Sosyal Medya

Özel / Analiz Haber

Atatürk alaturka muskiyi neden yasakladı?

O günler inkılâp günleridir ve ortalığı birden bir "musiki inkilâbı" tartışması kaplar. Tartışmalar birkaç gün içerisinde resmiyet kazanır ve zamanın "Maarif Vekâleti Sanayi-i Nefise Encümeni" yani "Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Komisyonu", resmî belgelerde "alaturka" diye geçen Tük Müziği'nin eğitiminin yasaklanmasına karar verir.



Düşünce Mektebi Haber Merkezi

Bir iktidar alanı olarak müzik: “Musiki İnkılâbı”, Cumhuriyet döneminin modernleştirme çabalarından biri midir? Müge Neda Altınoklu Giriş Tarihsel süreç içerisinde sanatın iktidardan bağımsız olarak var olduğunu söylemek yanılsama olur. Sanat tarihi, yalnızca sanat eserlerinin ve sanatçıların tarihi değildir. Sanat ve iktidar ilişkisi tarihsel süreçte hep iç içe geçmiştir. Kimi zaman sanat, iktidara direnen bir alan olarak karşımıza çıkmıştır, ki mi zaman iktidar, sanat alanına ideolojik bir alan olarak müdahale etmiştir. Unutulmamalıdır ki, sanat, toplumsal bilinç yaratmada en etkili olan alanlardan bir tanesidir. Bu sebepledir ki iktidar, s anatın bu gücünden yararlanarak sanat dallarını kendi avantajı için biçimlendirmiş ve kontrol altında tutmaya çalışmıştır

Modernleşme , Cumhuriyet dönemiyle beraber Türkiye için tepeden inme bir süreç olmuştur. Bu yaklaşımda temel olan, tarihi referans alan güçlü milliyetçi duygularının yanında, güncel Batı gelişmişliğini elde etme çabasına dayalı siyaset ile Batı’yı “öteki” yapmadan kendi başkalığını vurgulamaya yöneliktir.  Cumhuriyet döneminde bireye ve topluma yeni bir kimlik kazandırma gayesini güden politikalar çerçevesinde, müzik de ideolojik olarak yeniden biçimlendiri lmiştir.

Türkiye'de Alaturka Müzik Atatürk Tarafından Yasaklandı

Resmî açıklama, kararı Talim ve Terbiye Heyeti'nin de kabul etmesinden sonra yapılır. Karara göre biri Ankara'da, diğeri de İstanbul'da olmak üzere iki yeni konservatuvar kurulacak ve bu okullarda sadece Batı Müziği öğretilecektir. İstanbul Belediyesi'ne ait olan "Dârülelhan"ın alaturka kısmı bir "icra heyeti" halini alacak, resmî şekilde alaturka öğretimi yapılmayacak, Dârülelhan'ın bünyesindeki bir komisyon da sadece ilmî çalışmalarda bulunacaktır. 
Kararı, 1926'nın 25 Ekim'inde o sırada İstanbul Valisi olan Muhittin Üstündağaçıklar. Haberi, gazeteler de "Alaturka musikiye elveda! Resmî müesseselerde alaturka musiki ilga edildi, artık bu musikiden tarih derslerinde bahsolunacaktır" gibi başlıklarla verirler.

İlk "Alaturka Musiki yasağı", işte böyle konmuş ve yasak tam 50 sene boyunca, Süleyman Demirel'in meşhur "Milliyetçi Cephe" hükümetininin İstanbul'da 1976'da bir Türk Müziği Konservatuvarı açmasına kadar titizlikle uygulanmıştır.
Diğer yasak ise, 1934 yılında Atatürk'ün Meclis'i açış konuşmasında musikiden bahsetmesinden hemen sonra gelir, sekiz ay devam eder ve bu müddet zarfında radyolarda alaturkanın icrası yasaklanır. Ancak bu yasak resmî şekilde değil, bir bakanın sözlü talimatıyla konmuş ve daha sonra bizzat Atatürk'ün emriyle kaldırılmıştır.
Resmî yazışmaları bir tarafa bırakalım, o günlerin gazete koleksiyonlarında bile yasaklar hakkında dünya kadar haberin çıkmış olmasına rağmen, konu bugüne kadar maalesef ciddî şekilde araştırılmadı, sosyal hayatımızdaki etkileri hiçbir şekilde ele alınmadı ve hadise bazı söylentilerden ibaret kaldı.
Bu gazete haberlerinden birini, hattâ en önemlisini, bu köşede yayınlıyorum: İstanbul Valisi Muhiddin Bey, 1926 Ekim'inde "Alaturka musiki ilga edildi" diyor.
 
Musiki nasıl "ilga" edilirse..
 
Sonuç
 
Cumhuriyet dönemi reformları ndan biri olan milli müzik projesinin, Osmanlı Devleti’nin 19. Yüzyıl başlarından itibaren girdiği süreçle beraber başladığını belirtmek gerekir. II. Meşrutiyet’le beraber, musiki alanında düşünsel bir alt yapının oluştuğunu söylemek mümkündür, 1920’li hatta 1930’lu yıllarda ivme kazanacak olan “milli musiki” yaratma süreci ise dönemin siyasal yapısından ve ideolojik k aynaklarından ayrı düşünülemez. Cumhuriyet dönemi reformları, t oplumun üst yapı kurumlarında gerçekleştirmek istediği radikal değişikliklerin yanı sıra, hedeflediği bazı reformlarla gündelik yaşamı da biçimlendirici nitelikte olmuştur. Peter Wagner’in dikkat çektiği gibi modern devlet, biçimlendirici devlettir ve bu biçimlendirmeyi kurumlar aracılığıyla gerçekleştirir.
 
Musiki alanında gerçek leştirilen “reform” nitelikli değişimleri de “musiki inkılâbı” adı altında bu gruba dâhil etmek mümkündür. Kitlelerin birebir etkilendiği, kolektif bir bilinç yaratmanın en müsait olduğu alanlardan biri olan müzikte, bu dönemde zaman zaman yasaklamalara varan uygulamalara karşın, toplumun belirgin bir tepki koyduğunu belirtmek gerekir. Yaşanan bu değişim süreci içerisinde, çeşitli direnişler ve çatışmalar yaşanmıştır.
 
Kaynak
 
Murat Bardakçı - Atatürk'ün alaturka musiki yasağı
 
M. Altınoklu - Bir iktidar alanı olarak müzik: Musiki İnkılabı üzerine

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM