Ulusal Demokrasi Birliği'nin ezici bir çoğunlukla seçimi kazandığı ve onlarca yıldır devam eden askeri yönetimi sona erdirdiği tarihi seçimden bu yana ilk seçim olacak. O dönemde çoğu Rohingyalı, Ulusal Demokrasi Birliği'ni destekliyordu, ancak o zamandan beri parti politikalarıyla ciddi bir şekilde hayal kırıklığına uğramış durumdalar. Aung San Suu Kyi ve sivil hükümeti, ordu faaliyetlerini desteklemeyi sürdürerek ve uluslararası platformlarda sahada olanları inkar ederek bize karşı yapılan bu soykırımın suç ortağı olduklarını kanıtladılar.
Pek çok Rohingyalı geçmişte oy kullanabiliyor ve seçimlerde aday olabiliyorlardı fakat bugün her ikisinden de men ediliyorlar. 2015'te Myanmar, Rohingya halkından kendilerine oy kullanma hakkı veren geçici vatandaşlık belgelerini beklenmedik bir şekilde geri aldı. Bu yıl, yetkililer seçimlere katılmak için kayıt olmaya çalışan Rohingya halkına mensup kişileri, ailelerinin vatandaşlık sahibi olmadığını bu nedenle onların da kriterleri karşılamadığını iddia ederek reddetti. Bu, bu adaylardan bazılarının daha önceki seçimlerde aday olmasına izin verilmiş olmasına rağmen yaşandı.
Bununla birlikte Rohingyalar için hala bir umut ışığı var: uluslararası adalet sürecinin arkasındaki hareket gücü. Geçtiğimiz kasım ayında Gambiya, Myanmar'a Rohingya halkına karşı soykırım yaptıkları suçlamasıyla Uluslarası Adalet Divanı'nda dava açtı. Birkaç gün sonra, Uluslararası Ceza Mahkemesi, Myanmar ordusuna insanlığa karşı işledikleri suçlardan dolayı soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Bu yılın Ocak ayında, Uluslararası Adalet Divanı Myanmar'a Rohingya halkına karşı soykırım uygulamalarına son vermesini ve bu emirlere uymaları konusunda düzenli olarak rapor vermesini emretti. Ancak hükümet, Arakan'daki koşulları iyileştirdiğini iddia etmesine rağmen gerçekte hiçbir şey değişmedi. Pandemi bölgeyi kasıp kavururken ordu ve silahlı gruplar arasındaki çatışmalar yoğunlaştığı için Rohingya halkı için koşullar bu yıl daha da kötüleşti.
Kendi organizasyonum, Burma Rohingyaları Örgütü, Aung San Suu Kyi, hükümeti ve ordusu hakkında Arjantin yargısı önünde dava açtı. Bu, bazı çirkin suçların nerede işlendiğine bakılmaksızın herhangi bir yerde yargılanabileceği görüşünü savunan evrensel yargı ilkesine dayanıyor.
Fakat bu çabaların etkili olması için uluslararası toplumun desteğine ihtiyacımız var. Geçtiğimiz üç yılı dünyaya, bu zor durumumuz hakkındaki aynı hikayeleri tekrar tekrar anlatarak geçirdik. Bunun karşılığında, sempati ve boş vaatlerden bir tık fazlasını elde ettik.
Dünya, Rohingyalara yardım etmek için somut bir harekkette bulunmadı. Myanmar'a karşı işledikleri suçlara dair çok güçlü kanıtlar olmasına rağmen, bizim gerçeğimiz değişmedi: Gerek Arakan'daki köylerde gerekse Bangladeş'teki mülteci kamplarında, Rohingya halkı acı çekiyor.
BM Güvenlik Konseyi, üç yıl boyunca hiçbir şey yapmadı. ABD ve AB, güvenlik güçleri mensuplarına bireysel yaptırımlar uyguladı fakat askeri liderliğe baskı yapmakta yeteri kadarı ileri gitmediler. Ayrıca "soykırım" terimini kullanmayı da reddettiler. Çünkü bu terimi kullanmak, bazı yasal sorumlulukları da beraberinde getirecekti.
Rohingyalar sadece kendi ülkelerinde onurlu bir yaşam sürmek için bir fırsat istiyorlar. Bizi vatansız bırakan ve kendi evlerimizde esir eden bu zulüm derhal son bulmalıdır. Bunların tekrar yaşanmasını engellemek için bize karşı uygulanan bu şiddetten sorumlu olanlardan hesap sorulmalıdır.
Bunlar büyük fakat imkansız olmayan görevler-- tarih, soykırım rejimlerinin çok uzun yaşamadığını gösteriyor. Umarım, bir yıl sonra, bir sonraki yıldönümünde, bunu gerçekleştirmeye biraz daha yaklaşmış oluruz.
Kaynak: Aljazeera English Haber ajansı Mütercim: Ayşe Bilge-Düşünce Mektebi

Henüz yorum yapılmamış.