Sosyal Medya

Yazarlar

Emperyalizm ile âşık atmak ama nereye kadar?

Üslubumuza uygun olmayan bir deyim ile söze başladık. Bu, denklerin oyun mantığını açıklar. Ya da denklik ile birlikte oyunda yer alanların dürüstlüğü de akla gelir. Bir anlamda bir hilebaz ya da bir oyunbozan ile oynanan oyun akla gelir. Ahlâkî olmayan biriyle bir oyuna tutuşmak gibi. Ne yazık ki bugün bunları konuşmak ve düşünmek durumunda kalıyoruz. İstemeden de olsa bu sevimsizliği yorumlamak gibi bir talihsizlik yaşıyoruz.

Emperyalizm öteden beri oyunu kendine göre kurallarını ve koşullarını belirliyor.

“Arap-Amerikan emperyalizminin baharı”nın faturası bize çok ağır oldu. Altından kalkılamayacak kadar. Kendimizi Amerikan emperyalizmi ile aynı kefede görmek sadece bir rüya âleminin görüntüsüydü. Bu, eskiden de böyle idi, şimdi de öyle yarın da öyle olacak. Çıkar dengeleri elimizde olmayınca, ya da yolumuzu tayinde kendimiz söz sahibi olamıyorsak boş yere söyleniliyor. Güven ve sadakat samimi ve hakiki dostlar için geçerli.

Geçmiş çok uzakta değil. I. Irak işgalinden beri gördüklerimiz ve yaşadıklarımız hep aynı kurgu üzerine. Ve bu kurgulu oyuna bile bile katılıyoruz. Bölgemize, yani Müslümanlara “özgürlük”, “adalet” ve “demokrasi” getirileceği iddialarının hemen hiçbir karşılığı yok. Özgürlük yerine köleleştirilen topluluklar görüyoruz. İşgal edilen ülkelerde ne kadar demokrasi ve özgürlük var? En somut olanlarına bakalım. Afganistan, Pakistan, Irak, Mısır, Libya ve tabii Suriye. Çok parçalı ve artık federasyonlardan küçük minik devletçiklere doğru hızla bir evrilme var. İsrail dışişleri bir açıklamada bulundu: “Suriye’de bir tek devlet yerine federasyonlardan” söz etti. Onlar bunun sözünü ettiyse el-hak uygulamaya girer. Çünkü yekpare bir Suriye asla onların işine gelmez. Bu açıklamaların ardında Kuzey bölge federasyonu anında gündeme geldi.

Abede tepki vermişmiş!.. Gülünür buna. Onlar değil mi, müttefikleri Türkiye’ye devre dışı bırakan. PYD’yi karasal gücü olarak kabul eden.

Güneydoğu’da olayların eş zamanlı patlaması bir rastlantı mı?

Tabiî üzüldüğümüz şu. Yıllardır yazıp söylüyoruz, anlatıyoruz. Emperyalizm ile iş tutmak asla hayırlı bir sonuç doğurmaz. Bölgemize başlatılan her saldırının ardından mutlaka bir “Haçlı seferi” gündeme oturdu. Bu, I. Irak işgalinde gündeme getirildi, II. İşgalde keza gündeme oturdu. Libya işgali sırasında Fransa dış işleri bunu telaffuz etti.

Merhum Özal I. Irak işgalinde bir koyup beş alma gibi bir iddia ileri sürmüştü. Sonuçlar ortada. Sonraki gelişmeler bundan farklı olmadı, olmayacak da.

Müslümanların safdil olması üzücü. Suriye işgali öncesinde uçuşan ham hayallerin sonucu da ortada.Muhafazakârların iddialarını anımsamada yarar var. Güya biz emperyal güçleri ile aynı yerde ve eşit haklarla bulunuyorduk. Dünyanın üçüncü sınıf ülkeleri ile birlikte olamayacaktık. Şu orta Doğu’nun pis Araplarıyla, Doğunun ve Afrika’nın sıradan, küçük ülkeleriyle  asla bir arada olamazdık. Dengimiz Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa vs idi. İsrail’in artık işi bitmiş hiçbir değeri kalmamıştı. Amerika bile artık onları terk etmişti. Bizim sözümüz geçecekti vs. Evet, bunları bilerek anımsatıyoruz. Çünkü şunun şurasından ne kadar zaman geçti ki.

Türkiye Suriye bataklığına sürüklendiğinden beri benzer göndermeler havada, ekranlarda, gazetelerde, sosyal medyada uçuştu. Şimdi neredeler, ne yapıyorlar? Bunların muhasebesini yapıyorlar mı? Birileri oturup bunların bir dökümünü yapsa bu milletin nasıl yanıltıldığı anlaşılacak.

Bunları yaşamaya devam mı edeceğiz? Yaşananlardan hiç mi ders almayacağız. Tarih hep aynı şekilde mi yaşanacak. Neden aleyhimize akan bu tarihin yönünü değiştirmiyoruz. Biz, biz olamıyoruz.

Oyun kurucu biz olmadıkça oynanan her oyunda yenik düşen biz oluruz.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM