Sosyal Medya

Kudüs için atılan sloganların, düzenlenen mitinglerin ne faydası var?

Kudüs için 120.000 şehit verildi son 100 yılda. Biz en azından birkaç saat bedenimizi yorabilir, Kudüs mitinglerine şartsız kayıtsız dahil olabiliriz. Mezhebin, meşrebin, dilin ve hatta dinin bile ne olursa olsun yakında Kudüs için düzenlenecek büyük mitinge imkanın varsa katılmanı tavsiye ederim.



Rabbim nasip etti, 5 defa Gazze’ye gittim.
Bunun 2 defasında bombardıman devam ediyordu.
Farklı, çok farklı bir dünya, çok özel muharebe günleri.
İnsan farklı, tepkileri farklı, insanların ölüm karşısında aldıkları tepki farklı.
Orada insanlar canlarını tereddüt etmeden veriyorlar, sloganın adı mı olur?
Gecenin bir vakti İstanbul’da, Ankara’da ara sokaklarda slogan atmanın ne anlamı var? 
 
*
Bir süredir sloganların anlamsızlığına ve mitinglerin gereksizliğine inanmıştım.
Gazze’de savaş devam ediyor, insanlar parçalanıyordu.
Direnişin öncülerinden birinin evine misafir olduk.
Bir önceki savaşta annesi, babası, bütün kardeşleri, yengeleri ve yeğenleri toplu halde şehit olmuş.
Bir evden 16 cenaze çıkmış.
“Bir damla gözyaşı dökemedim” dedi arkadaşım.
Savaş hali başkadır. Herkes direnişin öncülerinin ailesine gözünü diker.
Ayakta kalmanız gerekir.
Savaşın o kızgın anlarında 1500 insan toprağa düşerken siz feryat edemezsiniz.
“Ağlamadım, dimdik durdum” dedi arkadaşım. 
“Programlar yaptık, çekimler yaptık, bombalar altında inleyen bu halka moral lazımdı, motivasyon gerekiyordu…”
“Ama savaş devam ediyor, bombardıman devam ediyor, şehit vermeye devam ediyoruz.”
“Elektrik yok, şehre elektrik çok kısıtlı zamanlarda elektrik  verilebiliyor.”
“Günde birkaç saat elektrik verilebiliyor ve biz bu sürede hemen telefonlarımızı şarj ediyoruz.”
"Hemen TV başına koşuyoruz elektrik gelir gelmez."
“Telefonlarımızdan, televizyon ve radyolardan dünyadaki gündemi takip ediyoruz.”
“Biz bombalar altında can verirken dünyada neler oluyor?”
“Kim bizim için bir şeyler yapıyor, kim Gazze için hangi adımı atıyor?”
Arkadaşım anlatırken bile çok duygulandı.
“Açtım El Cezire’yi. İzliyorum. Birden TV, İstanbul’dan yayına başladı.
İstanbul’da bir meydan.
İnanılmaz kalabalık.
On binlerce insan, belki yüzbinlerce…
Hep bir ağızdan Gazze için slogan atıyor, acımızı paylaşıyor, miting yapıyor….
Ağladım,
Hüngür hüngür ağladım.
Annem, babam, ailem, her şeyim gittiğinde ben tek damla gözyaşı dökmedim ama Türkiye’de o meydanları dolduran kardeşlerimin haykırışları beni hüngür hüngür ağlattı.
Odadaki herkes, hepimiz dakikalarca ağladık.”
*
Arkadaşım anlattı, ağladı, biz ağladık.
O mitingdeydim bir önceki savaş esnasında.
Erbakan Hocam mücadeleye devam ediyordu.
Şişli’de toplanmıştık.
Çağlayan’da.
Kendimiz çalıp kendimiz oynamadık.
Bir umut oldu o sloganlar.
Kendim birebir direnişin kalesinde gördüm ve yaşadım bunu.
 
*
Kudüs mitingleri asla önemsiz değildir.
Kudüs için atılan her adım kıymetlidir.
Kudüs’ün kendi iç dünyamıza, öz yurtlarımıza ve ailelerimize olduğu kadar sadece Kudüs ve çevresindeki Müslümanlara değil dünyanın her yerindeki kardeşlerimize büyük katkıları var.
Kudüs, ümmeti yetiştiriyor.
Kudüs bizi ümmete bağlıyor.
Kudüs için bari slogan atalım.
Slogan atamıyorsak bile bedenlerimizle orada olalım.
Sırf kalabalığı artırmak bile bazen çok ama çok anlamlı olabiliyor.
Kudüs için 120.000 şehit verildi son 100 yılda.
Biz en azından birkaç saat bedenimizi yorabilir, Kudüs mitinglerine şartsız kayıtsız dahil olabiliriz.
Mezhebin, meşrebin, dilin ve hatta dinin bile ne olursa olsun yakında Kudüs için düzenlenecek büyük mitinge imkanın varsa katılmanı tavsiye ederim.
Vesselam
 
Mustafa Uzun 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM