Ekonomi
Faizler düşüyor yatırımlar artmıyor
Follow @dusuncemektebi2
Merkez Bankasının 250 baz puan faiz indirimi yatırımlara yansımadı. Kamu ve özel sektör yatırımlarının gayrisafi yurtiçi hasıladaki payı, son beş yılda yüzde 13,8den yüzde 11,8e geriledi. Böylelikle kriz öncesi paya ulaşılamadı.
Türkiye’de üretim, istihdam ve büyümeyi desteklemek için Merkez Bankası’nın yıl başından bu yana faizlerde toplam 250 baz puan indirime gitmesi yatırımlara doğru orantılı yansımadı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), verileri incelendiğinde, kamu ve özel sektör yatırımlarının gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) içindeki payının azaldığı görüldü. İnşaat hariç tutulduğunda, cari fiyatlarla 2006’da makine ve teçhizat yatırımlarının GSYH’daki payı yüzde 12,8 olurken, 2015 yılında yüzde 11,5’e geriledi. Çeyrek dönemler itibariyle bakıldığında, 2011 yılı birinci çeyrekte yüzde 13,8, ikinci çeyrekte yüzde 13,5 olan bu payın, 2016’nın ilk çeyreğinde yüzde 11,8, ikincide yüzde 12,5’e gerilediği görüldü.
ENFLASYONU 3,79 PUAN AŞTI
Enflasyon açısından bakıldığında, son 45 ayda aylık enflasyon ortalama yüzde 8,01 olurken yatırımların, enflasyonun sadece 3,79 puan üzerinde kaldığı hesaplandı. Küresel finans krizi öncesi 2006 yılında, kamu ve özel sektör yatırımlarının gayrisafi yurtiçi hasıladaki payı, yine inşaat hariç tutulduğunda yüzde 12,8 olurken, bu oran 2007’de yüzde 11,6, 2008’de yüzde 10, 4, 2009’da yüzde 9,1’e geriledi. Böylelikle küresel krizden bu yana azalış trendini sürdürdü. Söz konusu oran 2010’da yüzde 10,5, 2011’de yüzde 12,7’ye yükselmesine karşın, 2012’de yüzde 11,3, 2014’de yüzde 10,8’e geriledi. 2015 yılında ise yüzde 11,5’de kaldı. Öte yandan, mevduat faizinin enflasyon oranına göre getirisi hesaplandığını, kazancın düşük kaldığı görüldü. Buna göre, son 45 ayda ortalama aylık enflasyon yüzde 8,01 olurken ortalama mevduat faizi yüzde 9,66 olarak gerçekleşti.
MEVDUAT FAİZİ KAZANDIRMADI
Başka bir ifadeyle, parasını mevduatta tutanlar yılda sadece 1,65 puan enflasyonun üzerinde getiri elde edebildi. Tasarruflar ve faizdeki düşüşe karşın yatırımların istenilen seviyede artmaması Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in de gündemindeydi. Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nde konuşan Şimşek, dünya genelinde düşük faize rağmen yatırımların zayıf seyrettiğini söyledi. Dünyanın borçlu olduğunu belirten Şimşek, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü ülkelerinde devletlerin ortalama milli gelirlerinin yüzde 116’sı kadar borçlandığını belirtti. Şimşek, toplam borcun dünya ekonomisinin yüzde 225’i kadar olduğunu vurgulayarak, “Yani dünya ekonomisinin toplamı 100 lira ise, 225 liralık borç birikmiş. Borçları düşük faiz, düşük enflasyon ödemek zor” dedi.
‘TASARRUFLARI DA KAYBETMİŞİZ’
Kamu ve özel sektör yatırımlarının GSYH’daki payının azalması ekonomistlerin de dikkatini çekti. İktisatçı Mahfi Eğilmez de yatırım, tasarruf ve faiz ilişkine attığı tweetle dikkat çekti. Mahfi Eğilmez, takipçileriyle, “Yatırım, tasarruf ve faiz ilişkisi. Faizi indirmekle yatırımları artıramadığımız gibi tasarrufları da kaybetmişiz. 2000’ler öncesinde reel faiz yüzde 10, yatırımların GSYH payı yüzde 22 idi. Şimdi reel faiz yüzde 1, yatırımların GSYH’daki payı yüzde 17. Demek ki sorun faizde değil” tweetini paylaştı.
