Sosyal Medya

Makale

Merhabamız Kişiliğimizdir

Kur'an'da iki ayet-i kerimede geçen "merhaba" kelimesinin kökü Arapçadır ve "ruhb" kökünden türemiş bir mastardır. Kelimenin sözlük anlamı "rahatlık, bolluk ve genişlik"tir. Örfteki karşılığı ise eve gelen misafire, "Buyur, otur; evim sizin için geniştir. Benden size zarar gelmez. Burada emniyettesiniz" anlamında güven tazelemektir.

"Allah sana bolluk ve rahatlık, huzur ve âfiyet versin" mânasında dua olarak da kullanılmaktadır. Araplar arasında yaygın biçimde kullanılan bu sözün, Allah Rasûlü döneminde hatta bizzat Allah Rasûlü tarafından misafirler için kullanıldığına dair sahih haberler vardır.

Yani bir insan, özellikle bir Müslüman; kendisine iş, aş veya ihtiyaç için gelen birine "merhaba" derken zımnen şunu söyler: "Yanımda rahat ol. Benden sana, ailene ve sevdiklerine hiçbir kötülük ve zarar gelmeyecektir; bunu temin ediyorum."

Değerli dostlar, konuyu biraz detaylandıralım:

  • Bir memurun MERHABASI: Kendisine gelen vatandaşa, "Senden hiçbir maddi karşılık beklemeden, üzerime düşen görevi gücüm nispetinde yapacağım ve seni üzmeyeceğim. Rahat ol, benden emin olabilirsin" olmalıdır.

  • Bir öğretmenin MERHABASI: Öğrencisine, "Elimden geldiğince derslerinde sana yardımcı olacağım. Kopyalarla, çalıntı sorularla geleceğini karartmayacağım. Evinde anne ve babandan gördüğün sevgi, şefkat ve merhameti benden de göreceksin." Velisine, "Çocuğun bana emanettir. Benden çocuğuna hiçbir zarar gelmeyecek; ona vereceğim eğitimden müsterih ol" OLMALIDIR.

  • Bir tüccarın MERHABASI: Müşterisine, "Alacağın malları sana fahiş fiyatla satmayacağım. Tezgâhımın önündeki mal ile arkasındaki mal aynıdır. Sağlamları öne, ezik ve çürükleri arkaya koymam. Raf fiyatı ile kasa fiyatı farklı değil. Yasal olarak sattığım her ürün meşrudur, ama aynı zamanda helaldir. Rahat ve müsterih ol" OLMALIDIR.

  • Bir doktorun MERHABASI: Hastasına, "Ben Hipokrat yemini etmiş bir hekim olarak, elimden geldiğince muayeneni yapıp teşhisimi koymaya çalışacağım. Zengin-fakir, ünlü-ünsüz, rütbeli-rütbesiz, vatandaş-siyasetçi ayrımı yapmadan. Ayrıca 'bıçak parası' bende olmaz. Zaruret olmadığı müddetçe ameliyat da yapmam. Rahat ve müsterih ol" OLMALIDIR.

  • Bir hocanın MERHABASI: Dini tebliğ ettiği insana (Müslümana), "Sana Allah’ın Kitabı’ndan öğüt veriyor ve O’na davet ediyorum. Seni hikâyelerle, menkıbelerle, rivayetlerle, uydurulmuş haberlerle; nafileyi farza, hadisi ayete, 'gavs-seyyid-evliya-kutub' gibi isimlerle anılanları Allah’ın Rasûlü’ne tercih etmeden, Allah’a ve sevgili Rasûlü’ne iftira atarak avutmayacağım. Rahat ol, benden emin olabilirsin" OLMALIDIR.

  • Bir hâkimin MERHABASI: Davalıya, "Seni kendi ailemden birini dinlediğim gibi dinleyerek, en yüksek kademedeki birine davrandığım gibi davranarak, vicdanımın sesine kulak vererek ve adil olmaktan zerre kadar ayrılmayarak hüküm vereceğime emin olabilirsin. Rahat ol" OLMALIDIR.

  • Bir müteahhidin MERHABASI: Ev almak isteyene, "Sana satacağım bu konutun zemin etüdü yapılmış, kolon ve kirişlerine projeye uygun demir yerleştirilmiş ve beton kullanılmıştır. Gereken denetimler yapılmış, imar ve iskânı alınmış; dere yatağından uzak, oturulmasında hiçbir sakınca olmayan bir konuttur. Emin olabilirsin, rahat ol" OLMALIDIR.

Örnekler çoğaltılabilir.

Yazımın muhtevasıyla yakından ilgili, hatta özeti mahiyetinde olan, Güney Afrika’nın efsanevi lideri Nelson Mandela’nın şu sözleri ne kadar da manidardır:
"Herhangi bir milletin yok edilmesi, atom bombası veya uzun menzilli füzelerin kullanılmasını gerektirmiyor artık. Sadece sınavlarda kopya çekilmesine izin vererek eğitimin kalitesini düşürmek yeterlidir."

  • Hastalar bu tür doktorların elinde ölür.

  • Binalar bu tür mühendislerin elinde çöker.

  • Para bu tür ekonomistlerin elinde kaybolur.

  • İnsanlık bu tür din adamlarının elinde dininden olur.

  • Adalet bu tür hâkimlerin elinde zayi olur.

Merhabamız gerçek merhaba, güven veren bir merhaba olsun. Olsun ki toplum rahat ve huzurlu olsun.
Kadir Gecemiz ve bayramımız mübarek olsun.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.