Sosyal Medya

Makale

Üç Kere İzin İstemek

Bağlam, okuma farklarını ortaya çıkarıp gidermelidir. Bilindiği gibi anlama ve beraberinde gelen tefsir/tevil çabaları beşeri yorumlama faaliyetleridir. Böyle olunca bu çabayı gösteren kişilerin indî tercihleri bazen fazlalık bazen de eksiklik olarak metne yansır. Bundan kaçınmak neredeyse imkânsızdır. Zaten meal bilindiği gibi orijinal metnin en yakın karşılığıdır. Yani hiçbir zaman metin ile meal veya eser ile yorum birbirinin tıpkısı/aynısı ya da tam karşılığı olmaz. Ve kutsal bir metni te’vil ederken yorumcuyu asıl rahatlatan taraf da burasıdır. Çünkü hata yapma ihtimali her zaman kendisinde saklı kalır. (1)

Nur suresinin 58. ayeti bu hususta iyi bir örnek oluşturur. Ayet, kendi içinde günün üç vaktinden bahseder. Fakat ayete bazı meallerde şu anlam verilir: “Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan köle cariye veya hizmetçilerinizle, içinizden ergenlik çağına erişmemiş olanlar, (odanıza girebilmek için) sizden üç defa izin istesinler. Sabah namazından önce, öğle sıcağının bastırdığı vakit elbisenizi çıkarıp koyduğunuzda ve bir de, yatsı namazından sonra…) Bunlar, sizin çıplak bulunabileceğiniz üç vakittir. Bunun dışındaki vakitlerde, sizin yanınıza girip çıkmalarında gerek size gerekse onlara bir günah yoktur. Allah ayetleri size işte böyle açıklar. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.” (2)

Anne-babanın odasına girerken izin istenmesi hakkında Kurtubî, bu ayetten hareketle bir ilim adamının “Kur’an-ı Kerîm’de kölelerle, çocuklar hakkında varit olan bu buyrukla yüce Allah, üç defa izin istemeyi kastetmiştir ki bu da Rasulullah (sav)’ın herkes hakkında varit olan umumî sünnetidir.” dediğinden bahseder. Ardından İbn Abdi’1-Berr’in “Bu ilim adamının bu kabilden söylediklerinin her ne kadar açıklanabilir bir tarafı varsa da kendisinin istidlal ettiği şekilde bu ayetin tefsirinde ilim adamlarının yaptıkları açıklamalar arasında bilinen böyle bir görüş yoktur. İlim adamlarının çoğunluğunun ‘üç defa’ buyruğu hakkında söylediklerinden kasıt, üç vakitte izin alsınlar şeklinde olduğudur.” dediğini nakleder. Kurtubî’nin daha sonra yaptığı açıklamalar da bu yöndedir. (3)

Ayette “Sabah namazından önce, öğle sıcağının bastırdığı vakit elbisenizi çıkarıp koyduğunuzda ve bir de, yatsı namazından sonra” şeklinde üç vakit sayılması, meselenin üç vakitle ilgili olduğunu yeterince belirtir. Ayrıca “Bunlar dışındaki vakitlerde, sizin yanınıza girip çıkmalarında gerek size gerekse onlara bir günah yoktur.” açıklaması da bunu teyit eder. Zira konu yine bu üç vakittir. Nihayet konu anne-babanın üstlerinin açık bulunması ihtimaline göre edep dairesinde ilerler. Dolayısıyla anlam izin istemenin sayısı üzerinden değil, izin alınması gereken vakitler üzerinden açıklık kazanır.

Bir yere girmek için izin istemenin ve bunu üç kere tekrarlamanın eğer izin verilmezse ya da kimse yoksa daha fazla ısrar etmeden geri dönmenin müslümanlara ait bir âdet ve edep olduğundan kuşku yoktur. (4) Ancak ayette söz konusu edilen şey, üç defa izin istemek değildir. (5) Üç defa izin istemek müslümanca bir tavır olarak ayetin tefsirinde söz konusu edilebilir. Fakat mealde verilemez. Burada yapılan şey, hadiste geçen mevzunun konu olarak ayete yansıtılmasından/giydirilmesinden ibarettir. Doğru anlam üç vakti dikkate almalı, böylece anne-baba-çocuk ilişkisinde önemli olan bir edebi vurgulamalıdır.

