Sosyal Medya

Makale

Dostluğa ve refikliğe özlem

Aslında, yalnızlık çeken günümüz insanının yoksunluÄŸu etrafında az sayıda insan olmasından kaynaklanmamaktadır. 

Yoksunluk, iliÅŸkilerdeki nitelik, mertebe, kıvam ve kalite sorunlarından kaynaklanmaktadır. 

Birlikte olunan, vakit geçirilen, bir ÅŸeyler paylaşılan insanlarla paylaÅŸtıklarınızın mahiyeti, derinliÄŸi ve size katkıları nelerdir? 

Bunlar yüreÄŸinizi hop hop ettiriyor mu? Zihninizi biliyor, keskinleÅŸtiriyor, aradıklarınızı bulmaya katkıda bulunuyor mu? 

Umutlarınızı güçlendiriyor, nezdinde insanlara saygınızı, merhametinizi ve hatta sevginizi arttıran bir mümessillik kıvamını hissettiriyor mu? 

Herkesin aradığı güzellikleri, erdemleri bünyesinde taşıdığını sezdiÄŸiniz insanın gözlerine bakıp, ses tellerinden çıkmayan kelimelerle; "o sen misin? diye sorduÄŸunuz da her seferinde yine sese, söze dökülmemiÅŸ gür bir nidayla; "hem o benim hem o sensin diyor mu?" 

Yüzünüz aynı yere dönük, kulağınız aynı frekanstan duyuyor, gözünüz aynı perspektiften görüyor, aklınız senkron çalışıyor, ahdiniz aynı yere, adamlığınız aynı kıvamda, sabit kadem durabilmek yiÄŸitliÄŸine ÅŸahitlik edip, ÅŸahit oluyor musunuz? 

Anlarınıza boÅŸ sözlerin ve boÅŸ iÅŸlerin gölgesi bile düşmüyor mu? 

Sırrı vermede yaÄŸmur gibi, sırrı saklamada gece gibi olabilmeyi ve olduÄŸunu hissedebiliyor musunuz? 

Bencilliği bataklık gibi görüp; yargılamayı, eleştirmeyi, suçlamayı, baskıyı, hukuksuzluğu, ihaneti; bataklığa çeken aşüftenin, size dolanmış uzun saçları gibi mi görüyorsunuz?

Hakkında zannı kebair gibi görüp, fasıkları sınırlarınıza yaklaÅŸtırmıyor ve iftira imtihanlarının en ÅŸedidine bile; "o böyle yapmaz " diyebiliyor musunuz? 

Söylemeden anlayacak kadar dikkat ediyor fakat gözünüzle, kulağınızla, yüreÄŸinizle pür dikkat dinliyor musunuz? 

Birlikte, hak üzerinde olmak iliÅŸkinizin mayası mı? Yoksa hep haklı görünmek düşkünlüğü mayayı bozuyor mu? 

Asıl dostu Allah olanların, Dosttan umup beklediklerini, birbirlerinden beklemedikleri fakat Dostun lütfu ihsanlarını gani gönül paylaÅŸmaya hazır oldukları iliÅŸkinin adıdır, dostluk. 

DostluÄŸun ne olduÄŸunu bilen ve dost olmak potansiyeline sahip olanlar ancak Allah'ı veli edinip fikir, ölçü ve izan sahibi olanlardır. Fikri olmayanın dostluÄŸu olmaz. 

Nefsini, enaniyetini, benini aşıp, Dosta kul olamayanın iliÅŸki niteliÄŸi ve mertebesi asla dostluk olmaz. Dese bile hükmü laftan öte deÄŸildir. Zira o iliÅŸkilerde nefsin izzeti baÅŸköşelerdedir ve her ÅŸey onun etrafında döner. 

Bütün beklentiler, ölçüler ve sınırlar, benleri tatmin üzerine kurulmuÅŸtur. 

Paylaşıyoruz dedikleri her ÅŸey ancak bunun gerçekleÅŸmesi için vardır ve bunun ihlal edildiÄŸi ilk ana kadardır bu iliÅŸkinin vadesi. 

Arz ve talebin buluÅŸtuÄŸu ve zımni dengenin bozulmadığı sürede devam eden bu iliÅŸkilerin; sık, yoÄŸun, uzun süreli olması, dostluk kıvamını ve vasfını oluÅŸturmaz. Zira dost olmaya ancak Dostu veli edinmiÅŸ ve O'ndan baÅŸkasından istememek, beklememek, ummamak kıvamını yakalamışların gücü yeter. Nefsine ram olmuÅŸ, benini inÅŸa edememiÅŸlerin harcı ve hakkı deÄŸildir. 

DostluÄŸun duyarlılık kantarı hassas ötesi hassas tartar. Zira dostlar, dostlarına zırhlarını kaldırmış, ruhlarını olduÄŸu haliyle göstermiÅŸlerdir. Böyle olunca toz tanesi mermi hükmünde etki yapar. Bu nedenle dostlar beklentiye mebni olmayan bir hassasiyetle kafalarının üstündeki kuÅŸları hiç tedirgin etmezler. 

Bir de bunun ötesinde bir mertebe daha vardır ki orada daha az insan bulunur. Ancak oradaki az insanın özgül ağırlığı, belki de olmayanların toplamından fazladır. 

Bu refiklik makamı, refiklik kıvamıdır. 

DostluÄŸun kıvamını tutturmuÅŸ olanlar bir de yola çıkmış; yolun icapları üzerinde de birbirlerini anlıyor, biliyor, güveniyor, seviyor ve inanıyorlarsa artık bu iliÅŸkinin kıvamı ve deÄŸeri ancak ehli tarafından bilinip, takdir edilebilir. Zira yol, dost olanları, Dostun rızasına ve dosta götüren yoldur. Bu yoldaki dostluk ve paylaşım bimislü bahadır. 

Ya bunlardan bir esintiyi hissetmiş, azıcık tatmış olanlar ya da fıtratın şuuraltındaki hissettirişlerinde bu yükseklikten bir damlaya maruz kalmışlar bile, o yoksunluğu ve yalnızlığı daim hissedeceklerdir. Velev ki etrafında büyük kalabalıklar olsun. Ta ki Dost onlara, dostlar lütfedip, ikram edene kadar.

Murat SAYIMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.