Sosyal Medya

Rasim Özdenören: Irkçılığı sabit sıradan bir yazara nobel verilmesi

Bu yıl Nobel Edebiyat Ödülü yazar Peter Handke’ye verildi. Ödülün parasal karşılığı 9 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 900 bin avro) tutuyor.



Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkelerin bu yılki edebiyat ödülünün Handke’ye verilmesini protesto sadedinde törene temsilci göndermediği bildiriliyor.
 
Ayrıca birbirinden farklı mahfiller tarafından, Bosna Hersek’te işlenen soykırımı inkâr eden ve her fırsatta eski Sırp lider Slobodan Milosevic’e duyduğu hayranlığı dile getiren Avusturyalı yazar Peter Handke’ye ödül verilmesi protesto edildi ve İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nin kararını gözden geçirmesi talep edildi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Nobel Edebiyat Ödülü’ne sert tepki gösterdi ve bu yılki ödülü: “Utanç verici ve rezalet” olarak niteledi.
 
Bu ödül bazı yıllar tarafgir davrandığı, ideolojik kayırmalara yer verdiği için tepkilere yol açmıştı.
 
Daha önce de bir münasebetle ifade etmiştik, sanat ve edebiyat ürünlerinin bizzat müellifi tarafından bir maksada veya herhangi bir ideolojiye alet olarak meydana getirilmesi bir şeydir; aynı ürünün müellifinin dışında kalan güçler tarafından siyasaya alet edilmesi başka bir şeydir.
 
Yazarın ideolojik tutumunun tartışılması edebiyat alanının içinde kalır. Yazar meydana getirdiği ürününün onun siyasal görüşünü ne ölçüde yansıttığı tartışması edebiyat alanının içinde kalır ve bu kapsamda tartışmaya yol açar.
 
Oysa sanat ve edebiyat dışı “güçlerin”, aynı ürünü siyasal çıkar için kullanmak üzere istismar etmesi, olayı şaibeli hale getirir.
 
Vaktiyle bir Soljenitsin veya Pasternak, yaşadıkları dönemde, muhalefet ettikleri Sovyet rejimini, edebiyat ölçülerini zedelemeden romanlarında eleştirdiler. Bu durum, edebiyatın iç değerlerini ihlâl etmeden gerçekleştirildiği için meşrudur. Ancak aynı yazarların, aynı ürünleri, edebiyat dışı bir güç tarafından (diyelim ki Nobel Ödülü organizasyonu veya CIA tarafından), siyasal maksatlara alet edilirse, burada, o işin meşruiyeti tartışmalı bir hale dönüşür.
 
Vaktiyle soğuk savaş döneminde ve halen, CIA’nin kültürel savaşta, birçok ünlü yazarın (Ignacio Silone, Raymond Aron, Arthur Koestler, George Orwell, J.P. Sartre, vb) hizmetinden yararlandığına ilişkin bir haber yayınlanmıştı (17 Haziran 2002 tarihli Yeni Şafak). Adı geçen yazarların siyasal görüşleri CIA ile yüzde yüz örtüşse bile, onların adı geçen kuruluşa ve o kuruluşun siyasal emellerine kişisel olarak hizmet etme durumu ile, eserlerini aynı emele alet etme durumunu birbirinden ayırmamız gerekir, diye düşünüyorum.
 
CIA’nin bu yazarların hasbî olarak meydana getirdiği eserlerden istifade etmesi anlaşılabilir bir olaydır. Ama aynı kuruluşun, bu yazarlara eser sipariş etmesi işin mahiyetini tümüyle değiştirir.
 
Handke’nin durumu da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Yazarın iflah olmaz bir ırkçı olduğu sabit… Yazarlık değeri ise sıradan… Nobel ödülü üstün başarılı yazarlara ve bilim adamlarına mı veriliyor, yoksa İsveç Kraliyet Akademisi’ne bir biçimde hulul edenlere mi? Akademi’nin bu tutumu tartışılmalı bence…
 
 
Kaynak Yenişafak

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');