BANKADAKİ PARADA SINIRLI KAZANÇ
Türkiye’de 12 aylık ortalamalara göre incelendiğinde, 2013 yılı ilk ayında enflasyon yüzde 8.62 olmasına karşın mevduat faizi yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. Bu oran söz konusu yılın aralık ayına geldiğinde enflasyon yüzde 7.49, mevduat faizi yüzde 9,2 oldu. Buna göre, mevduat faizinin enflasyon üzerindeki getirisi yüzde 1,71 ile sınırlı kaldı. 2014 yılı aralık ayında ise söz konusu kazanç, yüzde 8,85 enflasyon ve yüzde 9,3 faiz ortalamasına göre ancak yüzde 0.45 olabildi. 2015 yılı aralık ayında enflasyon yüzde 7.67, mevduat faiz ortalaması yüzde 10 olurken, 2016 yılı eylül ayında ise enflasyon ortalaması 7,92, mevduat faizi yüzde 10,6 olarak gerçekleşti. Buna göre, mevduat faizinin enflasyon üzerindeki getirisi 2015 yılında yüzde 3,03, 2016 eylülde yüzde 2,68 olarak gerçekleşti.
YATIRIMLAR DÜŞÜK FAİZE RAĞMEN ZAYIF
Dünya ölçeğinde düşük faizlere rağmen yatırımların son derece zayıf olduğuna vurgu yapan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye’de de yatırımların en yavaş arttığı dönemin yaşandığına işaret etti. Burada çözümün reformlar olduğuna dikkati çeken Şimşek, içinde bulunulan konjonktürün reformları zorlaştırdığını ifade etti. Türkiye’nin turizmde çok zemin kaybettiğine işaret eden Mehmet Şimşek, “Bu da aslında büyümeyi 1-2 puan aşağı çekti. Yani büyüme varsayalım ki bu sene, yüzde 4,5 öngörmüştük, turizmdeki bu şok yaşanmasaydı yüzde 3 yerine yüzde 4’ün üzerinde büyüyecektik” dedi. Normalde tarımın milli gelirin büyümesine yüzde 0,3 puan katkı verdiğini anımsatan Şimşek, geçen sene bu oranın yüzde 0,6 olduğuna işaret ederek, “Bu sene sıfıra yakın bir katkı veriyor” ifadelerini kullandı.
JEOPOLİTİK RİSKLER ÜLKELERİ ETKİLİYOR
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Dünya Yatırım Raporu’na göre de 2014 yılında yüzde 10,5’lik düşüş gösteren uluslararası doğrudan yatırımlar, 2015 yılında yüzde 38 artarak 1,76 trilyon dolara ulaştı. 2016 yılında ise uluslararası doğrudan yatırımların, küresel ekonomideki kırılganlıklar, ülkelerde düşük büyüme görünümünün yaygınlaşması ve bazı emtia ihracatçısı ülkelerdeki yavaşlama nedeniyle yüzde 10-15 aralığında azalması öngörülüyor. Azalışın hem gelişmiş hem de gelişen ülkelerde görülmesi bekleniyor. 2016 ilk 4 ayında elde edilen birleşme satın alma işlemi verilerinin 2015 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 32 oranında gerilemesi de azalış beklentisini destekliyor. Türkiye’de ise küresel krizi öncesi 2007’de 22 milyar dolar doğrudan yatırım, geçen yıl 16.9 milyar dolar oldu.
ÜRETİM ÇARKLARI YAVAŞLADI
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nin (ASKON) Genel Başkanı Mustafa Koca, “Her şeyden önce bizim bütün piyasalarda ciddi anlamda sıkıntımız var. Üretim çarkları yavaşladı. Bu piyasalardaki gerginliğin absorbe edilmesi hepimizin elinde” dedi. Koca, ASKON’un düzenlediği “Türkiye Ekonomisi ve Güncel Gelişmeler” konulu toplantıda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz’daki darbe girişiminde halkın demokrasi mücadelesi verdiğini belirtti. Koca, sözlerine şöyle devam etti: “Piyasadan bize gelen haberlerde Türkiye’de güven probleminin had safhada olduğunu görüyoruz. Her şeyden önce bizim bütün piyasalarda ciddi anlamda sıkıntımız var. Üretim çarkları yavaşladı. Bu piyasalardaki gerginliğin absorbe edilmesi hepimizin elinde. 15 Temmuz’da olduğu gibi el ve gönül birliğiyle yeniden sanayinin çarklarının dönmesi, piyasadaki güvenin artırılmasıyla alakalı yeniden ‘Bismillah’ dememiz lazım. Yani yeniden bir ekonomik savaşı hep birlikte yapmamız lazım. Makro ya da mikro çerçevede her şeyi çözmemiz mümkün değil. Başbakan Yardımcımız Mehmet Şimşek’in bu toplantıya gelmiş olması sizlerin gelmiş olmanız karşılıklı iyi niyet ve güven ortamının sağlanması noktasında neler yapılacağının işaretidir.”
Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM

Henüz yorum yapılmamış.