Kürsü
Bayram kredisiymiş yok böyle bir şey!.
Hani iddia ediyorlar ya, Dini siyasete alet etmeyin diye Bunlar Dini, menfaatlerine alet ediyor Bu kesimlere ne diyeceğiz?
Sedat Yılmaz - Yeni Akit
Doğru ve yanlış mücadelesi yüzyıllar boyunca sürüyor.
Dünyanın sonuna kadar da sürecek…
Birçok kesim bugün yanlış olduğunu bile bile kendi menfaatlerine göre doğruyu ekip bükmeye çalışıyor.
Dünyasını düşüncesi etrafında şekillendirme gayreti güdüyor…
Kavramlar, düzenler, sistemler, söylemler neye ve kime göre doğru!
Neye ve kime göre yanlış!
Böyle kısıtlı bir alanda bunun tartışmasına girersek işin içinden çıkamayız...
Dolayısıyla bir Müslüman olarak hayatımız boyunca bize Cenab-ı Hak tarafından emredilen yolda sapmadan yürümek ve “Rabbimiz, doğruya erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma!”(Ali İmran Suresi, 8’inci Ayet) diye dua etmekten başka yapacak bir ameliyemiz yok!
Çünkü biz Müslümanlar “Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi olan Allah içindir” (En’am Suresi, 162’nci Ayet) düsturuyla yaşamaya çalışan Hak yolcularıyız…
***
Müslüman olarak tek bildiğimiz şudur ki, Hazreti Adem aleyhissalam ile başlayan doğru-yanlış mücadelesi Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa aleyhisselam ile birlikte kurumsallaştı.
Doğru da yanlış da gerçek tarifini İslamiyet ile buldu…
Yani helal de belli, haram da belli…
Doğru da belli yanlış da belli…
“İnsanları öldürmeyin, yalan söylemeyin, kumar, içki ve her türlü uyuşturucudan uzak durun, zina etmeyin, başkasının malına, ırzı ve namusuna göz dikmeyin, riyakarlıktan kaçının, faize bulaşmayın, aldatmayın, aldanmayın, fıtratı değiştirici her türlü ameliyeden yüz çevirin, leş yemeyin, her canlıya saygılı olun, birbirinizi Allah için sevin…”
Bu hükümler doğrulardan sadece birkaçı…
Açıkçası Kur’an-ı Kerim’in (İsra Suresi, 81’inci Ayet) tarifiyle “Hak geldi, batıl zail oldu…”
***
Dünyada hangi insan ve toplum bu kaidelere yanlış diyebilir? Diyemez!..
Diyemez de dünyanın yaşadığı ve düştüğü bu hal ne?
Niçin insanlar doğru ve yanlış arasında bocalayıp duruyor?..
Bu kaidelere saygı duyulmasına rağmen bazı insanlar ve toplumlar niçin karşı cephede yer almayı tercih ediyor?
Cevabı, “Menfaatler, nefsi istekler ve dünya sevgisi, yanlış da olsa doğrulara galebe çalıyor, üste çıkıyor”…
Dolayısıyla doğrulara farklı kılıflar giydiriliyor... Gerçekler maskelenip, perdeleniyor… Doğru yanlış, yanlış da doğru olarak insanlara lanse ediliyor, reklam ediliyor, benimsetilmeye çalışılıyor…
Tabiri caizse bu kavram kargaşalarıyla başı bacaklarının arasında, kolları ayaklarının yanında tuhaf bir insan türü üretimi yoğun bir şekilde devam ediyor…
***
Müslüman gözüyle Türkiye’de olan ve bitenlere bir göz atalım…
Mübarek Kurban Bayramı geliyor…
Aynı zamanda hac mevsimi…
Ama bu topraklarda bankaların “bayram kredisi” adı altında düzenlediği faiz kampanyaları adeta hassasiyetlerimize meydan okuyor…
Öyle bir kampanya ile karşı karşıyayız ki, bankalar bazı şeylerden çekinmeseler, “Gelin, kurbanınızın ve haccınızın kredisi bizden!” diyecek kadar seviye kaybedebilecekler!
Faiz dinen yasak değil mi?
İslam Dini, “Faizden uzak durun!” buyurmuyor mu?
Faiz yemek Allah ve Peygamberine savaş açmak manasına gelmiyor mu? (Bakara Suresi 278 ve 279’uncu ayetler)…
Yahu! hiç değilse insanların inançlarıyla, dini duygularıyla oynamayın! Alay etmeyin!
***
Ama bakın, bankalar Müslüman mahallesinde salyangoz satmayı meslek haline getirmiş!..
Peki, yanlış olduğu halde ve insanlığın felaketi olduğu halde faiz illetini doğru göstermenin gayreti niye?
Niçin fıtratı değiştirmek istiyorlar?
Niçin yanlışı doğru olarak çoluk çocuk insanların zihinlerine kazıma peşindeler?
Menfaat… Menfaat… Ve menfaat!..
Hani iddia ediyorlar ya, “Dini siyasete alet etmeyin” diye… Bunlar “Dini, menfaatlerine alet ediyor…” Bu kesimlere ne diyeceğiz?
“Bayram kredisi”ymiş, yok böyle bir şey!
Olmaz ve olamaz!
***
Allah, Kur’an-ı Kerim’de (Rad Suresi, 11. Ayet) şöyle buyuruyor:
(… Şüphesiz ki bir toplum kendini değiştirmedikçe, Allah da onları değiştirmez. Ve Allah bir toplumun fenalığını dileyince artık onun önüne geçilemez. Allah’tan başka onları koruyacak da bulunmaz.”)
Sapı samana karıştırmadan yapılacak her iş hem nesli, hem sosyal dengeyi hem de ekonomik hayatı muhafaza edeceği gün gibi ortada…
Eğer toplumu doğru yoldan yanlış yola döndürmeye zorlarsak gök bakır, yer demir olur…
Uyarılar böyle!
Ne mutlu ki bu konuda bizleri ikaz eden kutlu bir yolumuz var…
İlgilisine ve hassas kalplere duyurulur!
kaynak: yeniakit.com

Henüz yorum yapılmamış.