Güncel
Arakan'da sözün bittiği an
Bölgeden Müslümanların izini silmek ve bölgenin çehresini tamamen değiştirmek isteyen Myanmar yönetimi Kuzey Arakanın neredeyse her köşesine Budist tapınakları inşa etmeye başlamıştır.
İslam’ın Arakan’a ulaşması 8. yüzyılda Arap tüccarlar sayesinde olmuştur. Deniz ticaretinde önemli bir yere sahip olan Müslüman Araplar, Güney Asya, Güneydoğu Asya ve Uzak Doğu ile ticari ilişkiler geliştirmişler, Arakan’dan Sumatra Adası’na, Cava’ya kadar küçük ticaret şehirleri kurmuşlardır.
15. yüzyılın başında Kral Narameikla’nın İslamiyet’i seçmesinin ardından Arakan İslam Krallığı kurulmuş ve bu tarihten sonra İslamiyet bölgede hızla yayılmıştır.
1784 yılında başlayan İngiliz işgali sırasında Arakan’ın iki yerli halkı Rohingya Müslümanları ve Budist Rakhineler ciddi baskı ve zulüm görmüşlerdir. Bu dönemde Burmalılar’ın zulmünden kaçan binlerce Arakanlı ülkelerini terk ederek Hindistan’a göç etmek durumunda kalmıştır. 1826 yılında İngilizler’in bölgeye hakim olmalarının ardından Burma işgali sona ermiş ve Arakan’da 120 yılı aşkın sürecek olan İngiliz işgali başlamıştır.
İngilizler ve Fransızlar nereyi sömürdüyse orada zulüm, entrika ve katliamlar payitaht olmuştur. Arakan’da da aynen böyle olmuştur.
1826’da başlayan İngiliz işgalinin ardından Burma’yı işgalden kurtarma amacı güden Takin Partisi, Budist Rakinaları Müslüman Rohingyalar’a karşı kışkırtmaya başlamıştır. 1937 yılında İngiliz sömürge durumu korunarak Hindistan’dan ayrılan Burma’da Takinler yönetimdeki bütün gücü ele geçirmişlerdir. Müslümanlar’ın Budizm için büyük tehlike oldukları ve engellenmezlerse güçlenerek Budistleri yok edecekleri yönündeki propagandalarla halklar arasında düşmanlık tohumları atılmış ve Rakhineler Burma idaresi altında yaşamayı Müslümanlarla bir arada özgür olarak yaşamaya tercih etmişlerdir.
1942’de İngilizler’in çekilmesinin ardından bölgede yaşayan Hindistanlı ve Bangledeşli Müslümanlar’a yönelik ciddi saldırılar başlamıştır. 28 Mart 1942’de Minbya kasabasına bağlı Çanbilli köyündeki Müslümanlar’a saldıran Rakhineler, köydeki kadın, erkek ve çocukları kılıç ve mızraklarla katletmiştir. Kadınları tecavüz ettikten sonra vahşice öldüren Rakhineler, katliamın ardından bölgeyi yağmalamıştır.
Henüz yaraları sarıldı derken 1947’de Burmalılar tarafından tekrar saldırının hedefi olmuşlardır. Bu dönemde bazı Müslüman gruplar Burma Devleti’ne karşı silahlı mücadeleye girişmişler ancak başarılı olamamışlardır. Müslümanlar’ın biraz güçlendiği 1954 yılında ise Burma ordusu Muson operasyonu adını verdiği kanlı bir saldırı ile Müslüman güçlerini dağıtmıştır.
Arakan'da sözün bittiği an
1962 askeri darbesine kadar saldırılar devam etmiş, darbe ile birlikte Müslümanlar iktisadi gücünü kaybetmişlerdir. Kışkırtma faaliyetleri de bu dönemde de artarak devam etmiştir.
1978 yılında ise hükümet “Kral Dragon Operasyonu” ile Müslümanlar’a gözdağı vererek Arakan’dan ayrılmalarını hedeflemiştir. Bu operasyon kapsamında da yüzbinlerce Arakanlı göçe zorlanmış, yüzlerce Müslüman hunharca katledilmiştir.
Hedef belli; Arakan’ın Budistleştirilmesidir
Bölgeden Müslümanlar’ın izini silmek ve bölgenin çehresini tamamen değiştirmek isteyen Myanmar yönetimi Kuzey Arakan’ın neredeyse her köşesine Budist tapınakları inşa etmeye başlamıştır.
1990 yılından günümüze kadar olan dönemde Müslümanlara yapılan baskılar sonucu yine yüzbinlerce Arakanlı, komşu Bangladeş’e mülteci olarak göç etmek zorunda kalmıştır. Müslüman köyler örnek yerleşim birimleri olarak düzenlenecekleri bahanesiyle boşaltılmış, ancak Müslümanlardan boşaltılan bu yerlere Budist Rakhineler yerleştirilmiştir.
Halihazırda Arakan’da başlayan olaylar 3 Haziran 2012’de başkent Akyab’dan Maungdav şehrine gitmekte olan 10 Müslüman’ın Budist fanatiklerce katledilmesi ile başlamıştır. Yüzlerce Müslüman bu saldırıyı protesto etmek için Maungdav şehrindeki Merkez Camii’nde toplanmış, bu hareketi kendi varlıklarına tehdit olarak kabul eden Budist fanatikler ve Burma polisi Müslümanlar’a saldırmış ve çıkan çatışmada çok sayıda Müslüman yaralanmış ve şehit edilmiştir.

Henüz yorum yapılmamış.