Sosyal Medya

Makale

“Kardan Adam” bir Put mu yoksa Umut mu?

“Yaklaşan kış şartlarına karşı önlemler arttırıldı.”, “Yurt genelinde beklenen kar yağışı hayatı felce uğratacak.”, “ Taşıtlarınıza kar lastiği taktırsanız bile yola çıkmayın, toplu taşıma araçlarını tercih edin.” “Sıkı giyinin, domuz gribine karşı aşı oldunuz mu?”...

Medyanın reyting arzusu ve devletin hazırlıksız yakalanma korkusu ile atılan bu ortak manşetler âdeta yaklaşan ama önlenemez bir afete karşı alarm niteliğinde sunuldu. Depremi hissedince panikleyip kendisini balkondan atanlar bu sefer de, pencereden dışarı bakmak yerine endişeli gözlerle televizyonda “afet koruma merkezinin” kameralarından servis edilen kar yağışı görüntülerini izleyip kalıcı konutlarına sinip kaldılar.

Bu arada kar yağışı nedeniyle heyecan uyandırıp neşeyle karşılanan tek haber, valinin emriyle okulların tatil edilmesiydi. Böylece sokaklarımız, üzerine titrediğimiz neslimize emanetti. Salı günü lapa lapa yağmaya başlayan kar, önce yolları ve çatıları örttü. Sonra bizi birbirimizden ayıran peyzaj şaheseri bahçeleri, site duvarlarını, güvenlik kulübelerini, kamera sistemleri kar altında kaldı. Son model arabamızı karlar kaplayınca öteki arabalarla aynı görüntüye bürünüp ömrümüzü yoluna heba ettiğimiz farklılıklarımız görünmez oldu. Kardan dolayı sığındığımız kalıcı(!) konutlarımız ise mahsur kaldığımız F tipi hücrelere dönüştü…

Kar, köy yollarını da kapatınca Türkiye artık Türklerin değil karların oldu. Herkes evlerine çekilince sokakta yaşayan evsizlerin çaresizliği fark edildi. Onları koğuş kıvamına sokulan spor salonlarında tıkıştırdık. Kar nedeniyle aç kalan kuşların mağduriyeti ise mahallemin bütün sokak hayvanlarına sahip çıkan dul ve kimsesiz hatunlarınca karşılandı.

Medyada mezhep çatışmasında birbirlerini katledip ortalığı kan gölüne çeviren Müslümanların(!) görüntüleri gözden düştü. Zira çocukların sevinç çığlıklarıyla karışan kartopu görüntüleri içimizdeki çocuğu ortaya çıkarması açısından daha huzur vericiydi.

Kartopu sonrası ilk akla gelen “Kardan Adam” yapmaktı. Çamurdan yaratılan Âdemoğlunun ilk yaptığı eseri olan adam figürünü yapım malzemesinin kar oluşu her zaman ilgimi çekmiştir. Bilindiği gibi kardan adamın gözleri kömürden burnu havuçtandır. Kafasındaki bere ve boynundaki atkı ise onu yapan çocuğun merhametinin işaretiydi. Zira pencereden bakınca (malzemesi kardan bile olsa) onun dışarıda kalıp üşümesine razı olamamıştı. Elindeki çalı süpürgesine gelince bu alet bu bembeyaz adamı, hayata dair her türlü kirlenmişlikle mücadele eden temizliğin simgesi konumuna getirir.

Bugünlerde, yetimin hakkına göz diken, bizi etnik ve mezhepsel çatışmaların içine atmayı siyaset zanneden, insanları tüketici kılarak faizcilere mahkûm eden, kadınları fuhşa zorlayan, savaş çıkaran, bütün çağdaşlar, demokrasi havarileri, liberaller, muhafazakârlar, laikler, darbe çığırtkanları, kar nedeniyle ortadan kaybolunca ortalık bu bembeyaz adamlara kaldı. İnsana zulmetmekten uzak, bu kar gibi tertemiz adam figürleri, “çocuktan al haberi”  düsturu ile birleşince içimde geleceğe dair yeni ümitler yeşertti. Ben de “Keşke ülkem biraz daha karlar altında kalsa da belki bütün çekilen çilelerin tek adresinin, ümitle sarıldığımız sahte düzenler ve kirlenmiş rol modeller olduğunu fark edebilsek!” diye geçirdim içimden.

         Meteorolojinin verilerine göre hafta sonu itibariyle güneşli(!) günler kapıdaymış. Yani güneşi görünce, suların ortasında birkaç kömür parçası, bir havuç, ıslak bir bere ve atkıyı ardı sıra bırakarak göğe çekilecek kardan adamdan, her türlü kirlenmişlikle mücadele adına “çalı süpürgesi” yadigâr kalacak. Öte yandan kardan adamın ömrünün güneşi görene kadar olmasına karşı çocuklar, her kar yağışında onu büyük bir sevinçle tekrar tekrar yapacaklar.

Aslında daha temiz, daha adil bir dünyada yaşama ümidimizi muhafaza etmek için çalı süpürgeli kardan adam yaparak bize mesaj vermeye çalışan çocuklara biraz kulak vermemiz gerekmez mi? Üstelik onlar kartopu oynayarak kimseyi yok etmeden ve ötekileştirmeden, kardeşçe yapılan bir mücadelenin hayatı daha yaşanır kıldığını gösterip duruyorlar. Bizlerse çocukların bu uyarılarına kafa yormak yerine onlara anlamını bilemedikleri adlar ezberletip, ulusal bayramlarda(!)valinin, başbakanın koltuğuna oturtup zihinlerini kirletip geleceğe dair umutlarımızı karartıyoruz…

Evlerimize çekildiğimiz bu günlerde, rekabetlerle elde edilen eşitsizliklerin üzerini karlarla örtüp bizlere tefekkür etme imkânı veren Allah’a hamd olsun. Tertemiz fıtratlı çocukların kartopu oynamasıyla ve kardan adam yapmasıyla biz sorunlara boğulmuşlara temiz ve kardeşçe yaşamanın yollarını gösteren Allah’a hamd olsun.

Ya Rabbi! Karlar altında kalmış sahte düzenlerden ve kirlenmiş rol modellerden sana sığınırım. Bizleri, insanların adaletle ve kardeşçe paylaşarak sadece sana kulluk etmek için karlar altından çıkıp baharları müjdeleyen kardelenler kıl. Bizleri karlar altında insanları doyurmak için bekleşen ekinlere benzet. Bizleri kısacık hayatında tertemiz bir duruş sergileyip ardında bütün kirlenmişliklerle mücadeleyi bırakan kardan adamdan ibret almayı nasip et. Bizlere ötekileştirmeden kardeşleriyle kartopu yumuşaklığında mücadele etme ahlakına eriştir. Âmin…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.