Sosyal Medya

Makale

Zamanın kameri idam edildi

Bangladeş'te, Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamerüzzaman (Zamanın kameri: ay'ı), birkaç gün önce idam edildi. Gerekçe: ülkenin 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında savaş suçu işlediği iddiası...
Cemaat-i İslamî Partisi, yargılama ve idamların iktidarın siyasi hesaplarından kaynaklandığını savunuyor. Yapılan açıklamada, lider kadrosuna yönelik mahkeme kararlarının siyasi olduğuna dikkat çekiliyor.

İdamdan önce, Kamerüzzaman'ın oğlu Hasan İkbal basına yaptığı açıklamada, Bangladeş Cumhurbaşkanı Abdülhamid'den özür dilemesi karşılığında idam cezasının affedileceği mesajını iletmişti. Ancak babasının bu çağrıyı reddettiğini belirterek Kamerüzzaman'ın kendisine söylediği şu sözlerini kamuya duyurmuştu: “Yalnız Allah'tan af dilerim. Başbakan Hasina bana can verecek değildir. Onun gibi münafık zihniyetli birinden af dilemem. Hayalim Bangladeş'te İslam'ın hâkimiyetidir. Ben belki göremem ama genç nesil, hayalimi gerçekleştirecek inşallah. Sizler üzülmeyin, ağlamayın, inşallah cennette görüşeceğiz...”
Vakar ve şeref sahibi bir müminin son sözleri...

İstese, sureta bağış da dileyebilirdi. Caizdi. Ama o, münafık olarak değerlendirdiği birinden böyle bir af dilemeyi zül saydı.
Bu idamın haksız, yersiz, münasebetsiz olduğunu herkes biliyor. Bu konulardaki sicili iyi olmayan Birleşmiş Milletler erkânı bile...
Biz, işin hukukî yanına ilgi duyuyoruz. Şehidin idamına gerekçe kabul edilen olay 1971 yılında vaki olmuş. Yani tam 44 yıl önce... Maznuna (aslında mazlum demeliydik) isnat edilen fiil kişiye karşı değil, fakat kamuya karşı işlenmiş. Dolayısıyla kişiden af dilemesini istemeden kamu makamları olayı affedebilirdi.

Af süreci işletilmedi. Dolayısıyla infazın bir mahkeme kararını yerine getirmeden daha çok intikam saikıyla ika edildiğini düşünebiliriz. Yerine göre intikamın da caizdir. Ancak burada, bu somut olayda doğrudan intikam hedefinin öngörüldüğü belli olmaktadır. İntikamda, rakibine savunma hakkı ve fırsatı tanınır. Pusu kurarak intikam aldığını söyleyen, aslında oyunu kuralına göre oynamıyor demektir. Bu somut olayda da rakip kıskıvrak bağlanmış durumda bulunuyor. Böylesi intikam değil, zulümdür, haksızlıktır.

Daha üst bir ilkeye başvuralım, aslında siyasal suçtan ve siyasal gerekçeyle idam cezası tecviz edilmemelidir. Siyasal düzlemdeki görüş ayrılıkları son tahlilde kişinin belli bir görüşü benimsemesi olarak değerlendirilmelidir. İdam gibi dönüşü olmayan ceza ancak BÜYÜK SUÇ sayılan fiillere karşı uygulanmalıdır.

İdam ancak taammüden işlenen cinayetlerde haklı sayılabilir. İdam cezasına maruz bırakılan kişi, idam anına kadar her an ölüm tehdidine tabi tutuluyor. Siyasal suçlarda veya diğer suçlarda bu cezanın karşılığını bulmak kolay değil...
Kamerüzzaman'ın idamı bağlamında, şimdi, burada, bir tek şey söylenebilir. Akif merhumun dilinden: “Bir hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor!”

yenisafak.com

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');