Dipnotlar:

1. Böylece kişi, kendisini veya yorumlarını hakikatin merkezine alarak başkalarına hayat hakkı tanımama ve eleştirilmekten kaçınma gibi taassuplardan uzaklaşır.
2. Nur suresi, 58. ayet. (Talat Koçyiğit Meali); Bazı mealler benzer şekilde üç vakit ile üç defa izin istemeyi bir arada vermişlerdir. Şöyle ki: “Ey müminler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, mahrem (kapanmamış) hâlde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah ayetleri size böyle açıklar. Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Diyânet Vakfı Meali); “Ey iman etmiş olanlar! Mülk-i yemininiz olan kimseler ve sizden olup da henüz buluğ çağına ermemiş bulunanlar, üç defa izin istesinler. Sabah namazından önce ve öğle vaktinde esvabın çıkarmış olduğunuz sırada ve yatsı namazından sonra. (Bunlar) Sizin için üç avrettir. Bu vakitlerden sonra üzerinize bazınızın bazısı üzerine dolaşır olmalarından dolayı ne sizin üzerinize ve ne de onların üzerlerine bir günah yoktur. İşte Allah ayetlerini size böyle açıkça beyan ediyor ve Allah âlimdir, hakîmdir.”(Ö. N. Bilmen Meali)
3. Kurtubî açıklamalarına şöyle devam eder: “Bu görüşlerinin doğruluğuna da bu ayet-i kerîmede yüce Allah’ın bu üç vak¬ti zikrederek: ‘Sabah namazından önce, öğle vaktinde elbisesiz olabilece¬ğiniz vakit ve yatsı namazından sonra’ buyruğu delil teşkil eder… Bu üç vakitlerde in¬sanlar açılır ve elbisesiz bulunurlar.” (Kurtubî, El-Câmi’u Li-Ahkâmi’l-Kur’an, c. 12, s. 468.)
4. Kur’an’da bu konuda yer verilen bir ayette şöyle denilmektedir: “Siz ey imana erişenler! Kendi evlerinizden başka evlere sakinlerinden izin almadan, onlara selam vermeden girmeyin. Eğer (karşılıklı haklarınızı) dikkate alacak olursanız bu (öğüt) sizin kendi iyiliğiniz içindir. Öyleyse, (evde) kimseyi bulamadığınız takdirde, size izin verilinceye kadar içeri girmeyin ve size ‘dönün’ denirse dönün. Bu sizin (töhmet altına girmemeniz) için en uygun davranış tarzıdır; çünkü Allah edip eylediğiniz her şeyi bilir.” (Nur suresi, 27, 28. ayetler.); İzin istemek ve verilmediğinde geri dönmek tavsiyesi hadislerde üç defa izin istemekle desteklenir. Bilindiği gibi kapıyı üç defa çalmak İslam’ın tavsiye edilen adetlerinden biridir. Bu hususta Peygamberimiz (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “İzin istemek üç defadır. İzin verilişe girersin, verilmezse geri dönersin.” Ömer (ra), halife iken bir gün Ebu Musa el-Eşari (ra) onu ziyarete gelir. Kapıyı üç defa çalar, cevap alamayınca geri döner. Ömer (ra) onu sesinden tanımış ama meşgul olduğu için cevap verememiştir. İşi bitince onu içeri almalarını söyler ama gittiğini öğrenir. Daha sonra ona haber gönderip neden beklemediğini sorar. Ebu Musa el-Eşari (ra) ise sünnete göre davrandığını ifade edip Peygamberimiz (sav)’in şu sözünü hatırlatır: “Bir yere girmek için üç defa izin istenir, izin verilmezse dönüp gidilir.” (Buhari, Buyû, 9, İsti’zan, 13; Müslim, Âdab, 7.)
5. Anne-babaların odasına girerken söz konusu üç vakitte izin istemek hakkında tefsirlerde pek çok bilgiye yer verilmiştir. (Râzî, Mefâtihu’l-Gayb, c. 17, s. 140-146; İbn Kesîr, Tefsîru’l Kur’ani’l-Âzîm, c. 6, s. 88-90.)

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.