Sosyal Medya

Makale

Akıl ve Feraset Olmayınca Yiğitliğin Anlamı Kalmıyor

80 öncesini yaşayanlar iyi bilirler:

Gençler ikiye ayrılmıştı; bir taraf kendine Solcular diğer taraf Sağcılar diyordu.

Sağcılara göre Solcular iktidara gelirse ülkeyi Rusya'ya satacak;

Solculara göre Sağcılar iktidar olursa ülkeyi Amerika'ya satacaktı.

Kimi zaman oldu Sağcılar, kimi zaman da Solcular iktidara geldi ama ülkeyi satan olmadı.

Tamam, Amerika'nın izni olmadan tuvalete gidemiyorduk ama bu durum çok öncesinden kaynaklanıyordu. Yani yeni bir satış yoktu.

O kadar korkutulmuşlardı ki kimsenin bunu görecek düşünecek hali yoktu.

İki taraf da ülkeyi savunma adına kıran kırana vuruştular; öldürdüler, öldüler.

Gencecik fidanların toprağa düşmediği gün yoktu.

Bir sefercik oturup birbirini dinleyebilseydiler, birbirilerinin gayelerini/amaçlarını/umutlarını görebilseydiler; aynı şeyin peşinde koştuklarını, aynı derdin ızdırabını yaşadıklarını göreceklerdi.

Ama gözler kör, kulaklar sağırdı.

Bir taraf ülkü diğer taraf dava/devrim diyordu.

Bir taraf millet, diÄŸer taraf halk diyordu.

Bir taraf ülküdaş, diğer taraf yoldaş diyordu...

Meram aynı sadece kelimeler semboller farklıydı.

Ülkeyi birbirilerinden koruma adına tek tek tükenirken; ülkenin kanını emen iç ve dış güçler ellerini ovarak yollarına devam ediyorlardı.

Olan bu ülkenin evlatlarına oldu.

Bu ülkenin anaları ağladı.

Ama hala yeterince ders almamışız galiba.

Siyasette, sporda, mesleki arenada, medyada ve daha birçok yerde aynı ülkenin çocukları birbirilerini bir kaşık suda boğmaya çalışıyor.

Ne uÄŸruna?

Farkında değiller ama kan emici bir avuç madrabazın ikbali için...

Veysel TEPELİ

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.