Güncel
Kâğıt üretilmeyen ülkede kâğıt israfı: Sosyal medya fenomenleri her ay bir kitap çıkarıyor
Follow @dusuncemektebi2
Vasıfsız sosyal medya fenomenleri sürekli kitap çıkarıyor, sayfalarında hiçbir bilgi olmayan yüzlerce kitap raflara yerleşiyor...
Vasıfsız sosyal medya fenomenleri sürekli kitap çıkarıyor, sayfalarında hiçbir bilgi olmayan yüzlerce kitap raflara yerleşiyor; çocuk kitaplarında cinsel istismar, şiddet detaylıca anlatılıyor. Türkiye’de yayıncılık ve kitap sektörünün özeti bu şekilde. Ticari kaygıyla basılan kitaplarla çocuk ve toplum gelişimi yerle bir ediliyor.
SIKINTI BiTMiYOR
Yayıncılık ve kitap sektöründe sıkıntı bunlarla bitmiyor. Okuma oranının yüzde 0,1 olduğu Türkiye’de çıkan kitaplar adeta kâğıt israfına dönüşmüş durumda. Hiçbir vasfı olmayan sosyal medya fenomenleri her ay bir kitap çıkarıyor, sanat ve bilgi anlamında hiçbir değeri olmayan yüzlerce kitap raflardaki yerini alıyor. Söz konusu kitapların çocuklara ve topluma etkisini Uzman Psikolog Kerem Gümüş Milli Gazete'ye değerlendirdi. Kitapların nasıl bu kadar rahat basıldığı ve yayıldığını ise şair, sinema yazarı Serdar Arslan ile konuştuk.
Son dönemde cinsel istismar, aile içi şiddet ve benzeri uygunsuz yazıların olduğu çokça kitap raflarda yer almaya başladı. “Çocuk kitabı” etiketiyle satılan kitaplara sosyal medyada yoğun tepkiler gösteriliyor. Tepkiler sonucunda satışı durdurulan ve toplatılan kitaplarla alakalı yazar ve yayınevlerinden skandal açıklamalar yapılıyor. Kitapta cinsel istismarı, şiddeti detaylıca anlatan yazar “Farkındalık oluşturmak istedim” derken, yayınevi ise “Basıldıktan sonra haberimiz oldu” diyor.
“ACIMADAN ÇOCUKLARI HEDEF ALIYORLAR”
Millî Gazete’ye konuşan Uzman Psikolog Kerem Gümüş, modern zamanın hassas kavramları parçaladığı bir dönemde olunduğunun altını çizerek, “Özgürlük başlığı altında farkındalık uyandırmak isteyen yazarımsı kişiler, hiç acımadan çocukları hedef alıyor. Çünkü kandırılması en kolay en savunmasız kişiler çocuklar. İnsanlar, özellikle çocuklar, televizyon izlerken internette dolaşırken yahut masal, roman okurken bilinçleri tamamen kapanıyor. İzledikleri, okudukları ne varsa gerçekten yaşıyormuş gibi hissediyor, reaksiyon veriyor. Yani anlayacağınız, bilinçli düşünemedikleri gibi aynı zamanda bilinçleri farklı şeylere yönleniyor. İzlenilene, okunana ve dinlenilene odaklanıyor. Neyi izliyorsa, neyi dinliyorsa kafasında o model oluşuyor” dedi.
“ÇOCUKLARIN BİLİNÇLERİ YÖNLENDİRİLİYOR”
“En basit örneği uzun süre televizyonlarda, kitaplarda üvey anne/baba sendromuna maruz kalan bir ülkeden bahsediyoruz” diyen Gümüş, “Medya âleminde üvey anne-baba için kızgın, öfkeli, çocuğuyla rekabet içinde, kötülük eden, aç bırakan, eziyet eden, kıskanç bir karakter çizildi. 7 Cüceler masalında üvey anne, rekabet ve güzellik adına elma yedirerek üvey kızını öldürdü. Bir başka dizide kız üvey babasını öldürdü. Çocukların bilinçleri yönlendiriliyor. Bilinci yönlendirilmiş çocuklar, fiziksel olarak gelişse de duygusal ve zihinsel anlamda bizden çok uzakta ve gelişmemiş bireyler olarak karşımıza çıkar” ifadelerini kullandı.
“EDİTÖRYAL MÜDAHALENİN ARTIK HAKKIYLA YAPILMIYOR”
Şair ve sinema yazarı Serdar Arslan, yaptığı açıklamada, editöryal boşluk olduğunu belirtti. Arslan, “Bu durum, yayıncılığın en önemli aşaması olan editöryal müdahalenin artık hakkıyla yapılmadığını gösteriyor. Editörün müdahalesinden yazılana müdahaleyi kast etmiyorum. Yapılan yayının yayınevi ilkeleri, yayıncılık prensipleri ve de diğer toplumsal kabuller açısından denetimini kast ediyorum. Böylesi bir değerlendirmeyi geçtim, redaksiyon ve son okumaların bile yapılmadığını gösteriyor birçok yayın. Yazarlar da her zaman için kendini temize çıkarabilecek manevra alanına sahip oluyor” dedi.
TİCARÎ KAYGILARLA YAPILIYOR
Son dönemde artış gösteren kalitesiz kitaplar hakkında konuşan Arslan, “Burada bir arz talep meselesi de var şüphesiz. Bu tarz yayıncılık için popülerse şayet, arz-talep durumu geçerli bir neden. Bu tarz yayınlar sonuçta ticari kaygılarla yapılıyor. Ne yapılabilir kısmına gelince, işin aslı pek yapılacak şey yok sanki. Tüccar parasını kazanacak, sanatçı da sanatını icra edecek. Tüccarın hiçbir zaman eseri, sanatçının da parası olmayacak” dedi.
Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM

Henüz yorum yapılmamış.