Sosyal Medya

Güncel

Ermenilerle Azeriler barış için buluştu

Dağlık Karabağ sorunu yüzünden birbirinden sınırlarla ayrılan Ermeni ve Azerbaycanlı gençler Eskişehir'de buluşarak yeniden barış içinde yaşamak için çözüm yollarını konuştu



Karabağ savaşıyla başlayan çatışma ile birbirlerinden uzaklaşan Azeriler ve Ermeniler, Eskişehir’de bir araya gelip ortak geçmişlerini, iki ülkedeki mevcut siyasi durumu konuştular.

Agos gazetesinde yer alan haberde, her iki ülkeden biraraya gelen gençler ortak geçmişleri ile ilgili bilgiler paylaştı.

“Kafkasya’da Güvercin Uçuyor” adı verilen ve aktivist buluşması olarak nitelendirilen projeyi mümkün kılan Azerbaycanlı genç çatışma yüzünden sınırın öbür tarafında kalmış evi, ailesinin anlattığı hatıralar, aştığı milliyetçilik ve inşa etmek istediği barış hakkında paylaşımlar yaptı.

Ailesinin Karabağ Zangilan’dan geldiğini söyleyen Azerbaycanlı genç, “Benim ailem 1993 yılında evleri işgal edildiği için Karabağ’dan çıkmak zorunda kalmış. Aras nehrinden İran’a, oradan Azerbaycan’a geçmişler. Bizim yaşadığımız yer Zangilan, Karabağ’ın en güneyinde kalıyor, biraz üstünde ise Cabrayil ve Kubatlı var. Kubatlı’da Ermenistan askeri olduğu için oradan geçememişler ve İran üzerinden Bakü’ye geçmek zorunda kalmışlar. Gittikleri yıl Zangelanlı diğer ailelerle Bakü’de bir okula girmişler. Orada odalarda kalmaya başlamışlar. Benim ailem halen de orada yaşar. Okulun birinci katı halen okul olarak kullanılıyor, diğer katlarında ise insanlar yaşıyor. 65 aile ile birlikte halen orada yaşamaya devam ediyorlar. Benim hayatım da orada geçti. Ailem ne zaman evde bir şey yapmak isterse, mutfak, tuvalet yapmaya kalkışsa, devlet memurları gelip: ‘Bunu yapmayın. Binaya zarar vermeyin. Zaten geri döneceksiniz. Devletimiz Karabağ’ı geri alacak, evlerinize döneceksiniz’ diyordu. Bir duvar yapmak, boyamak istediğin zaman gene geliyorlardı, aynı şeyleri söylüyorlardı. Sürekli zaten gideceğiz hissi vardı. Yani devlet o bilinci çok kolay yerleştirebiliyordu, varlığını aileme hissettiriyordu.”

“SAVAŞ ASKERLER ARASINDAYDI”

"Savaşla birbirlerinden ayrılan insanların bir süre sonra arkadaşlarını bulmaya çalışma çabalarını kendi ailemde görmüştüm. Bunu komşu ülkede de yaşayanlar var: “Karabağ’da babamın kirvesi Ermeniymiş. Bizim için kirve çok önemlidir. Değerli insanmış ki kirvesi olmuş. Adı Antranik’miş. Şu an babamın Antranik’le hiçbir bağı kalmamış. Üzülüyorum. Bir ara Antranik’i bulmak için ‘Odnoklassniki’ denilen siteyi çok alt üst ettik. Çünkü bizim bölgede yaşayan yaşlıların bile o sitede hesapları olur. Babam gizliden gizliye Antranik’i arıyor, sahte hesap açıp Antranik’i bulmaya çalışıyordu. Bulamadık. Belki de artık hayatta değil. Yaşlı biridir sonuçta. Ama arada sırada halen bakıyoruz belki buluruz diye.”

