Sosyal Medya

Makale

Annemin elleri

Ellerin de ruhu olurmuş, düşünmemişim hiç. Ta ki Annemin sol eli, sol ayağı, dudak uçlarının tam gülerken kıvrım yaptığı sol uçları ... Birdenbire duruncaya kadar. 

Düşünmemişim, bir insan için hareket, kalp atışlarıyla yazılmış şiirlerin şahıymış. Parmağını oynatan, ellerini uzatan, açıp kapayan, tutup kaldıran, dua eden, el sallayan insanları gördüğümde ağlayasım geliyor. Bu ne fevkalade bir sanat ve nimet, habersiziz ne yazık... Annemin elleri, aniden durunca farkettim bunu...

Vaktiniz varken, annenizin ellerinden öpün. Kaderinizin yazılı olduğu o güzel ve yorgun avuç içlerini, her yazgı çizgisinden, tek tek öpün... Çünkü bugün yavaşlayıp yorgun düşse durgunlaşsa da o ellerin içinde büyüdünüz, sizi sabırlı ırmaklar gibi hayat denizine taşıyan o ellerin içinden taştınız.

İşte şu bebeklik fotoğrafınızda, peluş halı sarılı bir koltuğa kurulmuşsunuz, güya artık tek başınıza oturabilmektesinizdir, oysa arkanıza çömelip gizlenerek, düşmeyesiniz diye sizi sırtınızdan sıkı sıkı tutan eller, Annenizindir...

Onu size gülümseyerek hadi gel diyen açık kollarıyla hatırlıyorsunuz hep... Geç yürüdüğünüz için Telli Baba’ya adak adamıştır, mübareğin haşmetli türbesinden alıp da sakladığı duvak teli, dile kolay tam 45 yıldır lavanta kokan sandığında durur Annenizin. Gelin sandığı... Yetmiş üç yaşında olduğu halde parmağındaki yüzüğü ilk kez hastanede çıkartmıştır. Hayır. Çıkartmamıştır. Doktorlar söyleyince siz çıkarttınız...

Annemin elleri, Annenizin elleri... İşte alfabeyi öğretiyor şu fotoğrafınızda, buradaysa resim defterinize rengarenk patates baskısıyla yaptığınız çiçekli, kayıklı, yıldızlı günlerinizden kalma bir başka fotoğrafta yine o maharetli eller. Bu eller, Annenizin elleri, sizin ilk öğretmeniniz. İğneye iplik geçirmeyi de ilk o öğretmişti size, bunu da geç öğrenmiştiniz, size hiç kızmadan sabırla öğretirdi onun güzel elleri size her şeyi...

İşte şu fotoğrafta bir papatyanın taç yapraklarını gösteriyor size, bir diğerinde birlikte isim şehir oynuyorsunuz, öteki fotoğrafta dünya atlasından kıtaları çalışıyorsunuz, “burası Ümit Burnu’dur” diyor size, anlattığı yer Afrika... Türkiye haritasını ezbere çizmeyi de onun elleri öğretti size. “Ülkemizdeki petrol rafinerilerini sayınız’’ sorusunda her zaman takılırdınız, o zaman size ipucu verebilmek için işaret parmağıyla havaya kocaman bir B harfi çizerdi, “Batman” demekti bu aranızdaki parolaya göre... Hiç görmese bile bir şehri sevmeyi, merak etmeyi, hayal kurmayı öğretendi size...

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.