Güncel
Hamas, Türkiye nezdinde İslâm ümmetine seslendi
Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Netenyahunun Filistin direnişine dayattığı şartlara çok sert cevap verdi. Ebu Zuhri, özellikle Siyonist çevrelerin öne çıkardığı Filistinliler topraklarını sattı söylemine karşı çıkarak Bu bir Yahudi yalanıdır dedi. Hangi Müslüman lider Abdülhamid Han gibi olabilir? diyen Ebu Zuhri, İngilterenin Yahudilere yaptığı gibi Türkiyenin de Müslüman Filistinlelere bir vaat vermesi ve bunu gerçekleştirmesi gerektiğini hatırlattı.
Hamas, Türkiye nezdinde İslâm ümmetine seslendi:
Filistinliler toprağını satmadı!
100 yıldır Filistin topraklarında gerçekleştirilen adaletsizliklerin, gasp ve şiddetin temel dayanaklarından olan BalfourDeklerasyonu’nun 100. yıl dönümünde İslami Direniş Hareketi Hamas’ın sözcüsü Sami Ebu Zuhri çok önemli değerlendirmelerde bulundu. BalfourDeklerasyonu çerçevesinde Filistin’de son 100 yılda yaşananları irdeleyen Ebu Zuhri, özellikle Siyonist çevrelerin öne çıkardığı “Filistinliler topraklarını sattı” söylemine karşı çıkarak “Bu bir Yahudi yalanıdır” dedi.
HANGİ LİDER ABDULHAMİD HAN GİBİ OLABİLİR?
Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Sultan Abdulhamid Han’dan övgü dolu sözlerle bahsetti. Abdulhamid Han’a ilişkin olarak “Tarihe adını altın harflerle yazdırdı” diyen Ebu Zuhri, “Bugün hangi Müslüman lider Filistin için tarihe adını yazdıracak? Hangi lider Balfour’un zıttı bir deklerasyon yayınlayacak?” sözleriyle İslâm ülkelerinin liderlerine de çağrıda bulundu.
Ebu Zuhri, Netenyahu’nun “Hamas’la Fetih arasındaki uzlaşıyı tanımamızın 3 şartı var” sözlerine cevabı şu şekilde oldu: “Netenyahu’nun sözlerinin hiçbir kıymeti yok bizim için. Hamas olarak İsrail ’in hiçbir şartını kabul etmiyoruz. Hamas silahlarını asla teslim etmeyecek. Bu silahlar Filistin’in özgürlüğü için kullanılıyor ve Filistin özgürlüğüne kavuşmasksızın bu silahlar bırakılmayacak. Yahudiler zamanında Osmanlıya da bir talepte bulunmuştu. TeodorHerzl’inAbdulhamid Han’dan istediklerini biliyoruz. Abdulhamid Han, TeodorHerzl’in isteklerine olumsuz yanıt verdi. Abdulhamid Han’a geri adım attıramayan Yahudiler, İngilizlere yöneldi. Yahudilerin çalışmaları sonuç verdi. 2 Kasım 1917’de Balfour Deklarasyonu ilan edildi. Özellikle dönemin büyük ülkeleri de bu deklerasyona destek verdi. Avrupalılar Avrupa kıtasında Yahudileri istemediler. Filistin’e gitmelerini istediler. Protestanlarla Yahudiler arasındaki sıkı ilişki de bu süreçte değinilmesi gereken bir nokta. Protestanların Siyonistlere ciddi bir desteği oldu.
TOPRAK SATIŞI YAHUDİ YALANI!
