Makale
İrtifa Kaybı; Esfeli Safilin
Kerim kitabımızda dünya hayatının geçiciliği, insanın vaktini boşa harcaması veya yaratılış gayesinden uzaklaşmasını ifade eden, birbiriyle yakından ilişkili birkaç temel kavram bulunur. Bu kavramlar genellikle ayetlerde yan yana da kullanılır.
Kur'an'da boş iş, oyun ve eğlence manalarına gelen başlıca kavramlar:
La'ib: Oyun
Genellikle belirli bir kuralı olan, ancak özünde kalıcı bir fayda barındırmayan, insanı oyalayan "oyun" anlamına gelir. Kur'an'da dünya hayatının geçiciliğini vurgulamak için sıkça kullanılır.
Ayet Örneği: "Dünya hayatı ancak bir oyun (la'ib) ve bir eğlencedir..." (En'âm Suresi, 32)
Lehv: Eğlence / Gaflete Düşüren Şey
İnsanı yapması gereken asıl önemli işlerden, kulluk bilincinden ve Allah'ı anmaktan alıkoyan, kalbi oyalayan her türlü "eğlence ve malayani" faaliyeti ifade eder. La'ib (oyun) bedeni oyalarken, lehv (eğlence) daha çok zihni ve kalbi meşgul eder.
Lehve'l-Hadis: Lokman Suresi 6. ayette geçen bu ifade, insanları Allah yolundan saptırmak için uydurulan "boş, asılsız ve oyalayıcı sözler/hikayeler" anlamına gelir.
Lağv: Boş ve Anlamsız Söz/İş
Dünya veya ahirette hiçbir faydası olmayan, içi boş, saçma, asılsız ve "yalan söz ya da davranışlar" için kullanılır. Müminlerin bu tür şeylerden yüz çevirdiği belirtilir.
Ayet Örneği: "Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden (lağv) yüz çevirirler." (Mü'minûn Suresi, 3)
Abes: Amaçsızlık / Boşuna Yaratılma
Bir işin akla, hikmete ve bir amaca uygun olmaması, "boş ve abes" olması demektir. Kur'an, insanın ve kâinatın yaratılışının asla bir "abes" (amaçsızlık) olmadığını vurgular.
Abes, amaca hizmet etmeyen boÅŸ iÅŸtir.
Bu kavram özellikle yaratılışın bir gayesi olduğu anlatılırken karşımıza çıkar. Abes bir şeyin hikmetten, faydadan ve makul bir hedeften uzak olmasını ifade eder.
Ayet Örneği: "Bizim sizi boş bir amaç uğruna (abes) yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" (Mü'minûn Suresi, 115)
Kur'an-ı Kerim bu kavramlar aracılığıyla insanı vaktini, zihnini ve ömrünü tüketen geçici heveslere karşı uyarır; hayatı "bâtıl" (boş) ve amaçsız değil, bir gaye (ibadet ve ahlak) üzere yaşamaya davet eder.
Kur'an-ı Kerim'de gayesizlik, amaçsızlık ve başıboşluk durumunu doğrudan ifade eden bir diğer temel kelime "Sudâ" Kelimesidir.
Sudâ: Başıboşluk ve Gayesizlik
Arapçada "sudâ"; bir amaca yönlendirilmemiş, kendi haline bırakılmış, emirsiz, yasaksız ve hesapsız anlamına gelir. Kur'an'da insanın bir sorumluluğu olduğunu ve asla gayesiz bırakılmadığını vurgulamak için bu kelime seçilmiştir.
Ayet Örneği: "İnsan, kendisinin başıboş (gayesiz/hesapsız) bırakılacağını mı sanır?" (Kıyâmet Suresi, 36)
Buradaki "başa baş/başıboş bırakılma" (en yutreke sudâ), insanın bir yaratılış amacı olmadan, helal-haram çizgisi çizilmeden ve nihayetinde hesaba çekilmeden yaşayıp gideceği zannını kesin bir dille reddeder.
Bu Kur'ani kavramların güncel dilde tam karşılığı Sekülarizmdir.
Ahiret kaygısı, hesabı olmayan tüm plan ve programını bu dünyaya uyarlayan, eğlenceyi sınırsızca merkeze alan, biyolojik açıdan varlık hiyerarşisinde kendini sıfırlayan, diğer biyolojik varlıklarla eşitleyen bir irtifa kaybında tezahürü olarak karşımıza çıkıyor.
Yasin AYDOÄžAN

Henüz yorum yapılmamış.