Güncel
Türkiye ABD ilişkileri yeniden konumlanıyor
Önceki dönem ABD Temsilciler Meclisi Üyesi olan Denny Rehberg, Türkiye ABD ilişkilerinin yeniden konumlanması gerektiğini vurguladı.
2001 – 2013 yılları arasında ABD Temsilciler Meclisi Üyesi olan Denny Rehberg, milletvekilleri ve siyasilerin yakında takip ettikleri ABD’nin en iyi siyasi web siteleri arasında gösterilen The Hill isimli internet sitesinde bir makale yayınladı.
Makalede önümüzdeki dönem için öngörülerde bulunan Rehberg, teröristbaşı Gülen’in neden iade edilmesi gerektiğini de açıkladı.
Felaket olarak isimlendirdiği 15 Temmuz’dan beri FETO’nun iadesi için herhangi bir adım atmayan ABD yönetimini de eleştiren Rehberg, “Türkiye’nin devam eden resmi taleplerine rağmen hiçbir şey yapılmadı. Adalet Bakanlığı konuyla ilgili bir çok kanıt ve belgeyi ABD’li gerekli makamlara sundu. Ayrıca iadesi sürecini hızlandırmak adına Adalet Bakanı Bekir Bozdağ 2016 Ekiminde ABD Başsavcısı Lynch ile görüşmek üzere Washington’a gitti.” dedi.
İşte Denny Rehberg’in dikkat çeken “Türkiye ABD İlişkileri Yeniden Konumlanıyor” isimli yazısı.
ABD’de, Donald Trump ve ekibi başkanlığı devralmaya hazırlanırken, Türkiye-ABD arasında önemli bir fırsat doğuyor: ilişkilerin yeniden kurulması. Başkan Obama’nın 8 yıllık başkanlığı döneminde nadasa bırakılan ilişkilerin Trump Döneminde daha etkin bir şekilde geliştirileceği umut ediliyor.
Böylesine fırtınalı bir süreçte hem Trump hem de Erdoğan arasında konuşulması gereken birçok konu bulunuyor. Listede bulunan konulardan en önemlisi ise; 15 Temmuz Darbe girişiminin mimarı FETÖ Lideri Fethullah Gülen’in iadesi.
(Felaket, uğursuz) 15 Temmuz’dan beri ABD, Gülen’in iadesine yönelik herhangi bir adım atmadı. Türkiye’nin devam eden resmi taleplerine rağmen hiçbir şey yapılmadı. Adalet Bakanlığı konuyla ilgili bir çok kanıt ve belgeyi ABD’li gerekli makamlara sundu. Ayrıca iadesi sürecini hızlandırmak adına Adalet Bakanı Bekir Bozdağ 2016 Ekiminde ABD Başsavcısı Lynch ile görüşmek üzere Washington’a gitti.
Peki Amerika Birleşik Devletleri ve vatandaşları olarak neden endişelenmeliyiz?
Endişelenmeliyiz çünkü; Türkiye, ABD’nin en önemli NATO müttefiklerinden birisi. Türkiye ve Amerika ilişkileri bölgesel güvenlik krizlerin yönetimi için kritik öneme sahip.
Uluslararası güvenliğin önemli meseleleri haline gelen Irak ve Suriye’deki şiddetli çatışmalar, İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerginliklerin artması da yine bölgesel istikrarsızlık ve belirsizliğin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Bu etkenlerin üstüne Rusya’nın bölgedeki genişleme potansiyeli ve isteği de devam ediyor.
Türkiye ve ABD arasında elli yılı geçen verimli ve etkili ilişkiler, teröre karşı ABD’nin Türkiye’nin yanında duruşu ile önemli ve kritik bir süreç yaşadı. Özellikle ABD’nin düşmanı olan DAEŞ gibi terör örgütlerini yenmek ve bölgesel istikrarı sağlamak için Türkiye ve ABD yan yana durmalı ve terörle ortak olarak mücadele vermelidir.
2011 yılından beri, Türkiye ve ABD, aşırılıkların yükselişiyle mücadele etmek için kurulan Küresel Terörle Mücadele Forumu (GCTF)’nin eş başkanları. Türkiye, şiddete karşı yerel çabaları desteklemek için ilk kamu-özel küresel fonun kurulması için ABD ile çalışmış ve NATO’da dahil olmak üzere bu konuda diğer devletlere karşı öğretici ve öncü bir rolü başarıyla üstlenmiştir.
Bütün bu nedenlerden dolayı ABD’nin, Türkiye’nin mevcut olan FETÖ sorununu çözüme kavuşturması gerekiyor. Teröristbaşı Gülen ve örgütünün Türkiye’de istikrarı bozmak ve vatandaşlara birçok aracı kullanarak saldıran kötü bir sicili var. Basit olarak açıklamak gerekirse FETÖ'nün tek hedefi ise Türkiye’yi kontrolleri altına almak. FETO iade edilmedikçe, Türkiye ve müttefikleri için dolayısıyla ABD için gerçek bir tehdit oluşturmaya devam edecek.
Birleşik Devletler ve Başkan Trump’ın müttefiklerine karşı bir sorumluluğu var. Gülen’in iade edilmesi ve NATO müttefiki olan Türkiye’yi istikrarlı tutmak. Bunun için Trump ve ekibi Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte çalışmalıdır.

Henüz yorum yapılmamış.