“Burda değinmek istediğim bir konu var. Filistinliler asla Yahudilere toprak satmamıştır. Bu tamamıyla bir Yahudi yalanıdır. Yahudiler Filistin’de devlet kurmadan toprak sahibi olmaya başlamıştır. Yahudiler bu toprakları İngiltere devleti ve Filistin dışındaki Arap tüccarlar vesilesiyle elde etti. Bazı Arap tüccarlar Filistinlilerden toprak satın aldı sonra da aldıkları toprakları gidip Yahudilere sattı. İzzeddin El Kassam bir alim ve 1935’te Yahudilere karşı direniş başlatan bir isim. İzzeddin El Kassam’ı şehit eden de İngilizler oldu. İngilizler Filistin topraklarında İsrail’i sağlamlaştırmak istedi. Yahudi bir polis teşkilatı kurdular ve dediler ki kurulan bu teşkilat İngilizlerin bir koludur. Filistin sömürü sürecinde İngilizlerin Filistin’deki üst düzey temsilcilerinin Yahudi olduğunu da hatırlatmakta fayda var. İngilizler bu şekilde hareket ederek fiili bir Yahudi idaresi oluşturdular. İngilizler Filistin’den çekilince bu toprakları Yahudilere teslim etti. Filistin’e gelen ve Yahudilerle savaşan İhvan mensupları da Mısır tarafından hapse atıldı. Bunları anlatınca Filistin’in bugünkü hale nasıl geldiğini daha iyi anlıyoruz.
FİLİSTİN, TÜRKİYE’DEN SÖZ BEKLİYOR
“Balfour’dan 100 yıl sonra görüyoruz ki bu deklerasyon bizi yok etti. Filistin’i özgürleştirsek dahi karşı bir deklerasyon yayınlamalıyız. Filistinlilerin Filistin’e dönmesini sağlamalıyız. Bunun için bir deklerasyon yayınlamalıyız. Dün Yahudiler lehine çalışan Balfour adını tarihe yazdırdı. Bugün hangi Müslüman lider Filistin için tarihe adını yazdıracak? Hangi lider Balfour’un zıttı bir deklerasyon yayınlayacak? Tabi burda siz Türklere büyük görevler düşüyor. Filistin’in özgürlüğüne kavuşmasında Türkiye çok önemli. İngiltere’nin İsrail’e verdiği söz gibi bir söz bekliyoruz Türkiye’den.”
KUDÜS, İNGİLTERE’DEN ÖZÜR VE İADE BEKLİYOR
Filistin topraklarının kalbi Kudüs’te yaşayan Filistinliler, Yahudilere, Müslüman toprakları üzerinde bir “vatan” kurulmasını sağlayan Balfourdeklarasyonu nedeniyle İngiltere’den tarihi “hatasını” telafi edecek fiili bir özür bekliyor. İşgalin kendisini en çok hissettirdiği, ciddi boyutlara ulaşan Yahudileştirme politikalarına maruz kalan, Filistin’in işgal altındaki başkenti olan Kudüs, Balfour Deklarasyonu’nun 100. yılında İsrail’in, Filistinlilerin yaşadıkları mahallelerinden koparılması planıyla karşı karşıya. Adını Kudüs’ü Haçlılardan kurtaran büyük komutan Salahaddin Eyyubi’den alan Salahaddin Caddesi’nde açıklamalarda bulunan Filistinliler, İngiltere’ye Filistinlilerin yaşadıkları acıları bir nebze olsun dindirecek “fiili” olarak özür dileme çağrısı yaptı. İngiltere ve müttefiklerinin İslâm’a ve Müslümanlara karşı birleştiklerini ve Yahudileri Filistin’e getirdiklerini ifade eden Filistinliler, “Burası Filistin. Peygamberler diyarı, Müslümanlara vadedilen topraklar, mahşer ve menşer alanıdır burası. Bu diyar hiçbir zaman İsrail’in olmadı. Ancak maalesef topraklarımızı kendi aralarında yaptıkları anlaşmalarla İsraillilere teslim ettiler. Şimdi bizden özür dilemeliler ve İsrail’e verdiği vatanımızı geri vermeliler” ifadelerini kullandı.
GIDA DEĞİL, SİLAH İSTİYORUZ!
“Yahudilere karşı sadece Filistin halkının mücadelesi caiz değildir. Bütün bir ümmetin birlikte hareket etmesi lazım. Ümmet de yanımızda olmalı. Biz Filistin için kendimizi feda etmeye hazırız. Bu hissiyatımız maalesef maddi yetersizliklere takılıyor. Ümmetten daha fazla destek bekliyoruz. Sadece gıda yahut sıhhi yardım değil Filistin direnişine doğrudan destek bekliyoruz. Amerika’nın İsrail’e olan desteğini görüyoruz askeri noktada biz de İslâm ülkelerinden aynı desteği bekliyoruz. Askeri destek olmazsa olmaz bir şey.”

Henüz yorum yapılmamış.