Sosyal Medya

Güncel

Kimse Hazreti Muhammed kadar iftiraya uğramamıştır

Batı’nın İslam’la olan gerilimli ilişkisi Hz. Peygamber hakkında çalışmalar yapılmasını teşvik ediyor. Karen Armstrong’un "Hz.Muhammed Bir Batılının Gözünden Son Peygamber’in Hayatı" başlıklı incelemesi bunlardan biri. Alman yazarın kitabını, İslam’ı şeytanileştirilme durumunun ürettiği güncel sorulara verdiği yanıtlar öne çıkarıyor.



ARAŞTIRMA İNCELEME: OĞUZHAN MURAT ÖZTÜRK

Edward Said ‘Entelektüel’ adlı kitabında, “Müslüman dünyayla ilgilenen Amerikalı ya da Britanyalı akademik entelektüeller bugün indirgemeci ve bence, sorumsuz bir biçimde ‘İslam’ diye bir şeyden bahsetmektedirler. Bu tek sözcüğü kullanarak, İslam’la demokrasinin, İslam’la insan haklarının, İslam’la ilerlemenin bağdaşıp bağdaşmadığı konularında utanıp sıkılmaksızın yargılar verilebilecek basit bir nesne gözüyle bakılmaktadır İslam’a” diyerek zaman zaman oryantalist kodlamalara zaman zaman da kalıplaşmış ötekileştirici, toptancı ve peşin hükümler vermekten imtina etmeyen Batılı entelektüel perspektife esaslı tenkitler yöneltmişti. Özellikle hemen her Hollywood filminde arz-ı endam eden Arap terörist imgesi, bu imgeyi hayal aleminden çıkararak korkutucu bir heyula haline getiren 11 Eylül saldırıları ve IŞİD gibi örgütlerin varlığı İslam’ın Batı’daki ötekileştirilmiş halini bile mumla aratır, yeni bir durum inşa etmişti: İslamiyet ve Müslümanlar şeytanileştirilmişti.

Batı’nın İslam ve onun muazzez peygamberi üzerine yazılmış biyografi denemelerini irdelediğimizde özellikle Montgomery Watt ve Maxime Rodinson’un eserlerinin öne çıktığını söyleyebiliriz. Ancak Batı’nın İslam’la olan gerilimli ilişkisi Hz. Peygamber hakkında çalışmalar yapılmasını mütemadiyen teşvik ediyor. Karen Armstrong’un ‘Hz. Muhammed Bir Batılının Gözünden Son Peygamber’in Hayatı’ başlıklı kitabı da bunlardan biri. Haddizatında Armstrong’un eserinin seleflerinin çalışmaları üzerine bir peygamber biyografisi olarak çok fazla bir şey eklediğini söylemek mümkün değil. Armstrong’un eserini öne çıkaran ve ehemmiyetli hale getirilen yukarda kastettiğimiz İslam’ı şeytanileştirilme durumunun ürettiği güncel sorulara verdiği cevaplar. Sözgelimi Armstrong, entelektüel bir hassasiyet göstererek Sırpların 8 milyon Boşnak’ı katlederken Hristiyan teröristler olarak itham edilmediklerinden yola çıkarak Müslüman terörizmi tanımının Müslümanlar üzerine eklemlenmesine karşı çıkarak söze başlıyor. Ve kitap boyunca Müslümanlardan yana saf tutmaktan imtina etmiyor.

Armstrong, basım sürecinde kitabının kendisi gibi ‘kafir’ bir kadının eseri olmasından dolayı yeni bir Salman Rüşdi olayı endişesi taşıyan yayıncılar tarafından tereddütle karşılandığını ifade ediyor. Armstrong, kitabın basımından sonra özellikle Müslümanların kitaba gösterdiği rağbetten duyduğu memnuniyeti belirtmekten de kaçınmıyor. Hayli ilgi çekici bir başlık olan ‘Düşman Olarak Hz. Muhammed’, Hristiyan Avrupa’da Hz. Muhammed’e hakaret ederek öldürülenler üzerinden inşa edilmiş şehitlik kültünün kronolojisini vererek başlıyor. Bu bölüm ve takip eden diğer bölümlerde Hristiyanlık ve İslam geriliminin ortaya çıkışının İslam değil Hristiyanlık kaynaklı olduğu vurgulanıyor. Armstrong kitap boyunca aynı selefleri Watt ve Rodinson gibi İslam’a yöneltilen eleştirilerin bir kısmının dönem gerçekleri bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini kaydediyor. Eserin genel olarak son derece objektif bir çalışma olduğu söylenebilir; fakat kitapta zorlama olan üstelik neye istinaden argüman haline getirildiği de muğlak olan önermeler de yok değil. Sözgelimi Armstrong İslam’ın, tıpkı Museviliğin sadece Yahudilere ait olması gibi, Araplara ait bir din olduğu ve cihanşümul hale sonradan getirildiği iddiasını altını doldurmadan vurguluyor. Yazar, Peygamber zamanında Selman-ı Farisi gibi, Bilal Habeş-i gibi başka kavimlerden olup da İslam dinine giren önemli şahsiyetlerin yanı sıra Yahudi ve diğer milletlerden mebzul miktarda İslam’a ihtida eden insanın varlığını ıskalamış görünüyor. Diğer biyografi yazarlarından Montgomery Watt, Hazreti Muhammed için “Dünyadaki bütün insanlar içinde kimse Hazreti Muhammed kadar iftiraya uğramamıştır” diyerek onun bir şarlatan olmadığını vurgulamıştı. Watt, Hz. Muhammed’in gerçekten samimi olmamış olsa bunca hakaret ve tahrike tahammül edemeyeceğini kabul etmişti; Peygamber’in samimiyetine dair Watt bir diğer karine olarak Hz. Ebubekir, Hz. Ömer gibi şahsiyet abidesi insanları samimiyetsiz birinin etkilemesinin mümkün olamayacağını ifade etmişti. Karen Armstrong bu gibi netameli konulara mesafeli dursa da arkadan dolanarak Kur’an’ın bir vahiy olmayacağını, Hazreti Muhammed’in eseri olduğunu ima yoluyla iddia ediyor. Hz. Muhammed’i müjdeleyen İncil ayetinden bahsettiği bölümde yazar “Anlaşıldığı kadarıyla Hz. Muhammed bu tercümeden haberdar edilmişti; çünkü Kur’an, İsa’nın kendisinden sonra ‘Ahmed’ adında başka bir peygamberin daha geleceğini ve mesajı onaylayacağını söylediğini bildirmektedir” diyerek Ku’ran’ı Hz. Muhammed’in bildikleriyle ilişkilendirip yüce mesajın vahiy olasılığını kendince çürütüyor. Yine aynı şekilde bir başka bölümde Kıble’nin değişmesinin Hz. Muhammed’in en yaratıcı hamlesi olduğundan bahsediyor. Burada üstü kapalı olarak Kur’an vahyinin Allah değil Hz. Muhammed kaynaklı olduğu ima ediliyor.

Sonuç olarak Peygamber Efendimiz’le alakalı meşhur biyografilere çok da farklı bir perspektif getirmese de vicdanlı ve iyi niyetli bir İslam okumasının söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Watt, Rodinson ve Rudi Paret eserlerini yazdıkları dönemde bu kadar belirgin olmayan İslam’ın terörizmle ve fundamentalizmle ilişkilendirildiği güncel problemlere de cevap verme görevi üstlenmeyi başarıyor kitap. Bunun yanında diğer üçünün konuya olan hakimiyetinden pek de nasip almamış görünüyor. Yine de eserin Batı’daki İslam algısının menfi kodlamalarını tadil edecek argümanlara sahip olduğunu söylemek mümkün.

Sonuç itibarıyla eserin bir Batılı entelektüelin İslam’la uzlaşı ve ötekini anlama gayreti olarak kıymetli olsa da derinlikli bir dönem okumasından yoksun olduğunu, ayağı yere basmayan ve aceleci hükümlere vararak diğer biyografilerin gerisinde bir muhtevayla okuyucu karşısına çıktığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

18-01/15/karen-armstrong-kapak-1516035124.jpg

Hz. Muhammed -Bir Batılının Gözünden Son Peygamber’in Hayatı
Karen Armstrong
Koridor Yayıncılık
416 sayfa / 30 TL

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.