Sosyal Medya

Makale

Leylekler Göçe Hazırlanıyor

      Küçük kızım, leyleklerin beraberce büyük bir intizam içinde gökyüzündeki raksını gösterinceye kadar uzun zamandır kafamı yeden kaldırmadığımı anladım. Yönlendirilen  sanallıkların  içine kısılıp kalmamın en açık göstergelerinden biri de buydu. Hüzünlendim.

      Evet leylekler göçe hazırlanıyorlardı. Düzgün daireler etrafında dönerken toplaşıyorlar sanki bir daha bazılarımızı görememe ihtimaline karşı zihinlerine bize ait tüm detayları nakşediyorlardı. Gidiyorlardı. Zamanı gelmişti. Olup biteni ardında bırakarak gitmek zorundaydılar. Emir büyük yerden gelmişti. Göçmek onların kaderi olarak yazılmıştı. Onlar Allah’ın emirlerine uygun davranmanın dışında bir yol aramıyorlardı. Göç yolu ve zamanı belliydi. Önderlik edenlerin ardında saf tutarak yola çıkmanın mevsimi gelmişti.

       Leyleklerin ataları yüzyıllardır bu coğrafyada söylenilen nice büyük sözlere şahit olmuşlardı. Sümerler, Lidyalılar, Frigyalılarlar, Hititler bu toprakların ilelebet kendilerine payidar kılındığını sanıyorlardı. Hayat biçimleri, kıyafetler, diller değişmişti ama iddialar hep aynıydı. İslam coğrafyasının üzerinden uçarlarken İngilizlerin çizdiği sınırlar da görünmez oluyordu. Mesele bu coğrafyanın tarihine geniş açıdan bakmaksa bunu bir de leyleklere sormalıydık. Belki de bazı uyarılarda bulunmak istiyorlardı ama çoğu kimse onların   ‘lak lak’ eden lisanı anlamak yerine sanal ortamlarda laklak etmeyi marifet sayıyordu.

      Evet kalıcı bir yurtları yoktu. Bir ağacın altında gölgelenmek kadar kısa olmasa da yurt tuttukları yerle bağlantıları mevsimlerle sınırlıydı. Bu alemde kalıcı olamamanın şahitleri olan leyleklerin gidişinin eksikliğini hissedemeyenlerin tevhid hakkındaki sözleri ne kadar etkili olabilirdi ki?  Sıkı sıkıya dünya hayatına yapışmış olanın göç eden leyleklerin lak lak seslerine değil de değişik medyatik laklaklara kulak kesilmesi kaçınılmaz olandı.

      Eskiden mevsimleri takvimle, saatle değil de gökyüzüne bakarak anlayanlar, leyleklerin gelmesinden heyecan duyarlar, onların yuva yapmasına yardım ederdi. Halbuki şimdilerde ensar olmanın şerefini dillendirenlere Suriyeli kardeşleriyle birlikte yaşamak zül geliyor. Bu acınası haldeyken leyleklerin bizi terk ediyor oluşu birilerin umurunda olabilir mi?

        İnsanın dışında tüm canlıların bir düzen içinde hayat sürdüklerini izlemeyi ve tefekkür etmeyi bırakanlar, bozguncu ve kan dökücü insanın çıkardığı fesatlarla ilgilenmekten Allah’a olan güvenlerini yitiriyorlar. Ama bu gerçeği kendilerine bile itiraf edemiyorlar. Her şeyi bir düzen içinde var edip insana emanet edenin doğru yolunu terk edip, gavurların can çekişen sistemlerini suni teneffüsle diriltmenin sahte mutluluğu uğrunda şölenler kuruyorlar.

        Her şeyin hakkımızda şahitlik edeceği o dehşeti günde bizi yukarıdan izleyen leyleklerin ne diyeceğini merak edenimiz var mı? Ne de olsa olağan halimize de olağan üstü halimize de aynı mevsimde şahitlik ettiler. Acaba gittikleri yerlerde hakkımızda ne söyleyecekler. Zira biz ne olduğumuzla ilgilenmeyip yabancı diyarlarda hakkımızda söylenenlere daha çok kulak kabartırız. Gittiklerini sezip lisanlarına vakıf olabilseydik, leyleklere hakkımızda ne söylemelerini tembihlerdik?

       Atalar nur içinde yatalar leyleklere o kutsal toprakların üzerinden geçtikleri için ‘Hacı’ derlerdi. Onun için gelişlerinde hacılar gibi karşılar hürmet gösterirlerdi. Halbuki hac mevsimine girdiğimiz şu günlerde, kura ile belirlenmiş, inanç turizminin bir parçası kılınan variyet sahiplerinin eski günahlardan kurtulma ameliyesine hac deniyor. Hacdan gelenlerin atalarını anmaktan daha yüksek bir sesle Allah’ı anmalarının döndüklerinde ülkemize etkisi sınırlı kalmakta. Herkes kaldığı yerden bu keşmekeşin içine bu kadar kolay  dahil olmasının  sebebi  ise elinden alınamaz hacı unvanın verdiği sahte huzur olmalı....

         Gelişinize şahit olamamanın pişmanlığı içindeyim. Hep beraber çıkardığınız lak lak adlı zikri duymayışımın nedeni sanal laklakların gürültü kirliğindendir. Selametle gidin. Gittiğiniz yerdeki iyi, merhametli, adil, sevgi dolu, kanaatkar, paylaşmayı seven, mazlumlar için mücadele etmeyi görev bilen insanlara bizden selam edin…

                                                                                                             Şevket Hüner/ 31.08.2016

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.