Sosyal Medya

Yazarlar

Hayatıma Sahip Çıkabiliyor muyum?

Ne büyüklerimizin ne de akıl erdirmeye başladığımızda bizlerin farkında olamadığı, çok boyutlu bir gürültünün içerisine doğduk. Etrafımızda yükselen her görüntü, her ses, hemen her an içerisinde korkular olan, kötülükler olan, sevinçler olan, hazlar olan bir şeyler tarif etti. Yüksek katlı binalarıyla milyon nüfuslu şehirler oldu bir kısmı, uzun köprüler, uzayda uydular, şöhretli yazarlar, sanatçılar, gazeteciler, büyük ustalar, sahnelerde boy gösteren her renkten hocalar, uzmanlar...

Ne önüne baktım ne ardına, korkulası olanlardan korktum, sevinilesi olanlara sevindim. İzlenmesi gerekenleri izledim, dinlenmesi gerekenleri dinledim. Boş iş mi boş söz mü demeden ne koyuldu ise önüme düşünmeden, akletmeden sevinebileceğim zanlar biriktirdim, hesabını bizzat benim vereceğim ömrümü imar mı ettim, ifsad mı ettim muhasebe yapamayacak kadar mücrim olduğumun ayırdına varmamak için asıl olana gözlerimi kapatarak, kulaklarımı tıkayarak, elimden geleni ardıma koymadım. Acı olanı da bunun ne anlamını aradım ne de ayırdına varabildim...

Ne okunulacak dendi ise okudum ne izlenecek dendi ise izledim ne dinlenecek dendi ise dinledim ne yapılacak dendi ise hesabını verebilir miyim veremez miyim hiç düşünmeden yaptım. Okuduklarımı, dinlediklerimi hayatta karşılığının ne olup olmadığını bilemeden anlatarak, paylaşarak aldım verili sahnedeki yerimi. Sistemin tarif ettikleriyle sisteme karşı araştırmalar yaptım, raporlar hazırladım, planlamalar yapıp tabelalar astım.  Nelere sevinip nelere üzülmem gerektiğine dahi müdahale edebilecek ne aklım ne de takatim kalmadı günün sonunda...

Ne zaman; bu değil, bir yanlışlık var dedimse daha orijinal, daha yeni, daha gelişmiş olduğu iddiası ile önüme koyulanlar karşısında yine tutunamadım. Her değiştiğimi, geliştiğimi zannettiğimde en baştaki asıl ile aramda mesafe o kadar açıldı ki arada bir; "bu gidiş nereye?" itirazları cılız ve aciz bir ses olarak kaldı bir yerlerde...

Ve ben okunmalı, dinlenmeli, izlenmeli diye önüme koyulanlardan en popüler olanları kendime, ulaşabildiklerime aktarmak ve paylaşmaktan akletme melekelerimi kaybettiğimi, düşünme damarlarımın kuruduğunu fark etmeye vakit bulamadım...
Bu çerçevede mesel ve sorular...

Neleri ve kimleri okumalıyım, neleri ve kimleri okumamalıyım?

Neleri ve kimleri izlemeliyim, neleri kimleri izlememeliyim?

Neleri ve kimleri dinlemeliyim, neleri ve kimleri dinlememeliyim?

Ve ben bizzat hesabını vereceğim hayatıma sahip çıkabiliyor muyum?

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM