Doların seyri ne olacak? Piyasalara Yön Veren 7 Yeni Gelişme
Follow @dusuncemektebi2
Küresel piyasalar ve İstanbul Borsaı, hâttâ Dolar/TL kuru ne seyir izleyecek? Herkes bu sorunun cevabını arıyor. Cevap ise hepsi de son 1-2 gün içinde kendini gösteren 7 ayrı etkene bağlı. En az birinde mutlak bir iyi haber gelmezse haftalardır süren yükseliş devam eder mi? Orası çok şüpheli. Peki o 7 etken ne ve nereye evriliyor?
İşte o etkenler:
- Fed Başkanı Powell’ın konuşması: Fed Başkanı Jerome Powell dün Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’nde konuştu. Türk basınında daha çok “Fed bilançosu hakkında bir duyuruyu çok yakında yapacağız” gibi oldukça belirsiz bir sözü başlıklara çıktıysa da Powell önemli 2 şey söyledi aslında. Neydi bu iki önemli tespit: 1. Powell, ABD hükümetinin mali politikasının ve dolayısıyla bütçe açığının bu şekilde sürdürülemez olduğunu söyledi. Ve daha önemlisi 2. Bugünlerde 4 triyon dolar seviyesinde olan Fed bilanço büyüklüğünü küçültme operasyonunu durdurmaya yönelik bir planı çok yakında açıklayacağını ifade etti. Yani her ne kadar belirsiz bir ifade olsa da bahsedilen plan bilanço küçültmenin durdurulması yönünde bir plan… Yani para politikasında bir sıkılaşma beklenmiyor. Özetle Powell para politikasında bir gevşeme hedefliyor ama bunun için maliye politikasında da hükümetin bir sıkılaşma adımı atmasını umuyor. Yani bir cins politika “mix”i (bileşimi) arzuluyor. Piyasalar bu konuşmaya ne tepki gösterdi derseniz? Daha çok bekle ve gör tepkisi… En bariz tepki daha doğrusu tepkisizlik ABD dolarından geldi ve hemen hiç hareket olmadı. Yine de önümüzdeki günlerde bir plan açıklanırsa özellikle bizim gibi gelişen piyasalar ülkeleri borsaları için olumlu olabilir.
- Çin-ABD Ticaret Görüşmeleri: ABD ile Çin arasında uzun süredir devam eden ticaret görüşmelerinde son haber akışı görüşmelerde ABD’yi temsil eden ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer’dan geldi. Amerikalı yetkili “Çin’in daha fazla ABD ürünü alması anlaşma için yeterli değil” yorumunu yaptı. Lighthizer ayrıca, “Çin ile gerçekleşen müzakerelerin sonuçlarını tahmin etmek için henüz erken. ABD teknoloji transferinde ve fikri haklarda yeni kurallar istiyor. Çin’le anlaşma imzalandıktan sonra bile çok uzun bir süreç olacak. Ve bu anlaşma tüm sorunları çözmeyecektir.” dedi. Özetle bu cephede de borsalar için yakın planda belirgin bir ümit, belirgin bir iyimser vaat yok. Gerçi bu açıklama daha çok bir pazarlık unsuru olarak görüldü ve son dönem borsaları yukarı çeken en önemli gelişmelerden biri olan Çin-ABD ticaret savaşlarının anlaşmayla biteceği beklentisi şimdilik fazla zarar görmedi. Nitekim New York Borsası karışık seyirle kapandı. ABD’de endeksler yoğun gündemin ardından günü karma seyirde tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 0,28 düşerek 25.985,16 puanda seyretti. S&P 500 Endeksi yüzde 0,05 azalarak 2.792,38 puanda, Nasdaq endeksi yüzde 0,07 yükselerek 7.554,51 puanda seyretti. Velhasıl borsalar da Powell ve Lighthizer’ın konuşmalarından net bir yön tayine edemedi ve “bekle gör”ü tercih etti.
- Dış politika gerginlikleri: Baş merak unsuru ABD-K. Kore gerginliğinin nereye doğru seyredeceği… ABD Başkanı Trump ve Kuzey Kore Lideri Kim Yong Un arasında Hanoi’de gerçekleştirilen görüşmeler sürerken Trump, “Kuzey Kore ile nükleer anlaşma yapma konusunda acele etmeyeceğim. Önemli olan doğru bir anlaşma yapmak” dedi. İkili bugün ortak bir imza töreni düzenleyecek. Şimdilik ABD’nin taktiği Çin ile ticaret anlaşmalarındaki taktik ile aynı. Görüşmelerin yapıldığı Hanoi’den gelen son açıklama ise Piyasalar için biraz ümit kırıcı: “ABD yönetimi, Başkan Trump ve Kuzey Kore lideri Kim arasında Vietnam’da yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını açıkladı.” Üstelik bir de ortaya Pakistan-Hindistan gerginliği çıktı. Hindistan’ın tam seçimleri öncesi Pakistan’ı bombalaması, Pakistan’ın da iki Hint savaş uçağını düşürmesi iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Dünyayı endişelendiren temel gerçek ise her iki ülkenin de nükleer silah sahibi oluşu. Pakistan Başbakanı İmran Han’ın dün Hindistan’a yönelik ılımlı bir konuşma yapması ümit verici oldu İmran Han “Sizin ve bizim elimizdeki silahlar dikkate alındığında, yanlış hesaplamaların altından kalkabilecek durumda mıyız? Tansiyon yükselmeye devam ederse ne olur? Oradan sonrası Başbakan Modi ve benim elimde değil. Sizi bir kere daha diyaloğa davet ediyorum. Sağduyu hakim olmalı. Sorunlarımızı diyalog yoluyla çözmeliyiz.” Dedi. Fakat geçmişte birkaç kez sıcak savaşan ve kanlı çatışmalara imza atan bu iki ülkenin savaş geçmişi de ortada.
- Brexit: Bir diğer dış belirsizlik İngiltere ve Berxit’ten kaynaklanıyor. Burada ufak da olsa olumlu gelişmeler var. Ya da piyasa öyle algılıyor. İngiliz parlamentosu dün yaptığı oylamada May’in Brexit takvimine destek verdi. Sürçten haklı olarak kafası karışanlara kısa özet verecek olursak, İngiltere Başbakanı Theresa May, evvelki gün yaptığı konuşmada, revize edilmiş Brexit anlaşmasının 12 Mart’ta sunulacağı parlamentoda reddedilmesi halinde 13 Mart’ta “anlaşmasız ayrılık” seçeneğinin milletvekillerinin onayına sunulacağını belirtmişti. May, “İngiltere AB’den 29 Mart’ta anlaşmasız olarak ancak parlamentonun açık onayı olursa ayrılacak.” açıklamasını yapmıştı. May, bunun da reddedilmesi halinde 14 Mart’ta “Brexit’in ertelenmesi” seçeneğini parlamentoya sunacağını söylemişti. Bu ertelemenin kısa süreli ve bir defaya mahsus olması gerektiğini belirten May, bunun için de haziran ayının sonunu işaret etmişti. “Erteleme, anlaşmasız ayrılığı masadan kaldırmamalı.” ifadesini kullanan May, “Bu ancak bir anlaşma sağlanmasıyla veya 50. maddenin iptaliyle mümkün olur ki bunu yapmayacağım.” değerlendirmesini yapmıştı. Hatırlanacağı üzere May’in AB ile vardığı Brexit anlaşması 15 Ocak’ta parlamentoda “tarihi” diye nitelendirilen oylamada ezici bir çoğunlukla reddedilmişti. Özetleyecek olursak bu cephede de belirsizlik sürüyor ama en azından 15 gün sonra İngiltere kendini pat diye anlaşmasız olarak dışarıda bulmayacak. Nitekim Pound da bunu ehveni şer görmüş olacak ki % 0,4 puan yükseldi dolara karşı.
- Çin Üretimindeki Düşüş Endişesi: Çin’de resmi (bir de özel sektör ölçümü var) imalat sektörü satın alma yöneticileri endeksi (PMI) Şubat ayında 2016’dan bu yana en düşük seviyesine geriledi. İnşaat ve hizmet sektörü faaliyetlerini gösteren imalat dışı PMI da, Ocak ayındaki seviyesi olan 54,7’den 54,3’e geriledi. Çinli ekonomistler ekonominin iyi durumda olmadığı ve daha fazla mali ve parasal genişlemeye ihtiyaç duyulduğu yolunda beyanatlar verdiler. Yukarıdan bu yana saydığımız gelişmeler dışında özellikle Asya piyasalarını ve Asya kurlarını en fazla etkileyen gelişme Çin ekonomisindeki sallantılar. Nitekim PMI ile birlikte Asya hisseleri düştü. Tokyo’da Japon Topix endeksi gün ortası % 0,3 düştü. Güney Kore Kospi endeksi % 0,5 ve Şangay Bileşik Endeks % 0,4 düştü. Japon Yeni çok hafif (binde 1 oranında) yükseldi.
- Petrol fiyatı: Petrol fiyatı yaklaşık 1 aydır yükselişini kararlı şekilde sürdürüyor. Dün de Teksas hafif petrolü % 2,6’lık yükselişinden sonra yerini korudu. Sebep ise OPEC üyeleri ve müttefiklerinin arzı kısıtlı tutacaklarına olan inanç ve ABD petrol stokları rakamında açıklanan düşüş.
- Tahvil fiyatları: Çin ekonomisinde durgunluk ve yukarıda saydığımız belirsizlikler güvenli liman tahvillerine yarıyor. ABD 10 yıllık tahvil fiyatları yükseliyor ve bunun sonucu getiriler düşüyor. ABD 10 yıllıkların getirisi 2,67’ye kadar düştü.
Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM

Henüz yorum yapılmamış.