Güncel
Taha Kılınç: Türkiye'nin Filistin konusundaki sorumluluğu arttı
Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Taha Kılınç, Türkiye'nin Filistin konusundaki sorumluluğunun arttığını söyledi.
Türkiye ve İsrail'in anlaşmasına ilişkin karşılıklı açıklamalar sürerken, Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Taha Kılınç konuştu.
İşte Taha Kılınç'ın açıklamalarından satır başları:
-Türkiye ile İsrail arasında beklenen anlaşma nihayet imzalandı. Anlaşmayı genel olarak nasıl yorumlamak gerekiyor?
Dün Roma’da son şekli verilen anlaşmayla birlikte, 2010’daki Mavi Marmara baskınından sonra İsrail’le yaşanan gergin süreç sona erdirilmiş oldu. Büyükelçilerin karşılıklı olarak yeniden atanmasıyla artık diplomatik ilişkiler 2010 öncesine geri dönecek.
Siyasi, ticari, askeri ve istihbari alanlarda iki ülke arasında koordinasyonun da artması bekleniyor.
Türkiye açısından, anlaşmanın en önemli maddeleri, Gazze’ye uygulanan baskının hafifletilmesiyle ilgili olanlardı.
-Peki, bu gerçekleşti mi?
İsrail, Gazze üzerindeki ablukasını sürdürecek. Ama uygulanan ambargonun hafifletilmesi söz konusu. İlk etapta insani yardım malzemeleri Aşdod Limanı üzerinden Gazze’ye giriş yapacak.
Ardından Türkiye bölgeye küçük çaplı sanayi tesisleri, bir elektrik santrali ve deniz suyu arıtma tesisi inşa edecek. İnşaatı devam eden tam teşekküllü hastane de hizmete açılacak. Bunu diğer yardımlar izleyecek.
Abluka ve ambargo farklı kavramlar. Bunları birbirine karıştırmamak gerekiyor. İsrail’in Gazze ablukası aynen duruyor, ambargo ise kısmen gevşetiliyor.
-Türkiye ve İsrail, bu anlaşmayla neler kazanıyor?
Gazze’ye yardımların yeniden rahatlıkla ulaştırılabilmesi dışında, Türkiye Filistin meselesinin doğrudan taraflarından biri haline geliyor. Bu da Türkiye’yi Mısır ve Ürdün karşısında aktif bir oyuncuya dönüştürüyor. Bu iki ülkenin anlaşmadan rahatsız olduklarını biliyoruz.
İsrail’in kazanımları ise şunlar: Gazze üzerindeki denetimini sürdürecek. Mavi Marmara’dan sonra İsrailli komutanlar ve yetkililerle ilgili Türkiye’de açılan davalar düşürülecek. En önemlisi de İsrail’in Akdeniz’den elde ettiği doğalgaz, Türkiye üzerinden Avrupa’ya pazarlanacak.
Anlaşmanın bir diğer kazananı da Hamas. Gazze’deki insanların acil ihtiyaçlarını karşılama noktasında ciddi sıkıntı çeken Hamas, anlaşmayla siyasi prestij kazanacak. Bu, El Fetih’e karşı da ciddi bir kazanım demek. Hamas, aynı zamanda uluslararası alanda daha görünür hale gelecek.
-Anlaşmanın, İsrail’in Filistinlilere uyguladığı baskı ve işgali hafifletmesi beklenebilir mi? Mesela İsrail, yarın-birgün Türkiye’ye rağmen Gazze’yi bombalamaya başlayabilir mi?
İsrail bir işgal devletidir. Türkiye’yle imzaladığı bu anlaşmanın, onun bu vasfını yok edeceğini düşünmek saflık olur. “Ben artık Türkiye ile diplomatik ilişkileri yeniden kurdum” deyip Filistinlilere yönelik baskılardan vazgeçeceğini zannetmek, İsrail’i hiç tanımamak olur.
Anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte, yeni dönemde Türkiye, İsrail’i daha yakından izlemek ve fiili baskı yapmak sorumluluğunu da üstlenmiş oluyor.
-Son olarak, anlaşmaya Filistin tarafının bakışı nasıl?
Bu anlaşmanın, “ehven-i şer” olduğunu söylememiz gerekiyor. Şartların çok daha iyileştirilmesi ve Filistin’in tümüyle işgalden kurtarılmasına yönelik bir girişim şart. Ama bu Türkiye’nin tek başına yapabileceği bir şey değil.
Filistinliler, bu gerçeğin farkında. Onlar, Türkiye’nin gayretlerini görüyorlar ve yaşadıkları zindan hayatının iyileştirilmesine yönelik her türlü adımı minnet ve şükranla karşılıyorlar. Türkiye’nin gücünün sınırlarını da gördükleri için, bizden çapımızın üstünde şeyler de beklemiyorlar.
"MEZKUR ANLAŞMAYA DAİR BİRKAÇ NOT"
Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşmada Türkiye'nin, İsrail'in ve Hamas'ın kazançlarını yazan Kılınç, yazısının sonunda Hamas'ın Mavi Marmara ile ilgili sözlerini hatırlattı.
Hamas'tan yapılan açıklamada, "Mavi Marmara’daki kardeşlerimiz inşaallah şehit oldu. Allah onların amelini kabul etsin. Ama o iş artık bitti. Biz mevcut durumdaki sıkıntıları aşmaya bakalım. Gazze, her türlü destek ve yardıma muhtaç durumda. Bize nefes aldıracak her anlaşma, başımız-gözümüz üstüne" denilmişti.
Sosyal medya hesabından da konuyla ilgili yaptığı paylaşımı dikkat çeken Kılınç, anlaşmayı şöyle değerlendirdi:
Türkiye’nin kazançları:
1- Gazze’ye uygulanan ambargonun nispeten kaldırılması nedeniyle, bölgeye yardım ulaştırabilecek. (Anlaşmayla birlikte abluka değil, ambargo gevşetilmiş oldu. Abluka ve ambargo, farklı terimler.)
2- İsrail’le birçok alanda işbirliği derinleştirilecek. Turizm ve ticaret alanlarında kazanç artacak.
3- Filistin meselesinde biraz daha inisiyatif alınmış olacak. Bu bağlamda Mısır ve Ürdün’le rekabet de kızışacak.
İsrail’in kazançları:
1- Gazze’ye malzeme giriş-çıkışında Aşdod Limanı aktif olarak kullanılacağından, Gazze üzerindeki denetim sürecek.
2- İsrailli komutanlar ve diğer yetkililerle ilgili Türkiye mahkemelerindeki dava ve adlî takip süreçleri sona erecek.
3- Akdeniz’deki doğalgaz üretimi, Türkiye üzerinden Avrupa’ya açılabilecek. İsrail, anlaşmanın ekonomik boyutunu çok önemsiyor.
Hamas’ın kazançları:
1- İsrail’in ablukayı kesin olarak kaldırmayacağının bilincinde olan Hamas, anlaşmayla birlikte Gazze’deki halka destek sunulmasına önayak olmak istiyor. Anlaşma, Hamas’ı siyasi olarak rahatlatacak.
2- Türkiye’nin Gazze’ye kısmi ama direkt müdahalesi, Hamas’ı El Fetih’e karşı güçlendirecek.
3- Hamas, Türkiye’nin himayesinde uluslararası arenada daha fazla boy gösterebilecek.
* * *
“Ama Mavi Marmara?”, “Ama İsrail?”, “Ama…” dediğinizi duyar gibiyim. Hamasi sloganlarımızın sahada da gerçek olabilmesi için, bambaşka bir İslam dünyasının vücut bulması, İslam ülkelerinin ve müslümanların İsrail’le ilgili tavırlarının net olması lazım.
Bölgenin mevcut dengeleriyle, bu kadar…
Bitirirken, Mavi Marmara’yla ilgili Hamas’ın tavrını özetleyeyim. Belki, Hamas’ın Türkiye-İsrail anlaşmasını neden desteklediğini de anlatır bize:
“Mavi Marmara’daki kardeşlerimiz inşaallah şehit oldu. Allah onların amelini kabul etsin. Ama o iş artık bitti. Biz mevcut durumdaki sıkıntıları aşmaya bakalım. Gazze, her türlü destek ve yardıma muhtaç durumda. Bize nefes aldıracak her anlaşma, başımız-gözümüz üstüne.”

Henüz yorum yapılmamış.