Makale
Sıdk ile girmek, Sıdk ile çıkmak
Kur'an-ı Kerim, insan hayatının her aÅŸamasında rehberlik eden ilahi buyruklar ve dualarla doludur. Bu dualar arasında hem dünyevi hem de uhrevi adımların ahlaki zeminini inÅŸa eden en köklü niyazlardan biri İsra Suresi’nin 80. ayetinde yer alıyor.
"Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle (sıdk ile) girmemi, çıkacağım yerden de dürüstlükle (sıdk ile) çıkmamı sağla. Bana katından yardım edici bir güç ver." (İsra 80)
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicreti esnasında nazil olduÄŸu rivayet edilen bu dua, sadece tarihsel bir anın ifadesi deÄŸil; hayatın her alanına uyarlanabilen zamansız bir ahlak ve niyet beyanıdır.
Ayetin merkezinde yer alan "sıdk" kelimesi; doğruluk, dürüstlük, samimiyet, iç ve dış bütünlüğü ile özü sözü bir olma halini ifade eder. İslam ahlakında sıdk, müminin karakterinin temel taşıdır. Bir işe "sıdk ile girmek"; niyette halis olmayı, o işe hileden, kibirden, gösterişten ve kötü niyetten arınarak adım atmayı simgeler. "Sıdk ile çıkmak" ise başlanan işi aynı lekesizlikle, alnının akıyla, arkada helallik ve güzel bir iz bırakarak tamamlamaktır.
Hayatın Her Aşamasında Bir Düstur
Bu dua, insanın karşılaştığı tüm başlangıç ve bitişler için bir yol haritasıdır:
Bir makama, bir şehre ya da bir iş yerine başlarken gösterilen adalet ve samimiyet anlayışı; o görevden ayrılırken de kul hakkı yemeden, arkada leke bırakmadan ayrılabilme erdemini gerektirir.
İnsan ilişkilerine güven ve dürüstlükle başlamak kadar, vedalaşırken veya bir ilişkiyi sonlandırırken de nezafeti ve doğru duruşu koruyabilmek sıdk ilkesinin bir gereğidir.
İşin nihai boyutunda bu dua, doğduğumuz dünyaya sıdk üzere gelip, ömrümüzü sıdk üzere tamamlayarak Rabbimizin huzuruna alnı açık varabilme niyazıdır.
Katından Bir Destek ve Güç Niyazı
Ayetin devamında gelen "Bana katından yardım edici bir güç (sultânen nasîran) ver" ifadesi, insanın kendi iradesinin ve çabasının yetersiz kalabileceği durumlarda ilahi desteğe olan ihtiyacını vurgular. Doğru kalmak ve doğruluktan ayrılmamak, her zaman kolay bir mücadele değildir. Nefsin, hırsların ve çevresel baskıların arttığı anlarda, insan ancak Allah'ın lütfedeceği hakiki bir güç ve basiret ile istikametini koruyabilir.
İsra Suresi 80. ayet, bir işin sonunun en az başı kadar önemli olduğunu öğretir. Başlangıçtaki heyecan ve niyeti, bitişteki lekesizlik ve huzurla taçlandırmak mümince bir duruşun özetidir. Niyetimizi doğruluk üzerine kurup, adımlarımızı bu duanın ikliminde atmak, hem bu dünyada itibar hem de ahirette huzur kapılarını aralayan en sağlam anahtardır.
Yasin AYDOÄžAN

Henüz yorum yapılmamış.