“KARABAĞ'A BARIŞ GELECEK”

Karabağ’a barışın geleceğine inanan Azeri genç, çatışmanın çözümünü ortak yaşamda görüyor:

“Eskiden nasıl beraber yaşıyorduysak, şimdi de o şekilde yaşamamız gerektiğine inanıyorum. Akşamları o bölgede yaşayan Ermeniler, Azeriler, Kürtler nasıl bir araya gelip dut votkası içip kahkaha atıp, sabah işine gidebiliyorduysa, yeniden o şekilde yaşamaları gerektiğine inanıyorum. Ama bunun da çok mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. İmkansız da değil. Bizler bunu yapacağız elbette. Orada yaşayan insanları oradan çıkarmaları gerekiyor demiyorum, ama sürekli ailemin özlemini gördüğüm için ve evin her taşını kendileri inşa ettikleri için bir gün oraya dönmelerini isterim. Benim için çok önemi yok bunun. Sahiplik duygusu değil, daha çok duygusal bağdır. Aynı şey Ermeni soykırımından kurtulanların torunları için de geçerli örneğin. Ermenilerin bu coğrafyada her yerde evleri vardı. Eskişehir’de bile Ermeni mahalleleri vardı.

Bakü’den bir taksici tanıdığım var. Tiflis’e, bir Ermeni’nin evine müşteri götürmüş. Tiflis’te yaşayan Ermeni Azerbaycan’dan gelene ‘Bakü’nün Çapayev sokağından bana bir taş getir’ demiş. Vardıklarında geç olduğu için Tiflis’te yaşayan Ermeni, şoförden gece kalmasını istemiş. Masaya oturduklarında Çapayev’den götürdükleri taşı vermişler, Ermeni’nin o taşı öpüp gözlerine koyduğunu anlatıyor. Bu böyle bir şeydir. Mekanla bağ kurmaktır bu, sahiplik duygusu değil. Soykırımdan kurtulanlar için de İstanbul’da bıraktıkları ev sadece bir ev değildir, duygusal bir yerdir, kavgadır, orada kitap okumaktır.”

“KAFKASYA'DA GÜVERCİN UÇUYOR”

Sınırlar kapalı olduğu için Azeriler ve Ermeniler hep üçüncü ülkede buluşup üçlü projelere katılırlar. “Kafkasya’da Güvercin Uçuyor” ise sadece iki taraf arasında diyalog oluşturma amacıyla 20-26 Ağustos arasında yapılıyor. İdgar şöyle açıklıyor: “Önemli olan başbaşa kalmak. Kimlik olayı bile bir kenara bırakırsak, insanlar başbaşa bırakılınca her şeyi daha kolay çözüyorlar. Ermeniler ve Azeriler başkalarına bir şeyler anlatmak zorunda kalmasınlar istedim, birbirleriyle konuşsunlar. Buna ihtiyaç duyduğum için yaptım. İki ülkenin Azerbaycan ve Ermenistan’ın iktidarları kendi sürekliliğini bu savaş üzerinden var edebiliyorlar. Kırk sene sonra da olsa Azerilerle Ermenilerin bir araya gelmesinin temellerini atanlardan biri olmak beni o kadar mutlu eder ki. Gelecekte torunum veya torunum olarak gördüğüm insanların Ermenilerden nefret etmemesi için bu projeyi yapıyorum.”

DAĞLIK KARABAĞ İÇİN ÇÖZÜM

Katılımcılar, Eskişehir’in bir müzik grubu eşliğinde Sarı Gelin şarkısını Azerice ve Ermenice söyledi, beraber dolma yaparken ortak kullanılan kelimeleri bulamaya çalıştı. Ermenice ve Azerice şarkılar dinlendi. Sivil Düşün'ün desteği ile yapılan projeye Azerbaycan'dan 6, Ermenistan'dan 4, Türkiye'den 2 kişi katıldı. Proje, Dağlık Karabağ sorunundan dolayı her iki ülkede ortaya çıkan sorunları ve bu sorunlara alternatif üretmeyi amaçlıyor. Ancak asıl tanışma ve tartışmanın proje faaliyetleri dışında gerçekleştiğini belirtmek lazım. Dolma yaparken bile kültürlerin birebir aynı olduğu, kullanılan kelimelerin ortak olduğu aşikardı. Ortak her bulunan kelimenin ardından oda kahkahalarla doluyordu, herkes iki ülkede yaşanan insan hakları ihlallerini konuşuyordu, Karabağ sorununun iki ülke üzerindeki etkisini tartışıyordu.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM