Sosyal Medya

Güncel

İnsanlığa vurulmuş zincirin adı: Madaya ablukası

Şimdilerde havsalaların almadığı bir dünyada yaşıyoruz. İnanılamayacak kadar fizik kurallarının dışında, fiziğe ve metafiziğe aykırı gerçekleşen bir takım kısır döngüler içerisinde vicdan yoksunlarının fiziki zorlaması. Suriye’de iki ve belki de daha fazla şehir… Madaya, Muaddamiye…



Şimdilerde havsalaların almadığı bir dünyada yaşıyoruz. İnanılamayacak kadar fizik kurallarının dışında, fiziğe ve metafiziğe aykırı gerçekleşen bir takım kısır döngüler içerisinde vicdan yoksunlarının fiziki zorlaması. Suriye’de iki ve belki de daha fazla şehir… Madaya, Muaddamiye… 

“Dağlara buğdaylar serpin, Müslüman ülkede kuşlar aç kaldı demesinler” diyen Hazreti Ömer’in dini İslam’dır. Kuşların dahi açlık gibi bir imtihanda bulunmasına razı olmayan bir vicdan dini… 

Hayvanata dahi kendi rızkını arama imkanı verilmiş bir dünyada böyle bir özgürlüğün dahi çok görüldüğü etrafı kuşatılmış insanlar var. Şimdilerde açık bir alana hapsedilmiş, etrafı mayınlarla döşenmiş ve keskin nişancıların gözlediği topraklar var. Şimdilerde Allah’ın kuşlara dahi sunduğu rızık arama imkanını kısıtlayan firavunlaşmış ruhlar var. Şimdilerde insanlıktan çıkmış mahlukat var. 

Esed ve Hizbullah(!)(bu ismi galat-ı meşhur olmasından dolayı kullanıyorum, biz buna hizbulla’ne/hizbuşşeytan demeyi tercih ediyoruz) bu insanları hangi sebepten dolayı böyle bir fiziki katliama tabi tutuyor? Hangi sebep mezkur şehirlerde yaşayan insanlara zaten öleceksin, hangi yolla öleceğini sen seç deme cüretini verebiliyor? İster şehirde kal açlıktan öl, ister ablukanın dışına çıkmaya çalış mayınla veya keskin nişancı kurşunuyla öl, tercih senin dedirtebiliyor. Bu soruların ne kadar basit bir soru, ne kadar basit bir denklem ve soru olduğunu bile bile soruyorum. Belki de meseleye bu kadar basitten başlayarak bakmadığımızdan kaynaklanıyor, belki de en başa dönmediğimizden… 

Madaya’da açlık; her gün ölüme bir adım daha yaklaşarak yaşamanın adı. Madaya’da abluka; tüm insanlığın vicdanına vurulmuş zincirin adı. 

Madaya’da açlıktan dolayı çığlık dahi atamayacak kadar güçsüz düşen insanların sessiz çığlıkları yükseliyor. Madaya tüm dünyada en azından evladını sevebilecek kadar insanlıktan nasibini almış vicdan sahiplerine yeniden sesleniyor. Madaya, seslenmeye dahi gücü olmayanların şehri. Bu sese bir an önce cevap verilmez ise çağları aşacak bir çığlık vicdanları sürekli olarak tırmalayacak, sürekli olarak hesaba çekecek. Tâ ki mahkeme-i Kübra’ya kadar. Mahkeme-i Kübra mı? Bu imtihanın bir karnesi…

Orhan Pekçetin

Diriliş Postası

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM