Sosyal Medya

Coğrafyamız

'İdlip Armageddonu başlatabilir!' - Özel Haber

İdlib, 4 Nisan’da kimyasal saldırı sonucu aralarında çocukların da bulunduğu yüzlerce kişinin ölümüyle dünya gündemine oturdu. ABD’de bu saldırıyı gerekçe göstererek Suriye’deki Şayrat Hava Üssü’ne 7 Nisan 2017 füze saldırısı düzenledi. Bu tarihten sonra burada acı gelişmeler yaşandı. Ancak Fırat Kalkanı Operasyonu, Halep ve Rakka derken bir süredir unutulmuştu.



Suriye’nin kuzeybatısında Akdeniz’e açılan kapı olarak tarif edilen Lazkiye’ye en yakın şehir olan İdlib, stratejik bölgelerin kesişme noktasında yer almaktadır. Çatışma bölgelerine yakınlığı nedeniyle savaş öncesi 1,2 milyon olan nüfusu, bugün BM İnsani İşler Ofisi'ne göre, nüfus iki milyon, buraya yapılan göçleri takip eden kurumlara göre ise 3 milyon olarak belirtiyorlar. 

Bu savaşın Aktörleri ve piyonları için her bir yer ayrı stratejiyi ifade etse de İdlib ve Afrin savaşın sonlandırılmasıyla ilgili her şeyin düğümlendiği şehirlerdir. 

An itibarıyla Suriye siyasi haritasına bakıldığında savaşın da sonuna yaklaşıldığını görebiliriz. Var olan mücadele, savaş sonrasının sonuçlarına dair yürümektedir. 

Görülen siyasi harita, Emperyalistler için öngörülen bir harita olmasa da, planlanana yakın haldedir. Ülke ‘’ Mikro Devletlere’’ bölünmüş durumda; Ülkenin batısı ve güneyi Esed Rejimine bırakılmış, Kuzey Kürtlere, Doğuda İşid’in elindeki bölgeye ise Avrupa’nın konsensüs oluşturacağı Sünni bir devlet, en çetrefilli yer olan kuzey ise, çatışmanın sebebini oluşturmaktadır. 

 

 

 

ABD bu parçalanmışlıktan Akdeniz koridorunu elinde tutacağı bir yönetim oluşturmak istiyor. Bu koridor hem enerji hem de terör geçişlerinin yapıldığı yol olacak. 

Rusya bu koridora razı ama büyük bir askeri üssünün olduğu Lazkiye’yi baskılayan hiçbir oluşuma Rusya izin vermeyecektir. 

Bu yüzden Rusya, Doğuda oluşturulacak devletin iki başlıklı devlet olmasını istiyor; Şii ittifakı yoluyla Kerkük Rusların da plan yaptığı yer olarak sinsi akıllarda dolaşıyor. Esed, kendine belirlenen sınırlara çekildiği için kendi iç dinamikleriyle uğraşıyor. Telaşlı ülkelerden birisi olan İran, Kendi stratejisini, en telaşlı ülke olan Türkiye üzerinden uygulamak istiyor.  Yakınlaşma ya da ittifak pamuk ipliğine bağlı ve bu ip İki büyük şeytan Rusya ve ABD’nin ellerinde. 

Türkiye bunu fark ettiği için sahaya inmiş durumda ama neyi ne kadar göze alabileceğini kendisi de, diğerleri de bilmiyor.  

ABD ile Rusya arasında hassas bir denge var.ABD ile Rusya arasında hassas bir denge var. Bu dengenin bozulmasına ihtimal vermiyorum ama bu denge bozulur bozulmaz, işte o zaman Armageddon savaşı çıkar. Herkes yeniden saldırıya geçer. Dediğim gibi bu denge bozulmaz ama Afrin dâhil İdlib süreci tüm tarafları tedirgin eden bir sorun.

Bu arada Avrupa nerede diye sorulacak olursa, ABD’nin yedeğinde Türkiye’nin psikolojisini bozma görevi yapmaktadır. ABD sahada operasyonel unsurları yönetirken, siyasal alandaki krizleri ise Avrupa birliği üzerinden psikolojik-taktik savaş verilmekte.

Türkiye, herkesin yabancı olduğu ve çadırlarıyla geldikleri bölgeye ordusu ile girerse tüm dengeleri değiştirebilir, ama nereye kadar olduğunu kendisi hesaplayabilirse.

VEYSEL OCAK

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM