Sosyal Medya

Coğrafyamız

'İsrail'i UCM'ye şikayet edeceğiz'

Gazze'ye giden 3. Özgürlük Filosu'nda ve uluslararası sularda İsrail'in müdahale ettiği "Marianne" gemisinde olan Avrupa parlamenteri Ana Miranda, "İsrail'in meşru olmayan korsan müdahalesini Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne şikayet edeceğiz" dedi.



Gazze'ye giden 3. Özgürlük Filosu'nda yer alan ve uluslararası sularda İsrail'in müdahale ettiği "Marianne" gemisinde bulunan İspanya'nın Galisya Milliyetçi Bloku (BNG) partisinden Avrupa parlamenteri Ana Miranda, salı sabahı serbest bırakılıp uçakla Tel Aviv'den Madrid'e gönderildikten  sonra İspanyol Meclisi'nde basın toplantısı düzenledi.

İsrail'in müdahalesini "korsan bir hareket" olarak adlandıran Miranda, "İsrail'in bu korsan müdahalesinin hiçbir uluslararası meşruluğu yoktur. İsrail'in meşru olmayan korsan müdahalesini, insan hakları ihlalini ve orantısız gücünü Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) şikayet edeceğiz" dedi.

İtalya'nın güneyindeki Messina Limanı'ndan 10 gün önce "Marianne" gemisine bindiğini ve tam bir yasallıkla uluslararası sularda seyahat ettiklerini anlatan Miranda, İsrail'in müdahalesi sırasında yaşananları şu şekilde dile getirdi:

"İlk başta bir hayalet gemi gibi bizi izlediklerinin farkına vardık. Gece 23.00'dan sonra 3 zodyak bot ve 1 gemi ile üzerimize doğru geldiklerini anladık. Saat 24.20'de hepimiz giyinip, barışçıl bir direniş göstermek için gemide hazırlandık. Telefonla gemimize çıkacaklarını ve bizimle müzakere edeceklerini söylediler. İlk başta çok normal bir şekilde bizimle sohbet edip, bize İsrail'in demokratik ve insan haklarına saygılı bir ülke olduğunu, Gazze'ye insani yardım yaptıklarını söylediler. Daha sonra da savaş kıyafetli, yüzleri maskeli, silahlı 4 asker geminin kumanda odasına girmeye çalıştı. 15 dakikalık bir arbede yaşandı. Bu sırada orantısız güç uyguladılar. Bizi ittirip, çekiştirdiler. Benim de kolum ve ayağım morardı. Ellerinde elektrik şok aletleri vardı. Daha sonra geminin kontrolünü alıp bizi Aşdot Limanı'na götürdüler."

"Dalga geçer gibi 'İsrail’e hoşgeldiniz' dediler"

Aşdot Limanı'nda kendilerini İsrail basınından çok sayıda bekleyenin olduğunu, İsrail'in bu "korsan saldırıyı sanki bir başarı gibi sunmaya çalıştığını" söyleyen Miranda, "Aşdot Limanı'nda cep telefonlarımızı aldılar ve şifrelerini sordular. Ben ilk başta şifreyi vermeyi reddettim ama sonra vermek zorunda kaldım. Bize güzel gözükmek için su, yemek, tepsi içinde güzel meyveler vermeye çalıştırlar ama hepimiz bunları reddettik. Tuvalete sadece 3'er kişi halinde 2 asker eşliğinde gitmemize izin veriyorlardı" dedi.

İsrail makamlarının ayrıca alıkoyduğu "Marianne" mürettebatındaki aktivistlere "İsrail'e hoşgeldiniz" yazılı birer zarfta verdiğini anlatan Avrupalı parlamenter, "Dalga geçer gibi bir komik mektup verdiler. Mektupta 'İsrail'e hoşgeldiniz' denilerek, 'sanırız denizde seyahat etmeyi bilmediğinizden yolunuzu kaybettiniz' gibi ifadeler bile vardı. İsrail'in Hamas adlı terörist bir örgütle mücadele ettiği, demokratik ve ifade özgürlüğüne saygı gösteren bir ülke olduğu, Gazze'ye her gün insani yardım ulaştırdığı yazılıyordu. Oysa İsrail, uluslararası korsancılık yapan, acıması olmayan, barışçıl girişimi manipüle eden, yalan söyleyen, orantısız güç uygulayan bir demokrasi" diye konuştu.

"İsrail bilmeli, girişimlerimiz devam edecek"

İsrailli yetkililerin kendilerine "Batı Sahra'ya, Kürdistan'a niye gitmiyorsunuz? Gazze'ye insani yardım yapacaksanız bize verin biz ulaştırırız" dediğini kaydeden Miranda, "Filistin halkına saldırıların devam ettiği sürece bizim girişimlerimiz devam edecektir. İsrail bunu böyle bilmeli. Ben hemen bugün geri dönmeye, Özgürlük Filosu'na katılmaya hazırım. İsveç bandralı, Avrupalı bir gemi ile uluslararası sularda seyrederken, kıyıya 90 mil uzaklıktayken bize korsanca müdahale ettiler.  İsrail'in hiç bir hukuksal gerekçesi olamaz" ifadelerini kullandı.

Miranda, Tel Aviv'den uçağa binmesi için bir suçlu gibi havaalanına kadar polis eşliğinde geldiğini belirterek, İberia uçağına bindiğinde kapıdaki hostesin kendisine "Böyle devam edin. Barış için sizin gibi insanlara ihtiyaç var" demesinden büyük şevk aldığını söyledi.

Miranda ayrıca, İsrail'e alıkoyduğu diğer kişileri hemen bırakması çağrısı yapıp, UCM’ye hem kişisel hem de kurumsal olarak İsrail hakkında suç duyurusu yapacaklarını duyurdu.

Miranda, İsrail'in müdahalesine rağmen 3. Özgürlük Filosu girişiminin başarılı olduğunu vurgulayarak, "Bu gemilere siyasetçiler, gazeteciler, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, yazarlar bindi. En azından Gazze'ye yönelik sessizlik ablukasını yıktık" dedi.

Marianna’ya müdahale

İsrail ordusu, Gazze'ye uygulanan ablukaya dikkat çekmek amacıyla yola çıkan teknelerden biri olan "Marianna" adlı tekneye pazar gecesi müdahale etmişti. Tekneyi Aşdot Limanı'na götüren İsrail, aralarında eski Tunus lideri Marzuki'nin de olduğu aktivistleri gözaltına almıştı.

Tunus'un eski cumhurbaşkanı Muhammed Munsif Marzuki ve İsrail parlamentosundaki Filistinli milletvekillerinden Basil Gattas'ın olduğu tekne, öncü unsur olarak uluslararası sulara ulaşırken, diğer tekneler de aynı güzergâhı takip ediyordu.

İsrail'in 2007'den beri Gazze topraklarındaki Filistinlilere karşı sıkı biçimde sürdürdüğü ablukayı delmeyi ve Gazze'ye insani yardım malzemesi götürmeyi amaçlayan 3. Özgürlük Filosu'nu oluşturan beş teknede toplam 48 kişi yer alıyor.

İsrail ordusunun müdahale ederek el koyduğu "Marianna" teknesi daha sonra Aşdot Limanı'ndaki donanma üssüne götürülmüştü.

Teknenin Aşdot Limanı'na götürülmesinden sonra içindeki aktivistler sorgulanmış, sorgulamalardan sonra Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı'na götürülerek sınır dışı edilmişti.

İsrail Ordusu'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Askerler Gazze deniz ablukasını delme girişiminde bulunan tekneyi ziyaret ederek arama yaptı" ifadesine yer verilmişti.

Mavi Marmara saldırısı

Abluka altındaki Gazze'ye yardım malzemesi götüren Özgürlük Filosu kapsamında katılan Mavi Marmara gemisi, 2010 yılında uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına maruz kalmış ve müdahale sonucunda 10 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Ankara’nın resmi özür talebine olumsuz cevap veren İsrail’le Türkiye’nin ilişkileri kopma noktasına gelmişti.

BM'nin 105 sayfalık raporu, İsrail komandolarının gemide örgütlü ve şiddetli bir direnişle karşılaştıklarını öne sürmüş, askerlerin kendilerini korumak için güç kullanmaları gerektiğini savunmuştu.

Buna karşın İsrail askerlerinin "aşırı ve mantıksız" güç kullandığını vurgulayan BM raporu, yolcuların hayatlarını kaybetmesini kabul edilemez bulmuştu ve İsrail askerlerinin daha sonra da yolculara kötü muamele ettiğini aktarmıştı.

Rapor, İsrail'e üzüntüsünü uygun biçimde açıklaması ve tazminat ödemesini tavsiye etmişti.

Dikkat çeken bir başka nokta ise raporun, İsrail'in Gazze'yi deniz ablukası altında tutmasını yasalara uygun bulması olmuştu.

Raporun içeriğine sert tepki gösteren Türkiye, İsrail ile diplomatik ilişkilerin ikinci kâtip düzeyine düşürülmesi de dahil olmak üzere bir dizi kararı hayata geçirmişti.

Kaynak: Al Jazeera ve AA

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM