Sosyal Medya

Makale

Ramazan İnşa/at Ayı

Ramazan; ruhun, bedenin ve toplumun yeniden ayağa kalktığı görkemli bir inşa sürecidir.

Bu kutsal zaman dilimi, insanı temelinden ele alır ve önce en kıymetli kalesini, yani karakterini/şahsiyetini inşa eder.

İnsanın doğasında yer alan nefis, basit ama güçlü bir mekanizmayla çalışır: Daima hazza koşar ve acıdan kaçar.

Bu dürtü, aslında tüm canlıların paylaştığı hayvani bir reflekstir. Ancak insanı "eşref-i mahlûkat" kılan şey, bu rüzgâra karşı durabilme iradesidir.

Gerçek karakter, nefsin bittiği yerde başlar. Bir kişi, ulvi bir gaye uğruna nefsinin arzularına ne kadar kararlılıkla "hayır" diyebilirse, karakteri o denli çelikleşir.

Ramazan’da açlığa sabretmek, paylaÅŸmak ve infak etmek; nefsin bencil dünyasının üzerinden adeta bir buldozerle geçmektir.

Bu süreçte çekilen mahrumiyetler, aslında kişiyi "İnsan-ı Kâmil" yolunda hızlandıran en güçlü itici güçlerdir.

Ramazan’ın inÅŸası sadece bireyin iç dünyasıyla sınırlı kalmaz.

Paylaşılan iftar sofraları, zekâtlar ve infaklar; toplumsal dayanışmanın, muhabbetin ve karşılıklı saygının harcını oluşturur.

Kişi manen yükselirken, toplum da bu manevi iklimle yeniden kenetlenir.

Ramazan’ın ilk günüyle baÅŸlayan bu titiz inÅŸa süreci, Kadir Gecesi ile muazzam bir finale ulaşır.

Bu gece, her mümin için kendi manevi yükselişini yaşama, yani bir nevi "miraç" etme fırsatıdır.

Ramazan’ı hakkıyla yaÅŸayan, nefsini terbiye edip ruhunu arındıran bir gönül için Miraç’a dokunmak bir sürpriz deÄŸil, kutlu bir neticedir.

Allah hepimize Ramazan’ı bu ÅŸuurla yaÅŸamayı ve Kadir Gecesi’nin o efsunlu feyziyle nurlanmayı nasip etsin.

Veysel TEPELİ

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.