Sosyal Medya

Makale

Anlam Yitimi

Şeyler bazen anlamını yitirir.

Çok şey olmuştur ama bardağı taşıran son damlada olmakta olanın farkına varırız. Daha doğrusu o kendisini aşikâr eder. Bardak taşmıştır. Bu fark ediş ya da şeyin kendisini aşikâr edişi ile birlikte şeyler anlamını yitirir. Dolmakta olan bardağın taşabileceğini, olmakta olanın fitnelere gebe olacağını anlayamamanın acizliği değildir bu anlam yitiminin nedeni.

Anlam yitimi; çok şeyler olduğunda bu çok şeylerin aktığı yatağın bir istiap haddinin olabileceğini bilmekle beraber, taşkın yapacak son damlayı bile isteye, göz göre göre beklemek daha kötüsü bu son damlanın düşmesini istemek gibi politik bir angajmana kitlesel olarak teslim olunmanın getirmiş olduğu garabete yenik düşmektir.

Suruç’ta canlı bomba marifetiyle bir katliam gerçekleştirildi.

İslam Dünyasında artık kanıksanmış, gündelik olarak yaşanan katliamlardan…

Türkiye böylesi bir olayı defalarca yaşadı. Suruç katliamının bardağı taşıran son damla oluşu, sonucu itibariyle ölü ve yaralı sayısının yüksek oluşu değil. Bir kişinin ölümü ile bin kişinin ölümü aynı acıyı bırakır yüreklere.

Bardağı taşıran son damla; Suruç katliamının hemen akabinde ortaya çıkan politik tutumlar. Katliamın nasıl ve niçin gerçekleştiğini anlamak, aydınlatmak güvenlik birimlerinin ve kriminal uzmanlığın marifeti ile işleyecek bir süreç. Fakat Türkiye’deki politik ayrışımın tarafları ve taraftarları olayın daha ilk dakikasında kendilerince hükmü verdiler, kendilerince failleri aşikâr eylediler.

HDP DEAŞ’ı işaret etti. HDP DEAŞ’ı işaret ederken DEAŞ’ı uluslararası bir tehdit unsuru olarak değil de, Akparti Hükümetinin DEAŞ ile olan bağ ve bağlantı iddialarını öne alarak iç politikaya matuf söylemlerde bulundu. Hükümet ile DEAŞ’ı adeta eşitleyerek önemli bir algı operasyonu yaptı. Mensuplarına ve diğer muhalif unsurlara kendilerini korumak için gerekli önlemleri almaları yönündeki çağrısı, bu eşitlemenin ve politik ayrışmanın zirvesidir.

HDP’nin böylesi bir politik manevra yapması kendi hedefleri bağlamında doğaldır. Doğal olmayan; Türkiye’deki politik ayrışmanın böylesi yüksek ve elle tutulur bir hale dönüştürülmesidir. İstisnasız bütün politik aktörlerin elbirliği ile meydana getirmiş oldukları politik ayrışma kitleleri tarafsız kalamayacak bir biçimde politikaya angaje etmiştir. 7 Haziran seçiminin sonuçları, politik angajmanın nasıl bir gerilim doğurduğunu ete ve kemiğe büründürmüştür. Suruç’taki katliam 7 Haziran seçim sonuçlarından bağımsız değildir ve bu katliama gösterilen tepkiler 7 Haziran seçim sonuçları ile birlikte okunmalıdır.

Akparti’nin tarafgirlik üzerinden seslendirmiş olduğu politik dili toplumsalı birkaç defa bölmüştür. Türkiye’nin Batıcı-Doğucu/İlerici-Muhafazakâr geleneksel bölünmüşlüğü, Akparti’nin politik söylemi ile birlikte kendi içinde birkaç parçaya daha bölmüştür. Akparti ve kendisini Akparti taraftarı sayanlar, Suruç’taki katliamının failini PKK/HDP olarak ilan ettiler. 7 Haziran seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde Akparti’den HDP’ye kayan oyların nelere mal olduğunu açıklamaya matuf bu politik bakış açısı sorunludur ve ayrışmayı daha da keskinleştirecek argümanlarla yüklüdür.

CHP’nin her şeyde olduğu gibi bu olayda da herhangi saydam bir politikası olmadığından CHP’yi atlamakta bir beis yoktur. MHP’nin bölgeye bakış açısı bellidir; şiddet dilinin devletin bütün imkânları ile bölgeye tekrar dönmesidir. Toros arabalarının kapılarına vura vura Kürt kafasını koparmak isteyen zihniyet, HDP’nin sorumsuz ve maksatlı politik söylemleri ile bilenen ayrışmış bir toplumsalda tehlikeli bir hıncın birikmesini dört gözle beklemektedir.

Şeyler bazen anlamını yitirir. Anlam yitimi; ayrışmaların, çatışmaların, düşmanlıkların aktüelin hafızasız ve gaddar sinesinde büyümesine neden olur. Geçmiş ve gelecek anın anlamsızlığında yakılıp kavrulur. Miras olarak kalacak olan ise; kardeş kavgasına yakılmış ağıtlar olacaktır.  

Türkiye’de siyaset anlamını yitirmiştir.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.