Sosyal Medya

Düşünce Platformu

Rasim Özdenören: Sykes-Picot düzeni çöküyor mu?

Lozan, ABD’siz olarak akdedildi. Bu şu demek, ABD Osmanlı devletinin bölüşümünde pay sahibi olmadı, olamadı. Petrol rezervleri onun iradesi dışında tasarruf edildi. Buna rağmen ABD kendini petrol üzerindeki tasarruflardan müstağni saymıyor.



Rasim Özdenören - Yeni Şafak
 
Toynbee sıradan bir tarihçi değil.
 
O, ya bir oyun kurucu ya da oyun kurucuların sözcüsüdür.
 
Yıllar önce, bu ülkede, bu ülkenin göbeğinde, Ankara’da verdiği bir konferansta Osmanlı Devletinden sonra kurulan Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen icraatı MÖ 1400lü yıllarda yaşamış olan Firavun Ahnaton’un yapıp etmeleriyle mukayese ediyordu. Ahnaton da halkına geçmişi yasaklamış, onlardan kalan her ne varsa reddetmeye dönük bir siyasa izlemişti (1962 yılında DTCF salonunda verilen konferansın Özcan Başkan tarafından Türkçeye çevrilen metni bir broşür halinde yayınlandı, Fakülteler Matbaası, İstanbul, 1962).
 
Gene Toynbee’ye izafe edilen, Osmanlı Devletinin bölünmesi henüz sona ermemiştir, bölünme devam ediyor, cümlesi...
 
Toynbee bu cümlesiyle fantezi mi yapıyordu yoksa bir kehanetini mi açığa vuruyordu?
 
Ne o ne o...
 
Eğer bu söz gerçekten ona aitse, o, bilgisi dâhilinde bulunan bir haberi ifşa ediyordu.
 
Birinci Dünya Savaşından sonra 100 yıl geçti ve köprünün altından çok sular aktı.
 
Her şeye rağmen Sykes-Picot düzeni devam ediyor: Ortadoğu’yu cetvelle parselleme projesi...
 
Lozan, bir bakıma Sykes-Picot düzenine (başka bir söyleyişle, İngiliz/Fransız düzenbazlığına) uluslararası bir anlaşma çerçevesinde meşruiyet kazandırmanın aracı olmuştur.
 
Lozan, ABD’siz olarak akdedildi. Bu şu demek, ABD Osmanlı devletinin bölüşümünde pay sahibi olmadı, olamadı. Petrol rezervleri onun iradesi dışında tasarruf edildi. Buna rağmen ABD kendini petrol üzerindeki tasarruflardan müstağni saymıyor.
 
Bu nedenle, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) referandum atağı karşısında sureta da olsa muhalif tavır almaktan geri durmadı. Çünkü kurulu düzenin ipkasını istiyormuş gibi görünerek Irak, İran ve Türkiye üçgeni nezdinde güvenilirliğine kanıt getirmek istiyordu. Oysa temelde ve son tahlilde, Barzani’nin bu çıkışı Sykes-Picot düzeninin ve dolayısıyla Lozan’ın ihlalini tazammun ettiğinden ABD’nin zımni onayına iktiran ediyor demekti.
 
Olayların en dibinde İsrail yöneticilerinin fitne ve fesadının rol oynadığını göz ardı etmemek gerekiyor. O odağın yatışma bilmez korkusu ifna edilmeden bu fitne ve fesadın önünü almanın mümkün olmadığını bilmemiz gerekiyor.
 
İsrail, şimdi, Kürtleri dikkate almayan Sykes-Picot düzenini tanımadığını ima etmek suretiyle Barzani’nin ağzına bir parmak bal çalmış görünüyor. Barzani bu balın tadıyla oyalanırsa, onun tadını çıkarmaya çalışırsa aldanmış olduğunu çok geçmeden anlar. Ama ayıktığında geciktiğini görür. Bugünkü İsrail yönetimi kullanıp atar onu, hem de sümük gibi...

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM