Güncel
Tarihte bugün: İttihatçılar Yıldız Sarayını yağmaladı
Follow @dusuncemektebi2
Sultan II.Abdülhamitin tahttan indirilip Selanike gönderilmesinin ardından Yıldız Sarayı 29 Nisan 1909da İttihatçıların ve Hareket ordusu mensuplarının yağmasına maruz kaldı. Yağmalanan sarayda bulunan önemli belgelerde bu olay sırasında yok edildi.
31 Mart Ayaklanması’nın en feci sonuçlarından birisi şüphesiz Yıldız Sarayı’nın yağma edilmesidir. Bulgar isyanı, Ermeni isyanı, Hersek olayları, Girit’teki karışıklıklar, Ermenilerin Adana ve Erzurum’daki isyanlarıyla yakın tarihlerde gerçekleşen bu olayın arkasında kimlerin olduğu hala tartışmalı olmasına rağmen hedefinin Abdülhamit daha doğrusu Yıldız olduğu barizdir. Abdülhamit bir anda vatan ve millet düşmanı kabul edilmiş, gerek dış gerek iç basında padişahı eleştiren yazılar ve karikatürlerin oranında bir artış görülmüştü.
Meclis Başkanı Ahmet Rıza’nın Abdülhamit’’i tahtan indirilmesi konusundaki fikrinde yalnız olmadığını Bosna Hersek’i istila etmiş Avusturya’nın yaşlı başkanı da paylaşacaktır. İngiliz ve Fransız gazeteleri fikir birliği etmiş gibi güya Osmanlı Devleti’nin bekası için Abdülhamit’in tahtan indirilmesi gerektiğine yönelik manşetler atmışlardı.

Hareket Ordusu komutanı Mahmut Şevket Paşa daha önce amaçlarının padişah olmadığını belirtmesine rağmen kararını değiştirecek ve orduya Yıldız Sarayı’nı kuşatma emrini verecektir. Fakat Abdülhamit kuşatma olacağını bildiği halde hiçbir tedbir almaması ve saray muhafızlarına tek kurşun dahi atılmaması emrini vermesi şaşılacak bir durumdur.
25 Nisan 1909’da sarayı kuşatan ve hakimiyeti sağlayan ordunun içerisinde Osmanlı askerlerinden ziyade gönüllü İttihatçılara bağlı neferlerin bulunması olayları kimlerin organize ettiğini göstermekteydi. Enver Bey’inde içinde olduğu bu yağma ordusunda Bulgar isyanlarının baş sorumlusu Yane Sandanski’de bulunuyordu.
Teşkilkat-ı Mahsusa Başkanı ve Enver Beyin yakın arkadaşlarından Hüsameddin Ertürk hatıralarında Yıldız yağması emrinin Şevket Turgut Paşa tarafından verildiğini, yağmalayanların aldıklarını ganimet olarak gördüklerini söylemiştir.
Enver Paşa ve diğer yağmacılar Yıldız’a girdiklerinde padişahın özel odasını ve mücevherleri sakladığı yeri sormuşlar, sarayın muhasiplerinden Cevher Ağa sorulan sorulara cevap vermeyince idam etmişlerdi. Diğer muhasip Nadir Ağa’nın cevap vermesi üzerine onu, hayatını bağışlayarak daha sonra kuracakları mahkemede de hürriyetperver ilan ederek maaş bağlamışlardı.
Yağmacılar mücevherlerin yanı sıra perdeleri, halıları, şamdan ve mangalları da almışlar, değerli gördükleri ne varsa almışlardı. Jurnaller, Abdülhamit’in kişisel mektupları, marangozhanesi, telgraf metinleri, kitaplarda yakılıp yıkılmıştı.
Yıldız'da ele geçirilen malların tasnifi için Selanik mebusu Emanuel Karasu, Zohrap Efendi, Serez Mebusu Hiristo Dalçef Efendi’nin ararlında bulunduğu İstanbul şehremaneti başkanlığındaki bir komisyona bırakılmıştı. Komisyonun verdiği kararlardan birisi Abdülhamit’in giysilerinin ve koltuk takımının yağma sırasında harap olduğu için Kasımpaşa Bit Pazarı’nda satılmasını istemesidir.

Abdülhamit tahtan indirilence önce Selanik’teki Alatini köşküne gönderilmiş, daha sonra Selanik’in kaybedilmesiyle İstanbul Beylerbeyi Sarayı’na nakledilmişti. Enver Paşa, Abdülhamit’in vefat haberini alınca hemen Beylerbeyi Sarayı’na gelmiş, vefat ettiği yatak odasında aramalarda bulunmuştur. Başını koyduğu yastığı, yatağı, karyolayı, dolapları arayan Enver Paşa Abdülhamit sürgüne gönderildiği gün boynunda asılı duran kitap şeklinde bir şeyi aramaktadır. Yastığın altında muşambaya sarılmış kitap şeklinde bir şey bulunmuş, Enver Paşa derhal açılmasını emrettiğinde kitaba benzeyen şeyin içinden kırmızı ve siyah mürekkeple elle yazılmış “Vefk” denilen tılsımlı bir dua bulunmuştur.
Yıldız sarayının yağmalanmasındaki asıl neden Abdülhamit’i ittihatçıların tarihten silmek istemeleridir. Abdülhamit’in saltanatı boyunca edindiği ne varsa el konularak yeni bir siyasi döneme girdiklerini göstermek istemişlerdir. Kağıt keskisine dahi el konulması İttihatçıların nasıl bir öfke içerisinde olduğunu göstermez mi?
Dünya Bülteni/ Tarih Servisi - Tarık Yalçın

Tahsin Demiray "Yıldız yağması" başlıklı de şu bilgiyi vermektedir:
İttihatçılar Abdülhamit'i Yıldız'dan ani olarak uzaklaştırmaz, sarayın mücevher, zümrüt, yakutaltın, inci vesaire kıymetli her nesi varsa oradan aldırmışlardır. Değeri milyonlar tutan ve aynı zamanda tarihi hazine teşkil eden küçük parça eşya büyük sandıklara doldurulup hemen harbiye nezaretine getirilip orada büyük dış kapının yanlarındaki -bugün biri rektörlük, diğeri Türkiyat Enstitüsü olan- binaların alt katlarına yerleştirilmişlerdir.
Bu nakil işine nezaret eden Şehremini Ebubekir H.N.Tepeyran hatıralarında: Bizzat mühürlediğim kapılar sonradan açılmıştır." diyor ve talanı anlatıyor.
Memduh Paşa da: Yıldız Sarayında hizmetle mevki tutmuş olanlar, hal'iden bir gün evvel kuvve-i müsellaha (Silahlı güç, Ş.A) ile çıkarılıp hırpalanmış ve tevkif hücrelerine sokulmuşlardır. Kadın Efendiler, Şehzadelerle Sultanlar ve Cariyeler ayrıca çıkarıldıklarından sarayın Hazinesinde mevcut cevahir ve nukut (Nakit paralar, Ş.A) memurini askeriye vasıtası ile ahz ve nakledilmiştir." demektedir.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM

Henüz yorum yapılmamış.