Güncel
'Bizim gündemimiz her zaman Kudüs'tür!' Düşünce Mektebi yazarlarından Kudüs değerlendirmeleri
Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağını açıklaması tüm dünyada ki müslümanlar tarafından tepki ile karşılandı. Tüm dünyada düzenlenen protesto gösterilerinde milyonlarca insan ABD'ye ve İsrail'e karşı Filistin'in yanında olduklarını haykırdı. Düşünce Mektebi yazarları olayların perde arkasını sizler için yazdı.
Mehmet Beyhan: 'Krizi fırsata çevirebiliriz'
Amerika başkanı Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesi tüm dünyada tepki toplarken, İslam dünyasında sinirlerin gerilmesine sebep olmuştur.
ABD ve müttefikleri, İslam dünyasındaki parçalanmışlıktan beslenip var olan krizleri daha da derinleştiriyorlar.
Ümit ederim ki Trump’ın açıklaması, Müslümanlara parçalanmışlığın sebeplerini sorgulamaya neden olur. Eğer aramızdaki sorunlarımızı sorgular, çözümler bulursak aslında bu krizi fırsata çevirebiliriz.

Abdulaziz Tantik: 'Güçler savaşında Kudüs sahnesi başladı'
Trump’ın açıklayacağı Kudüs’ün başkent olabileceği hamlesini nasıl yorumlamalıyız?
Öncelikle Amerikan güç kavgasında Trump nereye düşer sorusu cevaplandırılmadan bu soruya cevap verilemez sanırım. Trump küresel güçlerin karşı kampanyasına rağmen kazandı. Ve beyaz Amerika’yı temsil ediyor. Yani ulusalcıların adayı idi. Her türlü oyuna rağmen de kazandı. Bugüne kadar Trump’ın attığı adımları bu çerçeve içinde anlamlandırmalıyız.
Bölgede atılan adımlara dikkat edelim. Suud üzerinden İsrail ile bir yeni pakt oluşturulmaya çalışılıyor. Buna karşılık ise İran, Türkiye ve Rusya ekseninde yeni bir paktın adımları atılıyor. Dugin’in açıklamaları ile Trump’ın açıklamalarını aynı eksende yorumlamak mümkün görünüyor. Çünkü eğer Rusya, İran ve Türkiye bölgede sıfırdan yeni bir pakt kurarlarsa sahip oldukları gücü dikkate aldığımızda nasıl bir güç ortaya çıkar batı düşünmek bile istemez! Peki, Trump’ın hamlesi kimin işine yarar. Kudüs meselesi Müslüman kamuoyu açısından önemli bir konu ve belirleyiciliği vardır. Yani sokakları harekete geçirmek istiyorsanız bu konuyu kaşırsınız ve hareketlenme başlar. İkinci adımı ise Kudüs meselesinde ihanetle suçlanacak iktidar ve iktidarların meşruiyeti kalmayacaktır. Erdoğan’ın Müslüman sokaktaki saygınlığının Van münit olayından sonra gerçekleştiğini hatırlayın! (yazının devamı için tıklayın...)

Mustafa Öner: 'Müslüman halkaların yaşadığı ülkeler teyakkuzda imiş! YALAN!'
Ümmetin sadece toprakları değil zihinleri de işgale uğramış durumdadır bugün. Şeytanlar çetesinin eli ve yönetimi altında oyuncağa dönüşmüş olmanın azabı ile kıvranmak İslam ümmeti olduğu iddiasındaki bizler için onursuzluğun, üzerine acziyetin zirvesi olsa gerek! İnsanlığın nefesi olabilecek mukaddeslerimiz bugün işgal altındadır. Mekke gibi, Medine gibi, Kudüs gibi…
Mazlum halkların kanı üzerine kurulmuş olan büyük şeytan ABD, Allah ile ilahlık yarışına kalkışmış olan katil ortakları Siyonistlerin başkenti olarak Kudüs’e taşınacağını açıklayacakmış! Neredeyse tümünün ipini elinde tuttuğu Müslüman halkaların yaşadığı ülkeler teyakkuzda imiş! YALAN! Sadece toprakları değil, yürekleri de işgale uğramış yönetimlerce yönetilen ülkelerin beyanatlarını sahici bulmadığımı, karşılığının olacağına da inanmadığımı öncelikle kendimden utanarak ifade etmek durumundayım.
Yer ve gök yorulmuştur, insan yorulmuştur, din yorulmuştur bugün! Mazlum ve muvahhit yüreklerde umut yorulduğunda geçilemez denizlerin açılmasını sahibe itimat ile beklemek zamanlarına hızla yol aldığımıza inanmaktayım. Musa aleyhisselam ve halkına yol olan Kızıldeniz birgün mazlum halklara yol olacak, Allah ile ilahlık yarışına giren tüm şeytanlar çetesinin üzerine tufana dönüşecektir!
“Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr”

