Sosyal Medya

Yaşama ve insan arasındaki denge

İnsan yaşamını sürdürürken aklından ziyade duyguları ile hareket eder. O nedenle insan eğitiminde duyguların terbiye edilmesi ve denge üzerine oturtulması esastır. Günümüzde hayatın hemen her alanında bir israf furyası ile karşı karşıyayız. Zamanı, sevgiyi, emeği, ekmeği israf eden insanlar, bunun getirdiği felaketin farkında değiller.



Allah evrende hacmi ve kütlesi olan her varlığı bir denge üzerine yaratmıştır. Ne az ne çok, ne uçlarda ne de sonlarda, her şeyin yeri, bir ölçüsü ve değeri var. Allah’ın üst bir konumda yarattığı insan değerli bir varlıktır ancak itidal sınırlarını aştığı vakit kendini kutsamaya ve varlıklar üzerinde tahakküm kurmaya başlar. O nedenle kişi sahip olduğu değerin nereden geldiğinin ve neye göre şekillendiğinin idrakine varması gerekir. Hayatımıza anlam katan dostlarımız, tanıdığımız ya da tanımadığımız kişiler, aynı havayı soluduğumuz canlıların ve her zerrenin doldurduğu bir boşluk, ifa ettiği bir görevi vardır. Zira Allah hiçbir şeyi boşuna yaratmamış, her varlığa bir sorumluluk yüklemiştir. Taş taş olmakla sorumludur, ağaç ağaç olmakla, ahsen-i takvim üzerine yaratılan insan ise hak ve adaletin tesisini sağlamakla görevlidir. 
 
Yaşamlarını tevhidi eksen çerçevesinde sürdüren kişiler varlık âleminde yer alan sesi, nefesi ve kütlesi olan her varlığa değer verir ve Allah’ın biçtiği kadere rıza gösterirler. Bu bir dengedir. Peki dengenin ortadan kalktığı noktada hangi tehlikeler ortaya çıkar? Böyle durumlarda hangi engellerle karşılaşırız? Allah’ın koyduğu düzen bozulduğu anda kaos, kargaşa, şiddet ve nefrete karşı savunmasız hale geliriz ve bir çıkış yolu aramaya koyuluruz.
 
İnsan yaşamını sürdürürken aklından ziyade duyguları ile hareket eder. O nedenle insan eğitiminde duyguların terbiye edilmesi ve denge üzerine oturtulması esastır. Mesela öfke her insanda potansiyel olarak vardır, ne zaman bir haksızlık ortaya çıksa, sorumluluk taşıyan her kişi adaletin ikamesi için harekete geçer ve öfkesini kontrollü şekilde kullanır. Nefsinin esaretinde yaşayan kişiler ise öfkeyi şeytani taleplerine kurban eder ve yeryüzünde fesat çıkarırlar. Sevgi doğru kişiye doğru zamanda ve yeterli miktarda aktarıldığında hedefine ulaşır ve hem verene hem de alana katkı sağlar. Ancak sevgiyi yanlış vakitte, yanlış şekilde ve hak etmeye vermek israftır.
 
Günümüzde hayatın hemen her alanında bir israf furyası ile karşı karşıyayız. Zamanı, sevgiyi, emeği, ekmeği israf eden insanlar, bunun getirdiği felaketin farkında değiller. Oysa israf edilen her şeyde diğerlerinin hakları vardır. Suya, ekmeğe, havaya tek başına sahip olamayız, böyle bir hakka sahip değiliz…
 
 
Fatma Tuncer / Milli Gazete

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');