Sosyal Medya

Makale

Nemime yapmak vatandaşlık görevi midir?

Bir öğlen namazı öncesiydi…

Görevli imam hatip namaz öncesi hadis dersi yapıyordu…

Ravi Abdullah b. Abbas (r. a) aktarıyor , imam efendi seslendiriyordu…

Rasulullah (s.a.v.) iki kabrin yanından geçti ve şöyle buyurdu:

Bu kabirlerde yatanlar azap görmektedirler.

Ama büyük bir şeyden dolayı azap görmüyorlar”.

“Evet bunlardan birisi insanlar arasında(nemime yapardı) söz taşırdı.

Diğeri ise bevlinden (idrarını üzerine sıçratmaktan) sakınmazdı.”

İmam bu rivayetin “Muttefekun Aleyh” olduğunu söyleyerek hadisi bitirdi

Yani Buhari ve Müslim aynı hadis üzerinde ittifak etmişlerdi…

Önce  rivayetin ‘bevlinden (idrarını üzerine sıçratmaktan) sakınmazdı’ kısmından başladı

İstibranın (idrar temizliği usulünün) önemi üzerinde çokça örnek getirdi.

Ne de olsa iç çamaşırını temiz tutma konusu ilmihalde uzunca ve tafsilatlı yer alıyordu.

Üstelik Tuvalet sonrası ve abdest öncesi istibraya dikkat etmeyenlere kabirde azap vardı.

Bu uyarı, ön saftaki çoğu prostat olan ihtiyarın canını sıktığı yüzlerinden belli oluyordu.

Çünkü bir ayakları çukurdaydı üstelik mağduriyetlerini söyleyemiyorlardı.

Kaçınılmaz son olarak ateş dolu bir çukura itilmeye yakın olmak tarifsiz bir acıydı.

Uzak görülen kıyamete göre hemen ölünce girilecek kabirde azap edilmek sahici bir korkuydu

17 dakika süren İstibra tarifi bitiğinde koğuculuk(nemime) kısmına pek sıra gelmedi.

Ezan okunurken insanların sözlerini başkasına taşımanın kötülüğünden kısaca söz etti.

Ama söz taşımanın kabir azabıyla ilgisini kurma gereğini duymadı.

Yani akıllarda kabir azabından sakınmak sadece istibraya dikkat etmek olarak kalakaldı.

Yani iç çamaşırının temiz tutulması kabrin ateş çukuru olmasını önleyen en önemli unsurdu.

Ama dikkatlerden kaçan ikinci kabirde istibrasına dikkat eden mevtanın da azap gördüğüydü.

Yani birini başkasına iletmek için dinleyenin iç çamaşırının temizliği, azaptan kurtarmamış.

Namaz çıkışında imam efendiye nemimenin çirkinliğinden niçin bahsetmediğini sordum

Onun bilinen bir mevzu olduğunu halbuki istibranın pek de bilinmediğinden söz etti.

Yani iç çamaşırını temiz tutmaktan, kalbin ,amelin ve ahlakın temizliğine sıra gelemiyordu.

Ama bu rivayete inanlar istibraya dikkat etmemenin yanında koğuculuk da yapamazlar.

Kimsenin sözünü onun izni olmadan başkalarına iletemez,

Kim için olursa olsun laf taşıyamaz,

Herkesin herkesten çekindiği ispiyoncu bir toplumun bir parçası olamazlar.

Yoksa kabirde azap görür.

Kabri ateş çukurlarından birine dönüşür.

Onu dayanılmaz acılar bekler

Kısa zaman önce kendilerinden olmayanı ispiyonlayanlar geleceklerini kaybettiler.

Hatta önem verdikleri ve yolunda ispiyonlanma faaliyeti yapa geldikleri de yardım edemedi.

Şimdi ise ispiyonladıklarından dolayı kaybedenleri ispiyonlamak tavsiye ediliyor.

Bu kısa vadede bir kazanç gibi görülebilir.

Ama ispiyonlayarak bir makama gelinmenin önü açılırsa sizi de ispiyonlayabilirler!

Üstelik bu faaliyetinizden dolayı sizi devletin bile koruyamayacağı kabirde ne yapacaksınız?

Yapılan faaliyet %1 ihtimalle nemime ise ateş çukuruna yuvarlanmayı göze alabilir misiniz?

Peki bu rivayeti sahih görmeyenler ispiyon toplumunun bir parçası olabilirler mi?

Kusur peşinde koşan, durmadan laf getirip götüren kimseye boyun eğme!."(Kalem/11)

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');