Veysel Tepeli: 'Kitlelerin enerjisini meydanlarda tüketiyoruz'
Onca nümayişe rağmen bu zalimlerin geri adım attıklarına şahit olmadım.
ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in Başkenti olarak tanıması ardında yine meydanlardayız; “Kahrolsun İsrail, kahrolsun Amerika…”, “Kudüs bizimdir bizim kalacak…” sloganları havada uçuşuyor. Ve yine değişen bir şey olmayacak; ABD’nin attığı adımları diğer ülkelerin adımları takip edecek.
Bizi bu sloganlar ve hamasi nutuklar bitirdi.
Kitlelerin enerjisini meydanlarda tüketiyoruz.
Günübirlik düşünen, uzun vadeli projeleri olmayan, sabırsız, hamasi ve sloganik nesiller yetiştirdik.
Artık kimse kurusıkı sloganlardan korkmuyor.
Kudüs’ün Başkent olarak tanınmasının tepkileri aylar öncesinden test edildi zaten. Önce Kudüs’te ezan yasaklandı, sonra Mescidi Aksa günlerce ibadete kapatıldı…
Müslüman kamuoyu yavaş yavaş buna alıştırıldı. İlk günler Müslümanların ... (yazının devamı için tıklayın...)

Ümran Yaka: Hanzala Bir Gün Yüzünü Dönecek!
-Zeynep Yahudiler Mescid-i Aksa’yı yıkmak istiyorlar.
-Buna izin veremeyiz hala..
Yazının girişine aldığım diyalog gerçek hayattan hatta bizatihi kişisel hikayemden. Geçtiğimiz aylarda yaşanan İsrail ablukası sürecinde şu an dört yaşında olan yeğenim Zeynep’i yanı başıma oturtmuş ve ona Yahudilerin zulmünden, Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar için öneminden kısa ve anlaşılır cümlelerle bahsetmiş idim. Zira okul öncesi yaş seviyesinde dahi minik talebe, Kudüs’ün Filistin’in başkenti olduğunu öğrenir ve kavrar. Bu öğrenme ve kavrama aşamasında Dünya haritası ve Aksa avlusunun dizayn edildiği maket de yardımcı ders unsurları olarak hizmet vermişti bize. Aradan aylar geçti mevsim kışa döndü. Ve birdenbire Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdıklarını açıklayınca ibre yeniden unuttuklarımızı hatırlamaya döndü. Öyledir, zira yaşananların yaptıklarımızdan ya da yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan ötürü vuku buluyor olması Sünnetullahın bir gereğidir. Hani birdenbire oldu deyişimiz beklemediğimizi ima etmek için yoksa batıl usul usul ama durmadan çalışır. Müslümanları ansızın gafil avlar. Bu ara parantezden sonra tekrar Kudüs gündemine dönecek olursak Trump'ın açıklamasına ilk karşılık elbette İsrail'den geldi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Trump'a "Kudüs'ü resmen İsrail'in başkenti olarak tanıma kararından" dolayı teşekkür etti. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Salı günü Meclis kürsüsünden Trump’a yönelik “Kudüs, Müslümanların kırmızı çizgisidir” uyarısına teşekkür de gecikmedi. Filistin Hükümeti, en güçlü tepkiyi Erdoğan ... (yazının devamı için tıklayın...)

Henüz yorum yapılmamış.